11. Hukuk Dairesi 2014/8466 E. , 2014/15558 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2014 tarih ve 2012/308-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2014/8466 E. , 2014/15558 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2014 tarih ve 2012/308-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'in davalı şirketin %90 hissesine sahip hakim ortağı iken %38 payını davacıya devrettiğini, devrin şirketin mevzuatına iç işleyişine ve yasaya uygun olarak noter kanalıyla yapıldığını, davacının da bu devirden dolayı kendisini davalı şirketin ortağı zannettiğini, daha sonra davalının noterde yapılan bu devre rağmen ortaklık işlemlerinde bu durumu hiç göstermediğini, devredilen payların şirket pay defterine işlenmediğini öğrendiklerini, davalı ...'a bu durumun ihtar edilmesine rağmen anılan davalının pay devrinin gereklerini yerine getirmediği gibi davalı ...'ın %90'lık payının büyük bölümünü kızı olan diğer davalı ...'e muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek muvazaalı yapılan pay devrinin iptaline, davalı ...'ın %38 payının hisse devir sözleşmesi gereğince davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, tarafların yakın akraba olduğunu, hisse devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte davacının öğrenci olduğunu, satış bedelini karşılayacak ekonomik gücünün bulunmadığını, hisse devir bedelinin gerçekten ödenmediğini, formaliteden hisse devrinin yapıldığını, davalının, davalı ...'e hisse devri yapmasında hiçbir usülsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalı ... arasında, 31.12.2007 tarihinde şirketteki %38 payının davacıya devri için noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi imzalandığı, ancak bu devrin davalı şirkete bildirilmediği, ortakların en az 3/4'ünün, bunların da esas sermayenin 3/4'üne sahip olması kaydıyla, muvafakatlarının alınmadığı ve pay defterine işlenmediği, bu nedenle 6762 Sayılı TTK'nın 520. maddesi gereğince hisse devrinin davalı şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği, bu durumda davacının davalı ...'dan sadece ödediği hisse bedelini talep edebileceği, davacının davalı ...'ın davalı şirketteki payını başkasına devrine engel olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.