7. Hukuk Dairesi 2013/7591 E. , 2013/8902 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davalı Üniversite ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, iş akdinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğin
**7. Hukuk Dairesi 2013/7591 E. , 2013/8902 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davalı Üniversite ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, iş akdinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Üniversite vekili, davacı ile idare arasında hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davacının temizlik ihalesini alan yüklenici işçisi olduğunu, üniversitenin asıl işveren olmadığını, ihale makamı olduğunu iş sözleşmesinin yüklenici tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket vekilleri ise davanın ihbar edilmesi üzerine davacının davalı idarenin işçisi olduğunu, feshin haklı nedenle yapıldığını belirtmişler ise de davaya dahil edildiklerinde davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davalı Üniversite ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ve feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek davalı üniversite yönünden davanın kabulüne, diğer davalı şirketler yönünden ise davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Yasa'nın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar. Dosya içeriğine göre; davacının, davalı idare tarafından yapılan genel temizlik hizmet alımı adı altında yapılan ihaleler sonucunda değişik yükleniciler bünyesinde davalı idareye ait hastanede yaklaşık 6 yıla yakın çalıştığı, iş sözleşmesinin "... görevini istenilen şekilde yapmadığı, geç geldiği, zaman zaman görev yerinde olmadığı, amirlerine karşı saygısız, agresif davranışlarda bulunması, hakaret etmesi, bağırıp çağırması, bu davranışlarını çok sık tekrarlaması ve son olarak da geç geldiğinde şefinin "neden geç kaldın" sorusuna yüksek sesle bağırarak ve tehditkar şekilde cevap verdiği tutanak ve şahitlerin yazılı beyanları ile tespit edildiği, 02.04.2010 tarihinde yaşanan bu olayla ilgili savunmasında olayın doğruluğunu kabul etmiş bulunduğu, bu davranışları nedeniyle planlı bir şekilde yapılması gereken iş planını aksattığı ve hastane gibi sağlık açısından özellikli bir işyerinde işi tehlikeye sokmakta, iş arkadaşlarına kötü örnek olmakta ve hasta ve hasta yakınlarının şahit olduğu kargaşa ortamının şirketin itibarını zedelediği, şirket tarafından yapılan ihtarlara rağmen işini savsaklamaya, istenilen şekilde yapmamaya ve amirlerine karşı seviyesiz davranışlarına devam etmesi nedeniyle 4857 sayılı Yasa'nın 25/2. bendi uyarınca feshedildiği" şeklinde bildirimde bulunulmuştur. Feshe konu olan olaylara ilişkin olarak davacının şahsi dosyasında yer alan tutanaklar incelendiğinde; fesih bildiriminde belirtilmemekle birlikte 05.04.2010 tarihli tutanak ile davacının yapılan kontroller esnasında 08.45-09.30 saatleri arasında temizlik yapmadığı ve işlerin aksamasına sebep olduğu tespit edildiği belirtilmiş olup alınan savunmasında paspası yıkamaya gittiğini ve bazı kişilerle sohbet ettiğini sonra yerine geçtiğini beyan ettiği; fesih bildiriminde belirtilen davacının son eylemi ile ilgili olarak 02.04.2010 tarihli tutanak ile davacının sabah mesaisine geç gelip nedeni sorulduğunda şefine yüksek sesle bağırarak karşılık verdiği, alınan savunmasında da şefine bağırarak konuştuğunu ve kapıyı çarpıp çıktığını şefinin bekle dediği halde beklemeyeceğini söyleyip gittiğini beyan ettiği; 19.03.2010 tarihli tutanakta ise yapılan kontroller sırasında görev yerinde olmadığı ve mesai saatleri içinde kafede kahvaltı yaptığının tespit edildiği belirtilmiş olup alınan savunmasında sabah geldiğinde kahvaltı yapmadığını, o yüzden kahvaltı yaptığını ve bir daha olmayacağını beyan ettiği; 23.06.2008 tarihli tutanak ile de sabah yapılan kontrollerde yerinde olmadığının tespit edildiği, saat 08.00'e kadar hiç temizlik yapmadığı belirtilmiş olup davacının savunmasının alındığına dair belge sunulmadığı; 28.05.2008 tarihli tutanakta davacının verilen görevi yerine getirmek istemediği ve kendisinin işten çıkarılmasını talep ettiği belirtilmiş, 27.10.2008 tarihli tutanakta da davacının işyeri yönetmeliğine uymayarak hakaretlerde bulunup bağırmaya başladığını, 25.08.2008 tarihli tutanakta ise kontrol sırasında görev yerinde olmadığı ve izinsiz bankaya gittiğinin tespit edildiği belirtilmiş olup iş bu tutanaklar ile ilgili davacının savunması alındığına dair belge sunulmadığı; 01.10.2007 tarihli tutanak ile de davacının girilmesi yasak olan eski süt çocuğu kliniğinde uyurken yakalandığı ve kendisini uyaran hastane kontrol şefliğinde görevli kişiye yüksek sesle bağıra bağıra söyleyerek büyük bir kargaşaya sebebiyet verdiği belirtilmiş olup alınan savunmasında dinlenme saatinde şefinin kendisini dinlenirken gördüğünü ve bu yüzden tutanak tuttuğunu, şefinin kendisine küfürlü konuştuğunu bu yüzden şikayetçi olduğunu beyan ettiği; 31.12.2007 tarihli tutanak ile de kontrol sırasında saat 09.00 sularında görev yerinde bulunmadığı tespit edildiği ve nerede olduğu sorulduğunda paspasını yıkamaya gittiğini söylediğini, ardından 09.05-09.10 sularında yapılan kontrollerde yine davacının görev yerinde olmadığı, saat 10.00 sularında davacıya nerede olduğu sorulduğunda toplum içinde sorumlu şefine bağırdığı belirtilmiş olup savunması alındığında dair belge sunulmadığı; ayrıca benzer nedenlerle tutulan 2006 yılına ait 3 adet daha tutanak olup tutanakların davacıya tebliğ edildiği ancak savunması alındığına dair belge sunulmadığı da görülmüştür. Hal böyle olunca, davacının şahsi dosyasında yer alan 2006 yılından itibaren benzer davranışları olup bunların tutanak altına alındığı, son olarak 2010 yılı içerisinde 19 Mart-5 Nisan arası 3 ayrı tutanak tutulup savunmasının alındığı ve savunmasında tutanakların içeriğini kabul ettiği görülmekle, hizmet verilen işyerinin hastane olması, davacının temizlik görevlisi olarak üzerine düşen yükümlülükleri eksik ve kötü ifa ettiği görülmektedir. Her ne kadar 2010 yılı öncesi tutanaklara konu hususların fesih gerekçesi yapılması makul süre yönünden mümkün değil ise de davacının yaptığı iş ve üzerine atılı eylemlerin süreklilik arzeder hal aldığı dikkate alındığında iş sözleşmesinin işveren tarafından devamının çekilmez olduğu ve bu bu nedenle davacının davranışlarına dayalı nedenlerle yapılan işveren feshinin geçerli nedenlere dayandığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla işveren feshinin işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile kalan 03,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 41,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.