Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde açma kesme personeli olarak çalışan davacı asılın iş sözleşmesine 21.07.2016 tarihi itibarıyla geçerli bir sebep olmaksızın 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/I hükmü gerekçe gösterilerek son verildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat ve boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde açma kesme personeli olarak çalışan davacı asılın iş sözleşmesine 21.07.2016 tarihi itibarıyla geçerli bir sebep olmaksızın 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/I hükmü gerekçe gösterilerek son verildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat ve boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz edenin sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.