(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/3901 E. , 2010/6489 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2008 gün ve 2008/5743-9114 sayılı bozma kararında öz…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/3901 E. , 2010/6489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2008 gün ve 2008/5743-9114 sayılı bozma kararında özetle; "Mahkemece, Hazinenin tutunduğu mera kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı ve taşınmazların davalıların özel çayırlığı olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; yörede kesinleşmeyen mera sınırlandırma ve orman sınırlandırma çalışması bulunmaktadır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazların mera ya da orman olup olmadıkları konusunda uzman bilirkişiler tarafından usulünce araştırma yapılması gerekir. Mera sınırlandırmasına ait tutanak ve krokiler dosyaya getirtilmişse de kesinleşmeyen orman sınırlandırmasına ait tutanak ve haritalar getirtilmemiş, sadece ... elemanı tarafından düzenlenen krokide, mera sınırları kırmızı; orman sınırları yeşil hatla gösterilmiştir. Aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2006/100 - 111 - 94 - 179 - 167 - 163 - 161 - 176 - 174 - 180 ve 153 esas numaralı dosyalarının tümünde aynı türden inceleme yapılarak taşınmazların mera ya da orman olmadığı, özel çayırlık olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Sözü edilen dava dosyalarında ... elemanının düzenlediği krokiler incelendiğinde sınırda mera ve orman olarak tutanak düzenlenen kadastro parsellerinin bulunduğu, mera ve orman sınırlarının bazı yerlerde iç içe geçtiği, kimi dosyalarda taşınmazın memleket haritasındaki konumunun da gösterildiği, ancak haritanın tarihinin belirtilmediği, ziraat uzmanı tarafından da geleneksel anlamda mera olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Sınırda kesinleşmeyen orman parselleri bulunduğu halde uzman orman bilirkişiden rapor alınmadan yetersiz ve denetlenemeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.