T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 05/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/03/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİ…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 05/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/03/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ :Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLLERİ :Av..... Av..... Av..... Av..... DAVALILAR : 3- ........ 4- ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 05/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 05/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 12.07.2023 tarihinde davacıya ait ........ plakalı çekici ve ........ plakalı römorkun, davalıların malik, sürücü, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve kasko sigortacısı olduğu ........ plakalı çekici ve ........ plakalı römork ile yaptığı trafik kazasında davacı araçlarının ağır hasar gördüğü, tamamen kullanılamaz hale geldiği ve sürücü ........’nın yüzde yüz kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazaya ilişkin delil tespiti süreci tamamlandıktan sonra sigorta şirketlerine başvuru yapıldığı, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, arabuluculuk sürecinde de uzlaşma sağlanamadığı, bu sebeple dava açıldığı ifade edilmiştir. Davacı, araç rayiç bedeli (belirsiz alacak davası ile şimdilik 2.000 TL), araç mahrumiyet bedeli (1.000 TL), kurtarma masrafları (33.640 TL), nakliye masrafları (13.920 TL), delil tespiti harç ve avansları ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir. Ayrıca rayiç bedelin belirlenmesinde aracın kazadan kısa süre önce yapılan yüksek maliyetli bakım ve parça değişimlerinin dikkate alınması gerektiği, pert araçların sovtajlarının davacıya bırakılmasının talep edildiği, sigorta şirketlerinin teminat limiti oranında ödeme sorumluluğunun bulunduğu, işleten ve sürücünün ise zararın tamamından 12.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı ........ A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ve eklerinde zarara ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle davanın usul açısından eksik olduğu, delillerin ibraz edilmesinden sonra esas hakkında savunma yapılabileceği ifade edilmiştir. Esasa ilişkin olarak; davaya konu kazada müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalı sürücünün kusur oranı ve poliçe teminat limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kazada sigortalı sürücünün tek başına kusurlu olmadığı, bu nedenle öncelikle kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, araçtaki hasarın tespiti için yerinde bilirkişi incelemesi talep edilmiş, davacının talebinin fahiş olduğu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, KDV talebinin fatura ibraz edilmediği için reddedilmesi gerektiği, anlaşmalı tamirhane iskontosunun ve eşdeğer parça kullanımının dikkate alınması gerektiği, araç rayiç bedelinin kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiği, müvekkil şirketin temerrüde düşmediği ve dava açılmasına sebebiyet vermediği için faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek, davanın tümden reddi talep edilmiştir. Davalı ........ A.Ş vekilleri cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının 12.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak araçlarının pert olması nedeniyle araç bedeli, mahrumiyet, kurtarma ve nakliye masraflarının tazmini talebiyle açtığı davada, müvekkil ........A.Ş.'nin yalnızca poliçe limiti ve sigortalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kaza sonrası yapılan ekspertiz incelemesinde davacı araçlarının pert durumda olduğu ancak gerekli evrakların (renkli hasar fotoğrafları, vekaletname, kimlik vb.) ibraz edilmemesi nedeniyle ödeme yapılamadığı, bu nedenle müvekkilin temerrüde düşmediği, başvuru sahibinin talebinin fahiş olduğu ve gerçek zarar miktarını yansıtmadığı, sovtaj bedelinin rayiç bedelden düşülmesi gerektiği, sigorta şirketinin yalnızca ZMMS teminatını aşan kısım için İMM kapsamında sorumlu olabileceği, tespit masraflarının gereksiz ve makul olmayan gider niteliğinde olup müvekkile yükletilemeyeceği, davacı tarafın ticari faiz talebinin hukuka aykırı olduğu, zira haksız fiile dayalı taleplerde yalnızca yasal faize hükmedilebileceği, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Davalı ........ ve ........ vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 12.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının araçlarında meydana gelen zararlara ilişkin taleplerin, hukuki dayanağı bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafın dava öncesinde ilgili sigorta şirketlerine usulüne uygun başvuru yapıp yapmadığının tespiti gerektiği, müvekkil şirketin araçlarının ........ A.Ş. ve ........A.Ş. nezdindeki poliçelerle sigortalı olduğu, bu nedenle sorumluluğun öncelikle sigorta şirketlerine ait bulunduğu, kazada davalı sürücünün tam kusurlu sayılmasının hatalı olduğu, kazaya ilişkin tespitlerin yalnızca davacı beyanlarına dayandığı, objektif ve bilimsel dayanaklardan yoksun olduğu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ayrıca kazaya ilişkin tutanakların denetime elverişli olmadığı, dosyada fren izleri, hız, takip mesafesi gibi unsurların değerlendirilmediği, maddi vakıaların yeterince açıklığa kavuşturulmadığı, bu nedenle kusur oranı tespiti yapılmadan davalının tam kusurlu sayılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; "12.07.2023 tarihinde davacının maliki olduğu sürücüsü ........ olan ........ plakalı çekici ve buna bağlı ........ Plakalı römork ile davalı ........ Ltd. Şti.'ye ait davalı ........'nın kullandığı davalı ........ tarafından ZMMS poliçesi yapılan diğer davalı ........tarafından kasko sigortası yapılan ........ plakalı çekici ve buna bağlı ........ plakalı römork arasında gerçekleşen kaza nedeniyle; Davacının -2.000,00 TL araç rayiç bedeli, -1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli, -33.640,00 TL araç kurtarma masrafları, -13.920,00 TL araç nakliye masrafları olmak üzere toplam 50.560,00 TL tazminatı ticari faizle birlikte talep ettiği, talebin haklı olup olmadığı" hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı ........'nın ZMMS poliçesi ve diğer davalı ........'nın ise kasko sigortası kapsamında sorumlu olduğu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni anılan sigorta/kasko şirketlerinin aracın sürücüsü ........ ve işleteni ........ Şirketi'nin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş; Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile, Aracın pert total işlemi kapsamıda hasar kaynaklı maddi zarar talebi yönünden; 240.000,00 TL' nin davalılar ........ Ticaret İhracaat İthalat Ltd. Şti ve ........ yönünden kaza tarihi olan 12/07/2023 tarihinden itibaren, davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ........ A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 22.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Aracın pert total işlemi kapsamıda hasar kaynaklı maddi zarar talebi yönünden; 430.000,00 TL' nin davalılar ........ Ticaret İhracaat İthalat Ltd. Şti ve ........ yönünden kaza tarihi olan 12/07/2023 tarihinden itibaren ve davalı kasko şirketi olan ........A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davaya konu ........ plakalı çekici ve ........ Plakalı römorkun sovtajlarının davacıya bırakılmasına, Aracın kurtarma bedeli olan 33.640,00 TL ile en yakın servise çekilme bedeli olan 13.920,00 TL toplamı toplam 47.560,00TL' nin davalılar ........ Ticaret İhracaat İthalat Ltd. Şti ve ........ yönünden kaza tarihi olan 12/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 120.000,00 TL'nin davalılar ........ Ticaret İhracaat İthalat Ltd. Şti ve ........ yönünden kaza tarihi olan 12/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararda, davanın esası hakkında hüküm kurulmuşsa da, dava şartlarına ilişkin değerlendirme yapılırken başvuru şartı ve diğer usuli gereklilikler üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını, dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da; talep edilen kalemler nitelikleri itibarıyla belirlenebilir olduğundan, 6100 sayılı HMK m. 107 anlamında belirsiz alacak davası koşullarının da oluşmadığını, davacı tarafından belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın da bulunmadığını, dava dilekçesi HMK m. 119’da sayılan zorunlu unsurlar açısından eksiklikler taşımakta olup, özellikle talep sonucu kısmının açık ve net olarak belirtilmediğini, dosyada objektif ve bilimsel kusur incelemesi yapılmadan verilen kusur oranını kabul edilemez olup, mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, hem araç rayiç bedelinin hem sovtaj değerinin yeniden bilirkişi marifetiyle belirlenerek doğru bir şekilde rayiç bedelden mahsubunun gerektiğini, ........ A.Ş'nin bu kazadaki azami sorumluluğunun, poliçe kapsamında teminat altına alınan ........ plakalı çekiciye ilişkin 120.000 TL ile sınırlı olduğunu, kaza başına limiti olan 240.000 TL üzerinden sorumluluk verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise aynı kazaya ilişkin olarak daha önce yapılan 42.579,00 TL tazminat ödemesi dikkate alınmaksızın 240.000 TL lik hüküm kurulmuş olup, teminat limitinin aşılmaması ve mükerrer ödeme doğmaması adına bu ödemenin hüküm altına alınan tutardan tenzilinin gerektiğini, araç mahrumiyeti, kurtarma ve nakliye bedelleri ile diğer dolaylı zarar kalemleri, zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat kapsamı dışında olup, sigorta şirketinin yalnızca kazaya bağlı doğrudan ve gerçek zararlarla sorumlu olduğu, dolaylı ve harici nitelikteki bu taleplerin müvekkil sigorta şirketine yükletilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ........ aleyhine mahkemece hüküm altına alınan toplam tazminat miktarının diğer yargılama kalemleri açısından da dikkate alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar numaralı sayılı usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalılar ........ ve ........ Ltd. Şti vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkil şirket adına kayıtlı söz konusu araçlar ........ A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ve ........A.Ş nezdinde ise kasko poliçesi kapsamında teminat altına alındığını, müvekkilin her ne kadar tam kusurlu olduğu iddia edilse de tam kusurlu hallerin zaten sigorta poliçesi kapsamında kaldığını, müvekkillerin kazanın meydana gelmesinde kasti bir hareketinin bulunmadığını ve ağır bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca bilirkişi raporu ile mahkeme kararı arasında çelişkinin olduğunu, bilirkişi raporunda kabul etmemekle birlikte sadece aracın kazanç kaybından kaynaklı oluşan toplamda 25.000 TL bedelin sigorta şirketlerinin sorumluluğu olmadığı, tazminatın aracın maliki ve sürücüye ait olduğu belirtmiş diğer alacak kalemlerinden müvekkillerin sorumlu tutulmamasına rağmen mahkemece müvekkillerin müteselsil sorumlu tutmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiçbir somut delile dayanılmadan davacı tarafın beyanlarından yola çıkılarak kaza tespit tutanağının hazırlandığını, Karayolunda bulunan asfaltta kaza yerinen öncesinde herhangi bir fren izi araştırması yapılmadan müvekkilin tam kusurlu olduğu kanaatine varılması yerinde olmadığı gibi hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, dosyada yer alan tespit ve tutanakların bilimsel verilere uygun bir şekilde hazırlanmadığını ve denetime elverişli olmayan raporlar olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2025 tarih ... Esas ... sayılı kararın kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili sunduğu ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağının hükmedilen miktardan daha fazla olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından hatalı hüküm kurulduğunu, davalılar ........ ve ........'nın, malik ve sürücü olduğundan mahkemece hükmedilen tüm alacak kalemlerinden sorumlu olup bu sebeple vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketlerinin ise; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden, sorumlu olunan poliçe limitinin toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumlu olduğunu, tashih sonucunda verilen kararda davalılar ........ ve ........'nın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olduğunun gözetilmediğini, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluk miktarlarının hatalı belirtildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile istinaf incelemesine konu Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayı ve 25/03/2025 tarihli kararının ve 20/05/2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda 3,4,5,7 ve 8 numaralı hüküm fıkralarının tashihine, davanın mahkemece görülerek karar verilmesinin mümkün olmaması halinde ise istinaf başvurularının kabulü ile istinaf incelemesine konu söz konusu kararın kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda işlem yapılmak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazası nedeniyle hasar, araç kurtarma-çekme masrafı ve araç yoksunluğu nedeniyle mahrumiyete ilişkin maddi zarar istemine dairdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı ........ ile ........ Ltd., ........ tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir. - Davalı ........'nın usule ilişkin itirazlarında; Davanın niteliğine göre başlangıçta tazminat miktarı bilinebilir olmayıp bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden belirsiz alacak davası olarak açılmasında; kaza tarihine göre hüküm tarihinde dahi iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına; gerek yasal başvuru gerekse arabuluculuk başvurularının yapılmış olmasına göre usule dönük yersiz itirazlar reddedilmiştir. - İstinaf eden davalıların kusur ve sorumluluğa yönelik itirazında; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 85 maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı yasanın 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı) Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki de işleten olarak ve davalı sürücü de haksız fiil sorumlusu olarak mesul bulunmakta olup davalı sigortaların sorumluğunun bulunması ancak iç ilişkide etken olup müteselsil sorumluluğu etkilemeyeceğinden husumete yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. Ayrıca; Birbirini teyit eden nitelikteki kaza tespit tutanağındaki tespitler ve kusur belirlemesi ile Mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, tüm delillerin incelenerek değerlendirildiği kusur raporuna göre kazada davalı tarafın tamamen kusurlu olmasının tüm dosya kapsamındaki delillere, oluşa uygun olduğu; davalının araç sürücüsü ve maliki (işleteni) olması nedeniyle yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereğince ortaya çıkan zarardan müteselsilen sorumlu olduğu görüldüğünden, davalı tarafın buna yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. -İstinaf eden tarafların araç hasar itirazının incelenmesinde; Davalı taraf gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2.el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği , tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17.HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda aracın marka model, yılı ve kullanım şekline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağı ve değişen parçalar nedeniyle, hurda amortisman ve kıymet kazanma tenzili uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmiş ve aracın onarımının ekonomik olmadığı, sovtaj bedeli ve değişen parçalar nedeniyle kıymet kazanma tenzili, hurda ve amortisman uygulanması gerektiği, birbirini teyit eden delil tespit dosyasında ve Mahkemece alınan buna ilişkin hasar raporlarının oluşa ve dosya kapsamındaki delillere de uygun olması nedeniyle buna ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. (Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı) - Araç mahrumiyetine ilişkin itirazlarında; Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı) Eldeki dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından aracın objektif olarak hasara uğrayan aracın yerine ikamesinin temini için gereken süre ve günlük kiralama -zarar miktarı usule uygun belirlenmiş olmakla, buna yönelik davacı istinafının reddi gerekmiştir. -Davalı ........'nın davacı dışındaki ödemesinin teminattan düşülmesi gerektiği itirazında; Davaya konu kazaya ilişkin olduğu belirtilen açılan hasar dosyası ile 42.579-TL ödemenin dava dışı Karayolları Bölge Müdürlüğü'ne yapıldığı, bunun teminattan mahsup edilmediğine yönelik yargılama sırasında da itirazında bulunulmuş olmakla, dosya içinde buna yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, Mahkemece de bu itiraz üzerinde hiç durulmadan, karar yerinde de tartışılmadan karar verildiği görüldüğünden, söz konusu ödemeye ilişkin hasar dosyası sigortadan getirtilip gerçekliği araştırılarak varlığı halinde Kaza Tespit Tutanağında davaya karışan araçlar içinde davalı tarafa ait olduğu belirtilen ........ plakalı römorkun da bulunduğu da görüldüğünden, Mahkemece anılan römorkun da davalı ........'ya ait ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunuyor ise araç başı teminat limitinin 120.000, kaza başına teminat limitinin ise 240.000-TL olduğu gözetilerek hüküm gibi karar verilmesi, bulunmuyor ise 240.000-TL kaza başı teminat limitinden mahsup edilerek ........'nın sorumluluğu tayin edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olduğundan buna yönelik itirazının kabulü ile kararın bu sebeple kaldırılarak mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. Bunun dışında, davalı sigortalar ile diğer davalıların belirlenen sorumlulukları oranınca yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine de dikkat edilerek karar verilmelidir. Anlatılan sebep ve gerekçelerle, tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davacı ve davalı ........ A.Ş vekilinin istinaf talebinin kabulü ve diğer davalılar ........ ve ........ Ltd. Şti vekilinin istinaf talebinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-6 uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ve davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; diğer davalılar ........ ve ........ Ltd. Şti vekilinin istinafının REDDİNE; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine, 4-İstinaf eden taraflarca istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 7-Konya ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına davalılar tarafından sunulan; ........ numaralı, 830.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.