8. Hukuk Dairesi 2021/16888 E. , 2024/6873 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/5 E., 2019/4 K. HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında Mahkemece görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, karar verilmesine yer olmadığına karar veri…
**8. Hukuk Dairesi 2021/16888 E. , 2024/6873 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/5 E., 2019/4 K. HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında Mahkemece görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı Davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 5602 sayılı Tapulama Kanunu (5602 sayılı Kanun) uyarınca 1952 yılında yapılan kadastro sırasında Ankara ili Akyurt ilçesi Yeşiltepe Mahallesi çalışma alanında bulunan 1535 parsel sayılı 18.080,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz (uygulama kadastrosu sonucunda 3292 ada 1 parsel sayılı ve aynı yüzölçümlü) tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla taraflar ve köy tüzel kişiliği adlarına paylı olarak olarak tespit edilmiştir. Davacı ... ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; 1535 parsel satılı taşınmazın kadastro tespitine taşınmazın 06.11.1944 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ve kendilerinin zilyetliğinde taşınmaz üzerinde köy tüzel kişiliğinin her hangi bir hakkının bulunmadığını belirterek taşınmazın tapu kaydında malik olarak yazılı kişilerin adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında olduğu ve taşınmazın köy tüzel kişiliği ile ilgisinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne taşınmazın 06.11.1944 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydının malikleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 01.06.1973 tarihli ve 1973/3748 Esas, 1973/4654 Karar sayılı kararıyla; "mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek davacı tarafın dayandığı tapu kaydının yöntemine uygun bir şekilde uygulanarak, tapu kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı hususunun belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "taşınmazın ...1288 tarihli ve 9 sıra numaralı numaralı kaydın gitti kaydı olan 06.11.1944 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve tapu maliklerinin taşınmaz üzerinde hak sahibi olduğu ancak taşınmazın ... tarafından 22.05.1987 tarihli ve 94 sıralı kararı ile kamulaştırılmış olduğu" gerekçesiyle davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 06.11.1944 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı maliklerinin haklarını kamulaştırma bedeli üzerinden takip etmelerine karar verilmiş ve hükmün taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle 30.04.2001 tarihinde kesinleştiği hususu şerh edilmiştir. Bilahare, Akyurt Tapu Müdürlüğü'nün 15.02.2016 tarihli yazısı ile "mahkeme kararında tescil hükmü kurulmaması nedeniyle hükmün infazının yapılamadığını" belirterek taşınmaz hakkında tescil hükmünün kurulmasını talep etmesi üzerine Mahkemece yapılan yargılama sonunda "taşınmazın kamulaştırıldığı" gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, taşınmazın hüküm yerinde gösterilen paylarla ... ... ve müşterekleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 07.05.2018 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, taşınmazın davalı ... tarafından kamulaştırıldığı, bu nedenle taşınmaz üzerinde hak sahipleri lehine mülkiyetin tespiti ile taşınmazın kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin son kısmında yer alan "adına" kelimesinden sonra gelen "tapuya kayıt ve tesciline" kelimelerinin hüküm yerinden çıkartılarak, yerine "mülkiyetinde olduğunun tespitine, taşınmazın davalı ... adına tapu kayıt ve tesciline" kelimelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, İstek halinde peşin harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.