1. Ceza Dairesi 2022/9468 E. , 2023/5693 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2021/26 K. SUÇLAR :Yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemele…
**1. Ceza Dairesi 2022/9468 E. , 2023/5693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2021/26 K. SUÇLAR :Yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya duruşmalı olarak incelendi. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Katılan ...'ye karşı nitelikli yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (a-e) bentleri, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık hakkında katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, nitelikli tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. B. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2018/1733 Esas, 2020/1125 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usuli yönden bozulmasına karar verilmiştir. C. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/52 Esas, 2021/26 Karar sayılı kararı ile; 1. Katılan ...'ye karşı nitelikli yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (a-e) bentleri, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık hakkında katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, nitelikli tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sanığın tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarının sübuta erdiğinden bahisle cezalandırılması gerektiğine, üst sınırdan ceza tayini gerektiğine ilişkindir. B. Katılan ... vekilinin temyiz istemi gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanabilirliğinin bulunmadığına, sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık müdafinin temyiz istemi, sübuta, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve takdiri indirime ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... ile katılan ...'nin 2004 yılından beri evli oldukları ve bu evliliklerinden müşterek iki çocuklarının bulunduğu, sanık ... ile katılan ...'nin evlilikleri süresince birbirleri ile geçinemedikleri ve devamlı tartıştıkları, bu tartışmalar nedeniyle katılan ...'nin çok kez babasının evine gittiği, her seferinde sanığın ve akrabalarının iknası sonucunda evine geri geldiği, olay tarihinden bir gün önce sanıkla katılan ...'nin akşam saatlerinde tartıştıkları, ertesi sabahta sanık ... ile katılan ...'nin arasındaki tartışmanın devam ettiği, öğleden sonra sanık ...'ın katılan ...'ye yönelik "annemlerin sözünü niçin dinlemiyorsun onların sözünden çıkmayacaksın yoksa seni gebertirim yakarım" şeklinde tehditte bulunduğu, ardından sanığın içerisinde benzin bulunan pet şişeyi alarak katılanın üzerine boşalttığı ve çakmakla üzerindeki eteği tutuşturduğu, katılanın eteğinin alev aldığı, sonrasında da vücudunun yanmaya başladığı, sanığın bu sırada eyleminden vazgeçerek katılanın üzerine odada bulunan battaniyeyi atarak söndürmeye çalıştığı, battaniye ile müdahale sonrasında sanığın katılanı banyoya götürdüğü ve üzerine su döktüğü, sanık ... katılanın müşterek çocuklarının okuldan eve gelmesi üzerine sanığın banyo kapısını kapattığı ve çocukları evden çıkararak kardeşinin evine götürdüğü, katılanın da sanığın ve çocukların evden ayrıldıklarını görmesi üzerine babasının evine doğru kaçtığı ve babası tarafından hastaneye götürüldüğü anlaşılmıştır. 2. ... Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Bilirkişi Kurulunun 18.11.2015 tarihli raporunda; katılanın yaralanmasının vüocutta %35 oranında 2. Ve 3. Derece yanıklara (2. Derece %20 veya 3. Derece % 10'dan fazla) yol açtığından kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif netelikte olmadığı, vücutta kemik kırığı tanımlanmamış ve saptanmamış olduğu, kişiyi önceden tanıyanların onu tanımasında duraksamaya yol açacak şekilde yüzün doğal görünümünü bozmuş ağır ve yaygın yanığa bağlı skar dokuları kalmış bulunduğundan yüzün sürekli değişikliği niteliğinde olduğu, aynı Kurumun 23.05.2016 tarihli raporunda ise katılanın yaralanması ile ilgili olarak konuşması açık, anlaşılır olduğundan konuşmasında sürekli zorluğa neden olmadığı, sol el kas güçleri ve eklem hareket açıklıkları tama yakın olduğu saptandığından organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı bildirilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden Dosya kapsamındaki deliller ile sanığın fiili icrası sırasında neticeyi önlemeye yönelik çabası ve davranışları bir bütün halinde değerlendirildiğinde gönüllü vazgeçme konusunda Mahkemenin yapmış olduğu uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. B. Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin sanığın tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarının sübuta erdiğinden bahisle cezalandırılması gerektiğine, gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanmaması gerektiğine; katılan ... vekilinin sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine, sanık müdafinin vasfa, sübuta, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve takdiri indirime yönelen temyiz itirazları yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında alınan tanık beyanları doğrultusunda suç vasfı tespitinin isabetli olduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/52 Esas, 2021/26 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilleri ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi. 26.09.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ... ...'un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii, Avukat ...'ın yokluğunda 28.09.2023 tarihinde usulen açık olarak anlatıldı.