2. Ceza Dairesi 2023/18748 E. , 2025/1493 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2023/190 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği tem…
**2. Ceza Dairesi 2023/18748 E. , 2025/1493 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2023/190 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükümlü hakkında İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.1995 tarihi ve 1995/47 Esas, 1995/1489 Karar sayılı ilâmıyla hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, hükümlünün temyiz istemi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.05.1996 tarihli ve 1996/4806 Esas, 1996/4627 Karar sayılı ilâmıyla hükmün onanmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra yapılan uyarlama yargılaması neticesinde İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/53 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın hükümlü lehine olduğunun kabulüyle hükümlü hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan hükme ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşıldığından, hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğundan bahisle dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesini talep eden Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; sanığın arkadaşları Eyüp Duman ve Cemal Sürgeç ile birlikte olay günü gece vakti şikâyetçinin iş yerinin kapısını murç ile zorlayarak açıp, iş yerindeki kasayı da yine ellerindeki aletlerle kırmak suretiyle açtıktan sonra, kasada bulunan 700 ABD doları, 300 Alman Markı ve 5.500,00 TL para ile 1 adet tam altın ve 4 adet yarım altını çaldıkları olayda eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun'un 151/1, 116/4, 119/1-c. maddelerindeki mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, suç tarihi itibariyle mala zarar vermek suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da değerlendirilerek, mala zarar vermek suçundan 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp sonucuna göre, uzlaşmanın sağlanması halinde 765 sayılı TCK'nın sırasıyla 493/1, 522, 59/1. maddeleri ve 5237 sayılı TCK'nın sırasıyla 142/1-b, 143/1, 116/2-4, 119/1-c maddeleri uyarınca, uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise 765 sayılı TCK'nın sırasıyla 493/1, 522, 59/1. maddeleri ve 5237 sayılı TCK'nın sırasıyla 142/1-b, 143/1, 116/2-4, 151/1. maddeleri uyarınca uygulama yapılıp, her iki Kanun'a göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun hükümlerinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve yanlış karşılaştırma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.