Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6282 E. , 2024/6618 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6282 Karar No : 2024/6618 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahalles…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6282 E. , 2024/6618 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6282 Karar No : 2024/6618 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki taşınmaza ait kuranglez alanının 28/02/2013-31/12/2017 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacı adına tahakkuk ettirilen 611.418,14 TL tutarındaki ecrimisil borcu için düzenlenen 25/01/2017 tarihli ecrimisil ilmuhaberinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazın, davalı idarece düzenlenen 22/04/2005 tarihli tutanakta, yol fazlası belediye malı olduğunun belirtildiği, dosyaya eklenen tapunun ise ... parsele ilişkin olduğu ve dava konusu taşınmazla ilgisinin tespit edilemediği, bu haliyle davalı idare tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerde ecrimisile konu taşınmazın belediye adına tescilli olduğuna dair bir tapunun ya da belediye lehine bir terkinin bulunmadığı, dolayısıyla ecrimisile konu taşınmazın mülkiyet durumunun net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazda mülkiyet veya başkaca bir tasarruf hakkına sahip olduğunu ortaya koyamayan davalı idarece ecrimisil tahakkuk ettirilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen ve usulüne uygun tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesine itiraz edilmediği ve dava açılmadığı, kesinleştiği halde ödenmeyen ecrimisil alacağı için ödeme emri düzenlendiği, Mahkemenin ara kararına verilen cevap eklerinde tapu kaydının da bulunduğu, ancak söz konusu belge dikkate alınmaksızın değerlendirme yapıldığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptaller için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinde, dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15/1-b. maddesinde ise, dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, iptal davasına konu edilebilecek idari işlemin icrai (yürütülebilir) nitelikte olduğundan söz edilebilmesi için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi, aynı zamanda idari işlemin "kesin" ve "nihai" nitelikte olması gerekmektedir. İlgililer hakkında hukuksal bir etki göstermeyen danışma kararları, görüş belirten kararlar, uygulama ve hazırlık işlemleri, bildirici ve iç düzen işlemleri gibi işlemlerin ise icrai nitelikte olmadıkları ve idari davaya konu edilemeyecekleri açıktır. Dava dosyası ve UYAP üzerinden yapılan incelemelerde, davacı adına muhtelif tarih ve sayılı ecrimisil ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacıya geçmiş dönemlere ait ecrimisil borcunun 15 gün içinde ödenmesi aksi takdirde 6183 sayılı Kanun'a göre işlem yapılacağının tebellüğ ilmuhaberi ile bildirildiği, davacının 20/01/2017 tarihli başvurusuyla kendisinden talep edilen ecrimisil borcunun gerekçesinin, hangi döneme ait ve ne kadar olduğunun sorulması üzerine de dava konusu 611.418,14 TL tutarlı 25/01/2017 tarihli borç dökümünün tebliğ edildiği ve söz konusu ecrimisil ilmuhaberinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının ecrimisil borçlarını gösteren ve bilgilendirici mahiyette olan dava konusu işlemin, idari davaya konu edilebilecek, ilgilinin hukuki durumunda değişiklik meydana getiren, kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmadığı; dolayısıyla, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca esasının incelenmesine olanak bulunmadığı ve incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacı adına, 28/02/2013-31/12/2017 tarihleri arasındaki dönem için tahakkuk ettirilen 611.418,14 TL tutarındaki ecrimisil borcu için düzenlenen 25/01/2017 tarihli ecrimisil ilmuhaberinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu belirtilmiş; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptaller için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinde, dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15/1-b. maddesinde ise, dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. Dava dosyası ve UYAP üzerinden yapılan incelemelerde, davacı adına muhtelif tarih ve sayılı ecrimisil ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin düzenlendiği, davacıya geçmiş dönemlere ait ecrimisil borcunun 15 gün içinde ödenmesi aksi takdirde 6183 sayılı Kanun'a göre işlem yapılacağının tebellüğ ilmuhaberi ile bildirildiği, davacının 20/01/2017 tarihli başvurusuyla kendisinden talep edilen ecrimisil borcunun gerekçesinin, hangi döneme ait ve ne kadar olduğunun sorulması üzerine de dava konusu 611.418,14 TL tutarlı 25/01/2017 tarihli ecrimisil ilmuhaberinin tebliğ edildiği ve söz konusu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacıdan geçmiş dönemlere ilişkin ecrimisil borçlarının istenmesi aksi halde 6183 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağının tebliğ edilmesi nedeniyle, dava konusu işlem, davacının güncel hak ve hukuki menfaatlerini etkileyen kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olduğundan, uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesinde hukuka ayrılık bulunmamaktıdır. Açıklanan nedenlerle, işin esası hakkında temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşü ile temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması yönündeki Dairemiz kararına katılmıyorum.