17. Hukuk Dairesi 2014/1299 E. , 2014/2859 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2013 NUMARASI : 2013/243-2013/388 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan Baki Güntop’un işleteni ve sürücüsü olduğu araçla …
**17. Hukuk Dairesi 2014/1299 E. , 2014/2859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2013 NUMARASI : 2013/243-2013/388 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan Baki Güntop’un işleteni ve sürücüsü olduğu araçla 24.07.2009 tarihinde tam kusurlu olarak yaptığı çok taraflı kazada vefat etmesiyle davacı olan eşinin destekten yoksun kaldığını, desteğin kullandığı aracın davalı tarafa trafik sigortalı olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 2 yıllık zaman aşımı süresinde açılmadığını, davacının üçüncü kişi olmadığından tazminat talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, murisinin kendinin sebebiyet verdiği trafik kazasında öldüğü, ceza zaman aşımının eylemle ilgisi olmayan davacı lehine uygulanamayacağı, olay tarihi olan 24.07.2009 tarihi ile dava tarihi 26.11.2012 tarihi arasında 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın süresinde yapılan zaman aşımı def'i nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazası nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).