2. Hukuk Dairesi 2012/1367 E. , 2012/21048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadıköy 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :11.10.2011 2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manev
**2. Hukuk Dairesi 2012/1367 E. , 2012/21048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadıköy 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :11.10.2011 2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 12.09.2012 (Çar.) KARŞI OY YAZISI Yoksulluk nafakasına hak sahibi olabilmek için; boşanmada diğer taraftan daha fazla kusurlu olmamak yanında, boşanmayla yoksulluğa düşecek duruma düşmek de gereklidir (TMK.md.75). Kusur; yoksulluk nafakasına hükmetme bakımından bir koşul ise de; nafakanın miktarının takdirinde bir değer taşımaz. Miktarın tayininde; subjektif olarak tarafların sosyal ve ekonomik durumu; objektif olarak ise, nafaka talep edeni yoksulluğa düşmekten kurtaracağı varsayılan nafakanın ülke koşullarındaki satın alma gücü gözetilecektir. İştirak nafakasının miktarında ise, tarafların sosyal ve ekonomik durumu yanında çocuklarının gerçek ihtiyacı göz önüne alınacaktır. İştirak nafakasında, velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuklarıyla ilişkisi kesilmeyeceğinden; onun ödeyeceği nafaka dışında, çocukları için görüşme dönemlerinde veya bunun dışında çocuğun aniden ortaya çıkabilecek ihtiyaçları için yapabileceği harcamaların da göz önüne alınması gereklidir. Öyleyse, iştirak nafakası yükümlüsü eşin, ödeyeceği iştirak nafakası dışında fazladan yapması beklenen bu giderler de nafaka miktarının tayininde değerlendirilmelidir. Davalı koca babanın davacı eşe aylık 2.600 TL. ortak iki çocuğun her biri için aylık 1.200 TL. olmak üzere toplam 5.000 TL. nafakayla yükümlü tutulmasına karar verilmiştir. Davacının iki çocuğuyla birlikte durumuna uygun bir konutta oturabileceği kira gideri, çocukların devlet okulunda öğrenimlerine devam etmeleri nedeniyle çocukların normalin dışında özel gider gerektirir bir durumları bulunmadığı da göz önüne alındığında, hükmedilen yoksulluk nafakası ve iştirak nafakaları fazla olmuştur. Özellikle yoksulluk nafakasına yasal olarak süresiz olarak hükmedilmesi gerektiği gerçeği karşısında, yoksulluk nafakası yükümlüsü eşe bir sosyal güvenlik kurumu misyonu yüklemek hakkaniyete uyun olmayacaktır. Açıkladığım nedenlerle, değerli çocuğun manevi tazminat yönünden bozma düşüncesine katılmakla birlikte; hükmün ayrıca hükmedilen yoksulluk nafakası ve iştirak nafakalarının fazlalığı yönünden de bozulması gerektiğini düşünüyorum.