Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6114 E. , 2024/2455 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6114 Karar No : 2024/2455 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Da…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6114 E. , 2024/2455 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6114 Karar No : 2024/2455 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkette sigortalı bulunan dava dışı üçüncü şahsın İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Camiinde 10/01/2017 tarihinde meydana gelen tente çökmesi olayında yaralanması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek sigorta kapsamında ödenen toplam 250.770,24-TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile olayla ilgili olarak açılan adli ve idari soruşturmaların ve alınan raporların birlikte incelenmesinden; davacı şirkette sigortalı bulunan dava dışı ... isimli şahsın, 10/01/2017 tarihinde İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Camiine gittiği, caminin bahçesindeki tentenin üzerinde kar birikmesi nedeniyle çökmesi sonucunda yaralandığı, cenaze namazını kıldıran imamların çökme riskini bilmelerine ve uyarılmalarına rağmen cemaati tente altına çağırdıkları, cami imamlarının ise yoğun kar yağışı olacağının bilinmesine rağmen tentenin kapatılmasını sağlamayarak kar birikmesine sebep oldukları, cami avlusunda gerekli kontrolleri yapmamaları sonucu vatandaşların tente altına girmesini engellemedikleri, bu nedenle söz konusu olayda hizmet kusurunun bulunduğu; olayda, idare elemanlarının hatalı ve kusurlu davranışları sonucu ortaya çıkan hizmet kusurundan kaynaklanan zarar kapsamında, dava dışı ... isimli şahısla ilgili olarak karşılanan tedavi giderleri için toplam 250.770,24-TL maddi zarar yönünden ...'ün sigortalı olduğu 30/06/2016-30/06/2017 dönemden, olayın gerçekleştiği 10/01/2017 tarihine kadar 7.000,77-TL sigorta priminin ödendiği, sigortalı tarafından ödenen sigorta primleri düşüldükten sonra kalan gerçek zarar miktarının davacı açısından 243.769,47-TL olduğu ve ancak bu miktarın karşılanması gerektiği, bu nedenle, davanın kısmen kabulü ile 243.769,47-TL'nin davalı idarelere yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından; camide görev yapanların gelen vatandaşlara tentenin arızalı ve tentenin altında cenaze namazı kılınmasının aşırı kar yağışı nedeniyle riskli olduğunu, tentenin çökebileceğini bildirdiği, cami hoparlöründen anons yapıldığı, alana şerit çekildiği, buna rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı olan imamın daveti üzerine vatandaşların tentenin altına girdiği, çöken tentenin 2013 yılında Bakırköy Belediyesi’nce yaptırıldığı, olay günü aşırı kar yağışı nedeniyle arızanın giderilmesi için belediyeye başvurulduğu, ancak problemin giderilmesi için herhangi bir müdahalede bulunulmadığı; Başkanlığın cami ve mescitlerin açılmasına izin vermek ve cami görevlilerini atamak dışında cami ve mescit yapmak veya yaptırmak görevinin bulunmadığı; davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; tentenin bakım ve onarımı konusunda ve cami alanında herhangi bir müdahale yetkilerinin bulunmadığı, cenaze namazını kıldıran imamların belediye personeli olmadığı, ihale kapsamında hizmet alındığı; Savcılık dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, idareye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, aynı olay nedeniyle açılmış başka bir davada hasım konumundan çıkarıldıkları ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirkette sigortalı bulunan dava dışı ... isimli şahıs 10/01/2017 tarihinde İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Camiinde meydana gelen tente çökmesi olayı sonucunda yaralanmış, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davacı şirketin sigorta kapsamında ödediği tedavi giderlerinin karşılığı olan zararlarının tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, kabul edilen miktara yönelik olarak davalı idarelerce temyiz isteminde bulunulmuştur. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Camilerin ibadete açılması ve yönetimi" başlıklı 35. maddesinde; "Cami ve mescitler Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılır ve Başkanlıkça yönetilir. Hakiki ve hükmi şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetimi üç ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığına devredilir. Diyanet İşleri Başkanlığınca buralara imkanlar nispetinde kadro tahsis edilir. Kadro tahsis edilinceye kadar buralarda görev yapanların mesleki ehliyetleri ile ilgili esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinde mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla mabetlerin bakım ve onarımının belediyelerce yapılabileceği kural altına alınmış, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde de benzer hükme yer verilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde ise defin ile ilgili hizmetleri yürütmek büyükşehir belediyesinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. 17.06.2014 tarih ve 29033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 30. maddesinde; camilerin temizlik, bakım, onarım, çevre tanzimi ve benzeri iş ve işlemlerini yürütmek il ve ilçe müftülüklerinin; 40. maddesinde; cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak; görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek ise başimam-hatip, uzman imam-hatip ve imam-hatiplerin ortak görevleri arasında yer almıştır. 24.05.1985 tarih ve 18763 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Camilerin Bakım Onarım Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği'nin 10. maddesinde, cami, mescid ve müştemilatının kubbe ve çatıları ile minarelerinin bakım ve temizliği için, istendiğinde merdivenli araç vermek belediyelerce yürütülecek hizmetlerden biri olarak belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarenin tazmin sorumluluğu için gerekli bir unsur olan hizmet kusuru; kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ve işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, boşluk veya aksaklık olup, hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde tezahür edebilir. Bu nedenlerle oluşacak somut ve gerçek zararın idarece tazmin edilmesi gerekliliği ise İdare Hukukunun temel ilkelerindendir. İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Camiinde 10/01/2017 tarihinde meydana gelen tente çökmesi olayına ilişkin olarak yürütülen adli soruşturmada Savcılık tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 29.04.2017 tarihli raporda; “(...) cenaze namazının İstanbul Büyükşehir Belediyesi imamları M.K. ve M.Ç. tarafından kıldırıldığı, çökme riskini bilmelerine ve uyarılmalarına rağmen cemaati tente altına çağıran ve namazı kıldıran İstanbul Büyükşehir Belediyesi imamlarının meydana gelen kazada asli kusurlu oldukları, kazanın meydana geldiği Bakırköy ... Camiinin imam hatipleri F.Y. ve A.K.'nin yoğun kar yağışı olacağının bilmelerine rağmen tentenin kapatılmasını sağlamayarak kar birikmesine sebep oldukları, cami avlusunda gerekli kontrolleri yapmamaları sonucu vatandaşların tente altına girmesini engellemedikleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi imamları ile yeterli koordinasyonu sağlamayan Bakırköy ... Cami imam hatiplerinin meydana gelen kazada tali kusurlu oldukları; Bakırköy Belediyesi Trafik Zabıta ve Fen İşleri Ekiplerinin kaza meydana gelmeden olay yerine intikal ettiği, temizleme işlemi mevcut durumda mümkün olmadığından önlem olarak tentelerin etrafını güvenlik şeridi ile çevirip tentelerin altına girilmemesine yönelik gerekli anonsları yaptıkları anlaşıldığından meydana gelen kazada kusurlu olmadıkları (...)” sonucuna varılmış ve İdare Mahkemesi'nce de alıntılanan bu rapor hükme esas alınarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hizmet kusurundan kaynaklı tazmin sorumluluğunun bulunduğuna karar verilmiştir. Dairenin E:… sayılı esasına kayıtlı dosyasında ise aynı olayla ilgili olarak ... İdare Mahkemesi'nce E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiği görülmektedir. Bahse konu raporda; "(...) Dava konusu zararın oluşumuna neden olan kazada; davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevlilerinin, Ataköy 5. Kısım ... Camisi ve Bakırköy Belediyesi Zabıta görevlilerince yapılan tüm uyarılara ve güvenlik tedbirlerine rağmen ve göçme riski belirtilerinin de açık bir şekilde gözükmesine karşın, cenaze namazı için cemaati tentenin altına yönlendirmeleri ve İmamlar İçin Güvenli Çalışma Talimatında belirtilen 'çalışma bölgesinde gerekli iş sağlığı ve güvenlik önlemleri alınmadan', 'ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalındığında çalışmaya başlanılmayacağı' hükümlerine aykırı olarak görevlerini icra etmeleri nedeniyle, kazanın oluşumunda davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin %70 oranında kusurlu olduğu, Davalı Bakırköy Kaymakamlığı-İlçe Müftülüğüne bağlı olan Ataköy 5. Kısım ... Camisi görevlilerin, kaza saati öncesi süreçte, tentenin taşıyıcı sistem elemanlarında deformasyonları görmeleri, Bakırköy Belediyesi görevlilerini aramaları ve tente altına girişin tehlikeli olduğunu gösteren, uyarıcı nitelikte güvenlik şeridini çekmelerinin yanında, bu aldıkları önlemlerin caydırıcı ve engellemeye yönelik niteliği taşıyamaması, 07 Ocak 2017 tarihinde başlayan kar yağışının artarak devam etmesi ve 10 Ocak 2017 tarihinde yoğun olarak gerçeklemesi süreçlerinde, cami avlusundaki tenteyi kapatmayarak, tente sisteminin üzerini zamanında temizlemeyerek kar birikmesine sebep olmaları ve Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği '40/1-g) Cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak' hükmüne aykırı davranış gerçekleştirmeleri nedenlerinden dolayı davalı Bakırköy Kaymakamlığı-İlçe Müftülüğü’nün oluşan zararda %10 kusurlu olduğu, Ataköy 5. Kısım ... Caminde çöken tentenin; 14.12.2012 - 20.12.2012 tarihleri arasında dava dışı Bakırköy Belediyesince gerçekleştirilen ihale kapsamında yaptırılması, cami görevlilerince, bu tentenin arızalı olduğunun Bakırköy Belediyesi yetkililerine bildirilmesi ve teknik şartnameye göre garanti süresinin tente mekanizması, motor ve kumaş için 5 yıl olması, dava konusu kazanın meydana geldiği 10.01.2017 tarih itibariyle bu garanti süresi henüz dolmamasına rağmen, dava dışı Bakırköy Belediyesince, bu ihale kapsamında, gerekli bakım ve onarımın gerçekleştirilmesinin sağlanmaması, ayrıca 24.05.1985 tarih ve 18763 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Camilerin Bakım Onarım Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği kapsamında cami ve mescitlerin hudutları içinde bulunduğu belediye başkanlıklarınca yürütülecek hizmetler başlıklı 10/c maddesinde: 'Cami, mescid ve müştemilatının kubbe ve çatıları ile minarelerinin bakım ve temizliği için, istendiğinde merdivenli araç vermek' hükmüne yer verildiği, dolayısıyla dava dışı Bakırköy Belediyesinin bu açık yönetmelik hükmüne aykırı olacak şekilde ve zamanında yardım talebine rağmen, kaza konusu tentenin çökmesine esas kar yığının temizlenme işlemi için araç ile müdahale etmeyerek, dava konusu zararın ortaya çıkmasına sebep olması nedeniyle %20 kusurlu olduğu, Dava konusu zararın oluşumuna neden olan kazanın, Ataköy 5. Kısım ... cami avlusunda bulunan tentenin çökmesi sonucu meydana gelmesi nedeniyle davacının herhangi bir kusurunun olmadığı," şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuştur. Her iki dosyanın ve özetlenen bilirkişi raporlarının birlikte incelenmesinden; meydana gelen olayda, Bakırköy Belediyesi'nce gerçekleştirilen ihale sonucu yaptırılan cami tentesinin bakım, onarımı ve kar temizliğinin sağlanması konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı görevliler yanında kendisinden talepte bulunulan Bakırköy Belediyesi'nin de sorumluluğunun bulunduğu, diğer yandan, cami imamları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce görevlendirilen imamların da cenaze namazının kıldırılması sırasında güvenlik önlemleri almak hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu hareket ettikleri; dolayısıyla, ... İdare Mahkemesi'nce E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporunun sorumlu idarelerin belirlenmesi noktasında içerdiği değerlendirmelerin hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, olayın meydana gelmesindeki sorumluluk sebepleri gözetildiğinde, Mahkemece dava dışı Bakırköy Belediye Başkanlığı da hasım konumuna alınarak dosya tekemmülü sağlandıktan sonra yapılacak değerlendirmede dengeli ve hakkaniyete uygun olarak kusur oranlarının yeniden takdir edilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.