4. Hukuk Dairesi 2022/6065 E. , 2023/227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/361 E-2021/222 K HÜKÜM/KARAR : Kabulüne Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 06.03.2019 gün, 2016/4372 E, 2019/2551 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... Işıltan'a velayeten Hale Karagöz vekili tarafından temyiz edilmek
**4. Hukuk Dairesi 2022/6065 E. , 2023/227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/361 E-2021/222 K HÜKÜM/KARAR : Kabulüne Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 06.03.2019 gün, 2016/4372 E, 2019/2551 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... Işıltan'a velayeten Hale Karagöz vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... 'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Denizli 7 İcra Müdürlüğü'nün 2012/6053 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı Denizli ili, Merkez ilçesi, ... Mah. 1374 ada, 25 parsel D Blok 4. Kat, 10 nolu bağımsız bölümün oğlu olan diğer davalı ... ...'a devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı borçluya ilanen tebligat yapıldığı, dosyaya herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Davalı ... ...'a velayeten annesi olan ... vekili; davalı borçlu ile müvekkilin velayetine sahip ...'ün Denizli 3.Aile Mahkemesinin 2011/336-304 esas ve karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, boşanma ilamı gereğince dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından ortak çocukları olan küçük ...'a devir edildiğini, söz konusu tasarruf işleminin muvaazalı işlem olmadığını beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.12.2015 tarihli ve 2014/136 E., 2015/846 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur. 2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 06.03.2019 tarihli, 2016/4372 Esas ve 2019/2551 Karar sayılı ilamı ile "Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu borcun 14.09.2011 tarihinde doğduğu, boşanma davasının ise 19.04.2011 tarihinde kesinleşmesine rağmen davalılar arasındaki tasarrufun 30.11.2011 tarihinde yapıldığı, gerekçeye konu hakaret ve tehdit suçunun tasarruf tarihinden sonra 04/02/2012 tarihinde meydana geldiği, Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/107 E sayılı dosyası ile görülen davanın 26.06.2013 tarihinde karara çıktığı, hususu değerlendirilmeksizin taraflar arasında muvazaa olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.06.2021 tarih, 2020/361 E., 2021/222 K sayılı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda; dava ve takibe konu borcun 14.9.2011 tarihinde doğduğu, davalılar arasındaki boşanma davasının ise 19.04.2011 tarihinde kesinleşmesine rağmen davalılar arasındaki tasarrufun 30.11.2011 tarihinde yapıldığı Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/107 E sayılı dosyası ile görülen davanın ise 26.06.2013 tarihinde karara çıktığı, bu durumda tasarrufun iptali için aranan koşulların sağlandığı, davalıların 2004 sayılı İİK'nun 278. maddesinin üçüncü fıkrasınının birinci bendinde sayılan yakın akrabalardan (baba-oğul) olduğu görülmekle davanın kabulüne; Davalılar arasında yapılan Denizli Merkez AS, ... Mah. 1374 ada, 25 parsel B Blok, 4. Kat, 10 numaralı bağımsız bölümün devrine ilişkin tasarruf işleminin iptali ile davacının alacaklı olduğu Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6053 sayılı dosyası üzerinden haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ...'a velayeten annesi Hale Karagöz vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ...'a velayeten annesi Hale Karagöz vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı annesi ve davalı borçlu babası arasındaki boşanma davasının 19.04.2011 tarihinde kesinleştiği, dava konusu gayrımenkulün devrinin de iş bu boşanma davası dosyasında karara bağlandığı, boşanma davasının borcun doğum taraihinden önce açıldığı, bu durumun bile mal kaçırma saikinin olmadığının göstergesi olduğu, Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/107 E sayılı dosyadan da muvazaalı hareket edilmediğinin anlaşılacağı, davalı borçlunun boşanma davasından çok kısa bir süre sonra dava dışı başka bir kadın ile evlendiği, bu evlilikten de bir çocuğun olduğu, çocuğun doğum tarihi bile davalı borçlu ile dava dışı ... arasında anlaşmalı bir boşanma yapılmadığının görüleceği, tapu harç ve masrafların çok olması sebebi ile boşanma davasında imzalanan protokolün daha geç uygulandığı, belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda; davalı borçlu aleyhine 14.09.2011 tarihli kredi genel sözleşmesine dayalı olarak alınan 14.09.2011 tanzim, 18.09.2012 vade tarihli 105.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/ 6053 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlu aleyhine düzenlenen 11.11.2013 tarihli borç ödemeden aciz belgesinin dosyaya ibraz edildiği, davalı borçlunun adına kayıtlı "Denizli İli, ... Mah. 1374 ada, 25 parsel, D Blok, 4. Kat, 10 nolu bağımsız bölümün" 30.11.2011 tarihinde oğlu olan diğer davalı ... ...'a devredildiği, iş bu davanın da 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemece araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun görülmemiştir. Davalı borçlu ile dava dışı 'ün iş bu kredi sözleşmesi imzalanmadan önce 11.04.2011 tarihinde boşanma davası açtığı, 15.04.2011 tarihinde tarafların anlaşmalı boşanmalarına karar verildiği, dava konusu gayrımenkulün de aralarındaki protokole göre oğulları olan davalı ... a devredilmesine karar verildiği, söz konusu kararın 19.04.2011 tarihinde temyiz haklarından vazgeçerek kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Davacının alacağının ise, davalı borçlu ile eski eş arasındaki boşanma davasından sonra 14.09.2011 tarihli kredi genel sözleşmesi ile doğduğu anlaşılmaktadır. Davalı borçlu ile dava dışı ... arasındaki anlaşmalı boşanma davasının muvazaalı olup olmadığının incelenmesi neticesinde; davalı borçlunun bahsi geçen boşanma davası akabinde 04.05.2011 tarihinde dava dışı başka bir kadın ile evlendiği, bu evlilikten de 14.02.2012 doğumlu bir çocuğunun olduğu, davalı borçlu ile dava dışı ...'ün farklı şehirlerde ikamet ettiğinin de belirlendiği görülmüştür. Dava konusu gayrımenkulün davalı borçlu ile dava dışı ... arasındaki anlaşmalı boşanma davası neticesinde imzalanan protokol kapsamında "bağışlamadan rücu" şartı ile davalı ... 'a devredildiğinin, dava dışı ... ile davalı borçlu ... arasındaki boşanmanın muvazaalı yapılmadığının ve davaya konu devir işleminin anlaşmalı boşanma kararındaki yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.