başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir kartal cumhuriyet başsavcılığınca cumhuriyet başsavcılığı cy hakkında yapılan şikâyete istinaden yılında soruşturma başlatılmıştır soruşturma kapsamında cynin yılından beri b plastik aşde muhasebe sorumlusu olarak görev yaptığı görevi sırasında bu şirket ile s şirketinin kaşelerini kullanarak ve bilgisayar ortamında bankalara yazılan talimat yazılarını kopyalayarak şirketin hesaplarında bulunan paraları kendi hesaplarına
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir kartal cumhuriyet başsavcılığınca cumhuriyet başsavcılığı cy hakkında yapılan şikâyete istinaden yılında soruşturma başlatılmıştır soruşturma kapsamında cynin yılından beri b plastik aşde muhasebe sorumlusu olarak görev yaptığı görevi sırasında bu şirket ile s şirketinin kaşelerini kullanarak ve bilgisayar ortamında bankalara yazılan talimat yazılarını kopyalayarak şirketin hesaplarında bulunan paraları kendi hesaplarına aktardığı iddia edilmiştir cynin yakın akrabaları olan başvurucuların da aralarında bulunduğu bazı kişilerin cy ile suç ortaklığı yaptığı ileri sürülmüştür bu kapsamda cynin kullandığı hesapların izlerini kaybettirmek maksadıyla başvurucuların ve diğer kişilerin hesaplarına para transferi yaptığı belirtilmiştir cumhuriyet başsavcılığı tarafından cy başvurucular ve diğer şüphelilerin banka hesaplarına ve başvuruculardan dy adına kayıtlı taşınmazlara tedbir konulması talep edilmiştir kartal sulh ceza mahkemesinin tarihli kararı ile başvuruculardan zeynep yılmazın kartal sulh ceza mahkemesinin tarihli kararı ile başvuruculardan kadim yılmaz murat yılmaz muhammet ali yılmaz suzan yılmaz besi yılmaz ve rıza yılmazın türkiye genelindeki bankalarda bulunan hesapları üzerine tedbir konulmuştur kartal asliye ceza mahkemesinin itiraz üzerine verdiği tarihli kararı ile de başvuruculardan doğan yılmazın yedi taşınmazına tedbir konulmuştur cumhuriyet başsavcılığı tarafından cy ve diğer şüphelilerin tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri başvurucuların ise bu suçlara iştirak ettiği gerekçesiyle yıllarında iddianameler düzenlenerek kamu davaları açılmıştır bu davalar kovuşturma sırasında aralarındaki bağlantı sebebiyle birleştirilmiştir başvurucuların tedbir kararının kaldırılması yönündeki talepleri anadolu ağır ceza mahkemesince mahkeme reddedilmiştir mahkemenin tarihli kararı ile başvurucuların atılı suçları işleme kastıyla hareket ettikleri yolunda mahkûmiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak kesin somut delil elde edilemediği gibi inkâra yönelen savunmalarının da aksinin ispat edilemediği gerekçeleriyle beraatlerine hükmedilmiştir mahkeme kararının hüküm fıkrasının bendinde kartal sulh ceza mahkemesi ile kartal sulh ceza mahkemesince başvurucuların banka hesaplarına el konulması yönünde verilen tedbirin aynı zamanda hukuk mahkemelerince de konulmuş tedbirler bulunması ve mahkûm olan sanıkların üzerilerindeki para miktarının tespitinin ayrı hukuk yargılaması gerektirmesi nedeniyle karar kesinleştiğinde kaldırılması hükme bağlanmıştır mahkeme kararı başvuruculara tarihinde tebliğ edilmiştir hüküm başvurucular ve diğer sanıklar tarafından temyiz edilmiş olup ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap üzerinden yapılan sorgulamada dosyanın temyiz incelemesi için yargıtay ceza dairesine gönderildiği anlaşılmıştır temyiz incelemesinin sonuçlandığına ilişkin olarak başvurucular tarafından herhangi bir bilgi verilmemiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucular tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır başvuruculardan rıza yılmazın bireysel başvuruda bulunduktan sonra tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı ceza muhakemesi taşınmazlara hak ve alacaklara elkoyma kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde şüpheli veya sanığa ait a taşınmazlara b kara deniz veya hava ulaşım araçlarına c banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba d gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara e kıymetli evraka f ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına g kiralık kasa mevcutlarına h diğer malvarlığı değerlerine somut olarak belirlenen bu taşınmaz hak alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi elkoyma işlemi yapılabilir ek cümle md bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu sermaye piyasası kurulu mali suçları araştırma kurulu hazine müsteşarlığı ve kamu gözetimi muhasebe ve denetim standartları kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir birinci fıkra hükmü a türk ceza kanununda tanımlanan dolandırıcılık madde başvuru numarası karar tarihi hakkında uygulanır taşınmaza kararı tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba kararı teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur söz konusu karar ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir elkoyma kararı alındıktan sonra hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir sayılı eşyanın iadesi kenar başlıklı maddesi şöyledir şüpheliye sanığa veya üçüncü kişilere ait eşyanın soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde resen veya istem üzerine geri verilmesine cumhuriyet savcısı hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir reddi kararlarına itiraz edilebilir inci madde hükümlerine göre eşya veya diğer malvarlığı değerleri suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde sahibine iade edilir b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün mülkiyetin korunması kenar başlıklı maddesi şöyledir her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez avrupa hakları mahkemesine göre mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrolüne veya düzenlenmesine ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelediği elkoyma ve müsadere tedbirleri suçla mücadele için etkili ve gerekli bir araçtır b no suçtan elde edilen gelirlerin veya mal varlığının müsadere edilmesinin suçla mücadelede caydırıcılığın sağlanması ve suçtan gelir elde edilmemesinin güvence altına alınması yönleriyle kamunun yararına olduğunu kabul etmiştir krallık b no gerek avrupa ortak hukukuna gerekse de evrensel hukuk standartlarına göre yolsuzluk kara para aklama veya uyuşturucu suçları gibi ciddi suçlar yönünden müsadere için mahkûmiyet kararının gerekli olmadığını vurgulamıştır haksız yere başvuru numarası karar tarihi elde edilmiş olduğu varsayılan mülkün meşru kökenini kanıtlama yükümlülüğü kanunla hukuk davaları da dâhil olmak üzere cezai olmayan müsadereye ilişkin yargılama süreçlerinde muhataplar üzerine de bırakılabilir üçüncü olarak müsadere tedbirinin sadece suçtan elde edilen gelirlerle ilgili değil suç gelirlerini dönüştürerek veya bu gelirlerin devri veya karıştırılması yoluyla elde edilen herhangi bir gelir veya dolayı menfaatleri içeren mülkler yönünden de uygulanabileceği belirtilmiştir son olarak ise göre müsadere tedbiri sadece suç isnadında bulunulan şüpheli veya sanıklar yönünden değil söz konusu varlıkların elde edilmesindeki rolünü gizleyen iyi niyetli olmayan mülk sahibi üçüncü kişiler bakımından da uygulanabilir ve b no göre mülkün kamu yararına kullanılmasının kontrolü kapsamında mülke el konulması hususunda devletlerin geniş bir takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetkinin devlete tanınması kişilerin mülkünden yoksun bırakılması gibi ağır bir sonuca da yol açmaktadır bu nedenle başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin keyfî veya öngörülemez olmaması için bazı usule ilişkin güvenceler öngörülmelidir kişilere keyfî müdahalelerden korunmak amacıyla mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden tedbirlerin kanun dışı keyfî ya da makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin savunma ve itirazlarını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağının tanınması güvencesinin sağlanması gerektiğini belirtmektedir bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bakılarak yapılmalıdır krallık b no b no b no bu bağlamda suçtan elde edilen gelirlerin müsadere edilmesinin şikâyet edildiği denisova ve b no kararında başvurucuların müsadereye ilişkin yargılama sürecine dâhil edilmeyerek müsadere tedbirine yönelik olarak etkili bir şekilde karşı koyabilme imkânının kendilerine tanınmaması sebebiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır denisova ve bunun yanında müsadere ve elkoyma gibi tedbirlerin ayrıca suça konu menfaat ile orantılı olması gerektiğini belirtmektedir nitekim kararında elkoyma tedbirinin muhtemel bir müsadereyi güvence altına almak için uygulandığını gözeten başvurucunun mülküne tedbirinin meşru olsa da el konulan mülkün değeri ile karşılaştırılmaksızın uygulanmasının adil dengenin gerekliliklerine uygun olmadığını kabul ederek sonuca varmıştır ayrıca mülk sahibinin davranışları ile kanuna aykırı eylem arasındaki illiyet bağının kamu makamlarınca makul bir şekilde değerlendirilmesini de başka bir güvence ölçütü olarak değerlendirmektedir bununla birlikte kamu yararının gerektirdiği bazı durumlarda böyle bir ilişki mevcut olmasa dahi elkoyma ve müsaderenin uygulanabileceği gerçeğini yadsımamaktadır ancak böyle bir durumda yani elkoyma ve müsaderenin muhakkak uygulanması gerektiği kabul edildiği takdirde özellikle iyi niyetli üçüncü kişiler yönünden eşyanın belirli koşullar dâhilinde iadesi veya bu mümkün olamıyorsa eşya sahibinin zararının tazminine yönelik bir iç hukuk yolunun mevcut olması ölçülülüğün unsurlarından biri olarak değerlendirilmektedir krallık yugoslav cumhuriyeti b no yugoslav cumhuriyeti b no bu ilkenin beraat eden mülk sahipleri yönünden de uygulanacağını belirtmektedir b no başvuru numarası karar tarihi ve kk b no kararına konu olayda organize suç örgütlerinin faaliyetleri çerçevesinde elde edildiği gerekçesiyle başvurucuların taşınmazları araçları ve şirket hisselerinin müsadere edilmesi söz konusudur derece mahkemelerinin başvurucuların mali durumlarının özenli bir şekilde analiz edilerek müsadere edilen malların yalnızca başvurucuların kanun dışı kazançlarıyla elde edilebileceği yönündeki değerlendirmelerini dikkate alarak mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin takip edilen meşru amaç ile karşılaştırıldığında orantısız olmadığı sonucuna varmıştır krallık kararına konu olayda başvurucunun uyuşturucu madde ticareti suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş müsadereye ilişkin olarak ayrıca yürütülen davada da gümrük makamlarınca görevlendirilen uzman kişi tarafından düzenlenen rapora istinaden suçtan elde edildiği gerekçesiyle başvurucunun üç yıl içinde sterlini ödemesine karar verilmiştir başvurucunun altı yıllık bir dönemde uyuşturucu kaçakçılığından gelir elde ettiğini ve bu parayı mal varlığı içinde akladığı yönündeki derece mahkemelerinin değerlendirmelerinin makul olduğunu başvurucuya yeterli itiraz imkânlarının tanındığını müsadere usulü çerçevesinde varılan kanaatin ise adil ve savunma hakkına saygılı bulduğunu belirtmiştir sonuç olarak müdahalenin bu alanda kamu makamlarına tanınan geniş takdir yetkisi de dikkate alındığında ölçülü olduğu gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir krallık ve kararında da başvurucuların sanığın yakınlarının mal varlığının suçtan elde edildiği gerekçesiyle müsadere edilmesi hususunda yolsuzlukla mücadele alanında kamu makamlarının geniş bir takdir yetkisinin bulunduğu ve somut olayda müsadere tedbirinin uygulanmasına karşı başvuruculara etkili bir savunma ve itiraz hakkının tanındığı derece mahkemelerinin kararlarının da keyfî olmadığı gerekçesiyle ölçülü bir müdahale olduğu sonucuna varmıştır ve v