(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2017/35386 E. , 2021/4313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : TCK 158/1-c, 62, 52/2, 51maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve vekalet ücreti talebi ile sınırlı olarak katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Katılan vekilinin vekalet
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2017/35386 E. , 2021/4313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : TCK 158/1-c, 62, 52/2, 51maddeleri gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve vekalet ücreti talebi ile sınırlı olarak katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Katılan vekilinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapmış olduğu temyiz başvurusunun incelenmesinde; Katılan vekilinin, 23/11/2016 tarihinde yüze karşı tefhim edilen mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 21/12/2016 tarihli temyiz başvurusunun, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz başvurusunun incelenmesinde; Hükmolunan ceza miktarlarına nazaran sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; [adres satırı maskelendi] 1-Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, uzmanlık raporu,06/09/2005 tarihli protokol ile tüm dosya kapsamından mağdur hakkında düzenlenen 28/11/2013 tarihli Adli Tıp raporunda mağdurda “vasküler demans” tespit edildiği ve bunun mağdurun algılama yeteneğinin zayıflamasına neden olduğu kanaatinin bildirilmesi karşısında düzenlenen protokolün 06/09/2005 tarihli olduğu, katılanın, 05/02/2013 tarihinde mağdurun vasisi olarak atanmış olması hususları göz önünde bulundurulduğunda mağdurun olay tarihinde bu hastalığa sahip olduğuna ilişkin yeterli bir delil bulunmadığı,yine sözleşmenin yapıldığı gün olan 06/09/2005 tarihinden, binaların kura suretiyle teslim tarihi olan 2012 yılına kadar geçen 7 yıllık süreçte sanık ...'a mağdur tarafından yapılan hiçbir ödeme olmadığının anlaşılması karşısında, taraflar arasındaki sözleşmenin satışa yönelik ve rızaya dayalı kurulduğunun kabulü gerektiği, katılan tarafından açılan Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/809 Esas, 2015/918 Karar no'lu tapu iptal tescil davasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/18140 Esas ve 2019/3803 Karar no'lu kararıyla onanarak kesinleştiği, tüm bu hususların göz önünde bulundurulması karşısında suça konu olayda bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamak şeklinde gerçekleştirilen bir fiil olmadığı, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi, 2- Suç tarihinin 06/0972005 olması gerekirken gerekçeli kararda 24/05/2013 tarihinin yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.