13. Hukuk Dairesi 2014/46602 E. , 2015/37052 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacılar vekili avukat ... ile davalı ...vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların…
**13. Hukuk Dairesi 2014/46602 E. , 2015/37052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacılar vekili avukat ... ile davalı ...vekili avukat ...'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, müşterek çocukları...n 14/06/2007 tarihinde davalı hastanede dünyada geldiğini, doğum sonrası ilk muayenenin yine davalı hastanede görev yapmakta olan diğer davalı...tarafından yapıldığını, yapılan muayenede bebeğin kuyruk sokumu bölgesinde bir leke tespit edildiğini ancak lekenin doğum lekesi olduğu ve önemsiz olduğunun ifade edildiğini, bebek 2 yaşına yaklaştığında yürüyememesi ve normal gelişimini sürdürmemesi neticesinde başka hastanede yapılan tetkiklerde bebeğin kuyruk sokumunda var olan lekenin bir doğum lekesi olmadığının, omurgasında var olan bir kistten kaynaklandığının tespit edildiğini ve çocuğun ardı ardına iki ameliyat geçirdiğini, kistin alındığını ancak buna rağmen yürüme işlevini geri kazanamadığını, çocuğun ömür boyu yürüyemeyecek durumda olduğunu, daha evvel teşhis koyulmaması nedeniyle bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar için toplam 20.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatın, 300.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı doktorun zamanında ve doğru teşhis koyamaması sonucu, küçüğün hastalığının ilerlemesine sebebiyet vermesi nedeniyle istenilen maddi-manevi tazminata ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.