12. Hukuk Dairesi 2023/6960 E. , 2023/5741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23.05.2023 tarih 2023/3936 E. - 2023/3629 K. Sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikte
**12. Hukuk Dairesi 2023/6960 E. , 2023/5741 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23.05.2023 tarih 2023/3936 E. - 2023/3629 K. Sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de; Çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun İİK’nın 168/4. maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede İcra Mahkemesine başvurarak sair itirazları ile birlikte imzaya itiraz ettiği, mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın reddine karar verildiği, iş bu kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce mahkeme kararının onandığı ve bu karara karşı borçlu tarafından bu kez karar düzeltme yoluna başvurulduğu görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarih ve 2017/2692 E. - 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere; imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Diğer taraftan 6100 sayılı HMK’nın 282. maddesine göre hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Mahkeme bilirkişi raporunun tatmin edici bir nitelik taşımadığı kanaatine ulaşacak olursa, yani raporda bazı belirsizlikler ya da çelişkiler bulunduğu kanısına varırsa taraflardan birinin herhangi bir talebi bulunmasa bile bu belirsizliklerin ya da çelişkilerin giderilmesi için kendiliğinden yeni sorular düzenlemek suretiyle aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına yahut raporu tanzim eden bilirkişinin sözlü ESAS NO : 2023/6960 açıklamalarda bulunmak üzere bir gün tayin ederek duruşmaya davet edilmesine ya da gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar bir inceleme yaptırılmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK md. 282, Bilirkişilik Yönetmeliği md. 56). Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığın incelenmesinde; muteriz borçlu şirketin, çekin düzenlenme tarihi itibariyle, yönetim kurulu üyeleri olan ...,...,... ’tan herhangi ikisinin imzası ile temsil edildiği, takip konusu çeke ilişkin olarak İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1246 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan 10.5.2019 tarihli Adli Tıp kurumu raporunda, çekte bulunan keşideci şirket kaşesi üzerinde yer alan ve solda bulunan imzanın kuvvetle muhtemel ... ’a ait olmadığı, bu imzanın ...,...,...’ın eli ürünü olup olmadığının da tespit edilemediği, sağda bulunan imzanın ise kuvvetle muhtemel ...’a ait olmadığı, bu imzanın ...,...,...’ın eli ürünü olup olmadığının da tespit edilemediğinin mütalaa edildiği, İcra mahkemesince alınan 12.4.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise çekteki imzaların sırasıyla ... ...ile ...’a ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemesince Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile İcra mahkemesince adli belge inceleme uzmanından alınan raporlar arasında çelişki oluştuğu anlaşılmakla birlikte, İcra mahkemesince hükme esas alınan 12.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun, fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmediği gibi bu rapora borçlu tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiği de görülmekle, hüküm kurmaya elverişli olmadığının kabulü ile mahkemece bilirkişi raporlarındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir heyetten, kuşkudan uzak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre imzaya itiraz hususunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış olup, Dairemizce kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken maddi hataya müsteniden onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 23.5.2023 tarih ve 2023/3936 E. - 2023/3629 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366 ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...