1. Hukuk Dairesi 2011/941 E. , 2011/1546 K. "" MAHKEMESİ : BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılardan R.. A.. adına kayıtlı 298 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, yine 298 parselin önüne isabet eden kıyıda devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alana da davalılar tarafından iskele, güneşlenme terası yapılmak, şezlong vs. konulmak suretiyle müdahale edildiğini, ileri …
**1. Hukuk Dairesi 2011/941 E. , 2011/1546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılardan R.. A.. adına kayıtlı 298 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, yine 298 parselin önüne isabet eden kıyıda devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alana da davalılar tarafından iskele, güneşlenme terası yapılmak, şezlong vs. konulmak suretiyle müdahale edildiğini, ileri sürerek, kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın iptali ile tescil dışı bırakılmasını, bu kısımda muhdesat bulunması halinde yıkımını ve davalıların kıyı vasfındaki alana elatmanın önlenmesi ve muhdesatların yıkımını istemiştir. Davalı Raziye, muhdesatların dava açıldıktan sonra yıkıldığını bildirip, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yanıt vermemiştir. Mahkemece, dava konusu parselin kıyı kenar çizgisi içinde kalmadığı, iskelenin davanın devamı sırasında yıkıldığı, tecavüzün ortadan kalktığı gerekçeleri ile tapu iptali davasının reddine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere elatmanın önlemesi ve yıkım isteği bakımından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere elatmanın önlenmesi ile yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerdeki iskelenin, davanın devamı sırasında yıkıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle bu istek yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 298 sayılı parselin ise kıyı dışında kaldığının saptanması nedeniyle tapu iptali davasının da reddine karar verilmiştir. Gerçekten de, 28.11.1997 tarihli 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince saptanan kıyı kenar çizgisine göre 298 sayılı parselin kıyıda kalmadığı tespit edilerek tapu iptali davasının reddine ve çekişme konusu parsel dışındaki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer yönünden elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği konusundaki davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak, çekişme konusu taşınmazın kadastro tespiti 23.7.1972 tarihinde yapılmış, 24.2.1973 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava ise, 26.7.2004 tarihinde açılmış ve 2.4.2010 tarihinde karara bağlanmıştir.