7. Hukuk Dairesi 2012/1257 E. , 2012/2071 K. "İçtihat Metni" Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı dernek tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın esasına girilerek ret kararı verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 5253 Sayılı Dernekler Kanununun 32/k ma
**7. Hukuk Dairesi 2012/1257 E. , 2012/2071 K.** **"İçtihat Metni"** Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı dernek tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın esasına girilerek ret kararı verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 5253 Sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesinde “tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı “ açıklanmıştır. Anılan kanunda genel zayi belgesinin alınması konusunda hangi mahkemenin görevli olduğu gösterilmemiştir. Davanın açıldığı ve karar verilen 20.11.2009 tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8.maddesi hükmünde; Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmış, bunlar arasında zayi belgesi verilmesine ilişkin davaya yer verilmemiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi dar yetkili mahkeme olup, ancak kanunların kendisine görev verdiği dava ve işlere bakabilir. Dernekler Kanunu hükümlerinde de zayi belgesinin Sulh Hukuk Mahkemesinden verileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bunun dışındaki davalar bakımından genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Hal böyle olunca, görevli mahkemenin genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, açıklanan hukuki olgular gözardı edilerek işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.