6. Hukuk Dairesi 2021/6374 E. , 2022/5576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm davacı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekilince duruşmasız, davalı ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil ... ile davacılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olm
**6. Hukuk Dairesi 2021/6374 E. , 2022/5576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm davacı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekilince duruşmasız, davalı ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil ... ile davacılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı ...’nun yüklenici, diğer davalıların arsa sahibi olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını ancak yüklenicinin inşaatı tamamlayamaması üzerine davacı ile yaptığı protokol neticesinde inşaatı davacının tamamlandığını, ayrıca yine davacı ile davalı yüklenici arasında yapılan alım-satım sözleşmesi gereğince 1 no.lu bağımsız bölümün davacıya verilmesi gerektiğini, davalı arsa sahiplerinin yükleniciyi vekaletten azletmeleri nedeni ile bu devrin yapılamadığını ileri sürerek, 1 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini ve 300.000 DM. harcamanın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Bilahare tapu iptali ve tescil istemini taşınmaz bedelinin tahsiline çevirmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davacı ile müevkkileri arasında hiçbir akdi ilişki olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı tarafından sunulan alım-satım sözleşmesi üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, inşaatın tamamının davacı tarafından yapılmadığını, taraflar arasında ortaklık ilişkisi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarih, 2016/2960 Esas, 2019/255 Karar sayılı ilamıyla, HMK’nın 297/1-c maddesine aykırı şekilde, gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulduğu belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı yüklenici ... tarafından ilk olarak davacıya satılmış olan 1 no.lu bağımsız bölümün 3. kişiye devir tarihi itibariyle değerinin 55.000,00 TL olduğu, davacı tarafından inşaat için yapılan harcamalar toplamının ise 53.347,49 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereği 2.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı taşınmaz bedelinin ve yapının inşaasında adi ortaklık kapsamında gerçekleştirilen imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1-13.10.1998 tarihli ve alım-satım sözleşmesi başlıklı belge incelendiğinde; davalılar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri gereğince davalı yüklenici ...’e bırakılmış olan 1 no.lu bağımsız bölümün, davacı ile aralarında tanzim edilen inşaat yapımına ilişkin adi ortaklık sözleşmesi kapsamından çıkarılarak, davacıya satıldığı anlaşılmıştır. Bu satış yüklenicinin temliki niteliği taşımakta olup, bahsi geçen bağımsız bölümün, 3. kişiye devir tarihi itibariyle tespit edilen rayiç değerinin, yalnızca davalı yüklenici ...’den tahsili ile davacıya verilmesi gerekirken, tespit edilen bedelden davalı arsa sahiplerinin de sorumlu tutulması doğru olmamıştır. 2-Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarında mevcut tespitlere göre, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu arsa üzerindeki imalatın %35‘ini davalı yüklenici ...’in, %65‘ini de davacının gerçekleştirdiği ve davalı yüklenici ile tanzim edilen adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle davacıya 2 bağımsız bölüm (8 ve 9 no.lu) verildiği sabittir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafından gerçekleştirilen %65 imalatın, arsa sahiplerine teslim tarihi itibariyle, serbest piyasa rayiçlerine göre değeri hesaplanıp, davacı ...’ye verilmiş olan 2 bağımsız bölümün aynı tarih itibariyle tespit edilecek rayiç bedelinin bu tutardan düşülmesinden sonra kalan miktarın, adi ortaklık sözleşmesi gereğince %50‘şer paylaşılacağı dikkate alınarak, yarısının davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesi gerekirken, yalnızca davalı yüklenicinin kabulündeki masraf tutarı itibariyle hüküm kurulması ve bedelden davalı arsa sahiplerinin de sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan her iki bent kapsamında gerekli araştırma ve inceleme yapılıp, dava değeri de dikkate alınarak, hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacı ... mirasçılarına verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ... mirasçıları ile davalılar ... ve ...'a iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.