9. Ceza Dairesi 2023/497 E. , 2023/1772 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğ…
**9. Ceza Dairesi 2023/497 E. , 2023/1772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2017 tarihli ve 2017/3098 Esas sayılı iddianamesiyle sanığın mağdureye karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talep edilmiştir. 2. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2017/252 Esas, 2019/206 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/2909 Esas, 2019/2552 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/2909 Esas, 2019/2552 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.03.2022 tarihli ve 2021/13273 Esas, 2022/3015 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddiyle "İlk derece mahkemesince herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında dosya kapsamıyla bağdaşmayan soyut ve yetersiz gerekçelerle 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 27.09.2022 tarihli ve 2022/255 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine dair mağdurenin ve eşi olan tanık ...'nin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, mağdurenin ve eşi tanık ...'nin zeka geriliği olan ve raporlarına göre yönlendirmeye açık insanlar olduklarına, sanıkla aralarında ceşitli nedenlerden dolayı husumet olan insanlarca mağdure ve eşinin kullanıldıklarına, zira sanıkla mağdurenin vasisi olan katılan ... arasında sanığın tarlasındaki suyu, Kazım'ın kullanımına kapatması nedeniyle husumet oluştuğuna ve Kazım'ın sanığa bu yüzden küfür ve hakaretler ettiğine, daha sonra da dava konusu olay gündeme gelince Kazım'ın sanıktan para talep ettiğine, sanık para vermeye yanaşmayınca Kazım'ın yönlendirmesiyle mağdurenin sanık hakkında şikayette bulunduğuna, sanığın istikrarlı savunmalarının da bu yönde olup atılı suçu işlemediğine, dosyada mevcut raporlarına göre de mağdurede hiçbir cinsel saldırı emaresi bulunmadığına, müsnet suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte, sanığa atılı suçun en aksi düşünceyle teşebbüs aşamasında kaldığına, sanıkta sertleşme olmadığı için suçun nitelikli halini işleyemeyeceğine, sanığın olay yeri olan köyde sadece yazları ve hafta sonu bulunduğuna, bu nedenle mağduredeki zeka geriliğini anlayabilecek durumda olmadığına, sanığın zeka geriliğini bilmediği mağdure ile onun rızasıyla cinsel ilişkide bulunma eylemi gerçekleşmiş olsa dahi bu durumda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca hata hükümlerinin uygulanması gerekeceğine, mağdurenin normal gündelik hayatını sürdüren birisi olduğuna bu anlamda herhangi bir akıl ya da beden yetersizliği olmadığı halde verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artılmaması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin maruz kaldığı atılı suçtan dolayı uğramış olduğu manevi zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri, sanığın suç kastının yoğunluğu gözetilmek suretiyle sanık hakkında temel cezanın en üst hadden tayini ile belirlenecek cezada takdiri indirim maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin de uygulanmaması gerekirken bu hususlara aykırı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın; "Sanık ... \*\*\* ile mağdur ... \*\*\*'ın aynı köyde yaşayıp evlerinin yakınlığı sebebiyle komşu oldukları, mağdurun suç tarihi itibariyle evli olduğu, mağdur ve eşi olan tanık ... \*\*\*'ın akli rahatsızlıklarının bulunduğu, 2017 yılı Ramazan Bayramının ikinci günü öğle vakti evlerine yakın mesafede bahçe duvarının dibinde mağdurenin hayvanlar için bahçede ot yolduğu esnada sanığın yanına gelerek mağdureye " gel çocuk yapalım" dediği ve kolundan ve kafasından tutarak sırt üstü geriye doğru iterek yatırıp belden aşağısını soyarak mağdurenin vajınasına cinsel organını soktuğu, Mağdurun zeka geriliği rahatsızlığının olduğu ve bu rahatsızlığının yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerde anlaşılabileceği, sanık tarafından anlaşılabileceği yönünde Adli Tıp raporunun bulunması ve mahkemece yapılan yargılama esnasında da yapılan gözlemde mağdurda akli rahatsızlık olduğunun konuşması esnasında anlaşılabilmesi karşısında sanığın Savcılık ifadesinde de mağdurun ailesi ile birbirlerine misafir olmalarına ve komşu olmalarına rağmen mağdurdaki zihinsel rahatsızlığı farketmemesi yönündeki savunmalarına itibar edilmemiş, mağdurun eşi olan yine dosyada mevcut rapora göre hafif mental retardasyon rahatsızlığı bulunan tanık ... \*\*\*'ın olay günü mağdur ile sanığı evinin yakınlarında taş duvarın dibinde mağdurun altında çamaşırlarının olmadığı ve sanığı da mağdurun yanında pantolununu yukarıya çektiği vaziyette görmüş olması, gördüklerini aynen dayısı Katılan ... \*\*\*'e anlatmış oluşunun Katılan ... \*\*\*'in beyanları ile sabit olduğu, tanık ...'nin mağdurun eşi oluşu özellikle dikkat edilidğinde bu hususta iftira veya yalan atmasını gerektirecek bir durum olmayıp bu konuda da karısı hakkında yalan ithamlarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağından görgü tanığı ...'nin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmiş, sanığın savunmasında da olay günü bahçede mağduru tuvaletini yaparken gördüğü bu sebepten geri durduğu ve ayrıca kendisinde ereksiyon problemi olduğunu beyan etse de olayın yaşandığı yerin dinlenen beyanlara göre mağdurun evine yakın yerde olup mağdurun tuvalet gereksinimi duyması halinde evine gidebilecek bir durumun mümkün olduğu, mağdur hakkında alınan Adli Tıp raporlarında mağdurda zeka geriliği mevcut olduğundan kendi başına herhangi bir olayı kurgulama beceresine sahip olamayacağı ayrıca her ne kadar sanık şikayet tarihinden hemen sonra kendisi hakkında ereksiyon problemi yaşadığına dair özel bir hastaneden rapor alsa da bu raporun hemen şikayet tarihinden sonra alelacele alınmış olması ve kovuşturma aşamasında mahkememizce alınan raporlarda sanığın cinsel birleşme için yeterli erektil kapasitesinin mevcut olduğunun yine ruhsal yöndende cinsel birleşmeye engel bir halinin olmadığının belirtilmesi karşısında sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, her ne kadar mağdur hakkında cinsel saldırı bulgularına rastlanılmadığı yönünde raporlar gelmişse de bu raporlarda da açıklandığı üzere; şikayet ve muayene tarihleri ile olay tarihi arasındaki sürenin uzun olması, mağdurun evli durumda olması sebebiyle yeni yırtık rastlanmasa dahi, dosyada mevcut Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 04.05.2018 tarihli raporda kızlık zarında eskiye bağlı yırtığın mevcut olması ve kızlık zarı fevhasının erekte bir penisin duhülüne uygun olması nedeniyle suça konu olay yönünden yeni bir bulgunun oluşmayabileceğinin belirtilmesi, mağdurun ifadesinde geçen ikinci olay olarak belirtilen 2017 yılı Ramazan Bayramının ikinci günü (26.06.2017) işlenen eylem yönünden mağdurun sanığın kendisine cinsel saldırıda bulunduğuna yönelik tüm aşamalardaki ısrarlı tutarlı beyanları, beyanlarına ana hatları itibariyle itibar edilebileceğine dair yine mağdurdaki rahatsızlık nedeniyle bu zeka düzeyindeki kişilerin kendi başlarına herhangibir olayı kurgulama becerisine sahip olamayacaklarına dair Adli Tıp Kurumu raporları, mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmaması, olayın görgüye dayalı tanığının bulunması ve bu tanık anlatımına yukarıda anlatılan sebeplerden itibar edilmesi, tanık anlatımı ile mağdur beyanlarının tutarlı oluşu, mağdurun eşi olan tanığında akli rahatsızlığı sebebiyle olayı ilk gördüğünde sanığa tepki vermemiş olabileceği hususları ile sanığın olayın ortaya çıkmasından hemen sonra Özel bir hastanede cinsel fonksiyon bozukluğu olduğuna dair rapor alması, ancak kovuşturma aşamasında alınan raporlardan bu hususun gerçeği yansıtmadığının anlaşılmış olması hususları ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, olayın gerçekleşme şekli itibariyle sanık ve mağdurun alt çamaşırlarının çıkarılmış vaziyette oluşu da özellikle dikkate alındığında sanığın mağdura yönelik organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği kanaatine varılmıştır." şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan yukarıdaki "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (5) numaralı bölümde yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/255 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.