Ceza Genel Kurulu 2014/467 E. , 2016/420 K. "" Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı TCK’nun 109/1, 109/3-f, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluğuna ilişkin, Gülnar Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.07.2010 gün ve 59-119 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ce…
**Ceza Genel Kurulu 2014/467 E. , 2016/420 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı TCK’nun 109/1, 109/3-f, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluğuna ilişkin, Gülnar Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.07.2010 gün ve 59-119 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 20.03.2014 gün ve 6295-3668 sayı ile; “Mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçtığı, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmadığı ve soruşturmanın mağdurenin velisi olan müştekiler Mustafa ve Ayşe Geniş'in ihbarı üzerine başladığı cihetle eylemin soruşturması ve kovuşturması şikâyete tâbi olan TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu; ancak mağdurenin velisi olan müştekilerin 03.06.2010 ve 15.07.2010 tarihli duruşmalarda sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmedilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.05.2014 gün ve 317267 sayı ile; “...Yüksek Yargıtay 14. Ceza Dairesi bozma ilamında mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanıkla gönüllü olarak birlikte kaçtığı, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmadığı ve soruşturmanın velisinin ihbarı üzerine başladığı gerekçesiyle sanığın eyleminin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğunu kabul etmekte ise de, suç tarihi itibarıyla mağdure 14 yaşı içerisinde olup henüz bitirmemiştir. Bu nedenle sanığın eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Diğer taraftan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu TCK'nun 234/3. maddesinde düzenlenmekte olup, bu suçun mağduru velayet hakkına sahip anne ve babadır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede ise bu suça ilişkin bir anlatım sözkonusu olmadığından açılmış bir davanın bulunduğunun kabulüne de imkan yoktur" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 29.05.2014 gün ve 5345-7234 sayı ile, itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI