(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9217 E. , 2009/10593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ger
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9217 E. , 2009/10593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı idare, davalıya 775 Sayılı Gecekondu Kanunu hükümleri uyarınca yapılan tahsisin iptal edildiğini, davalının tahsisin iptali nedeniyle mülkiyeti iradesiyle iade etmediğini, 3204 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ait kaydın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, yurtdışında işçi olarak çalıştığını, tahsisten sonra taşınmazın başkaları tarafından işgal edildiğini, elatmanın önlenmesi davası açmak zorunda kaldığını, ekonomik durumunun da iyi olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı ... Başkanı temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalıya tahsisi yapılan 3204 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 13.10.1989 tarihinde adına tescil edildiği, tahsisin davacı tarafından 09.07.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal kararının iptali için davalının idare mahkemesine açtığı davanın süre yönünden 03.07.2008 tarihinde reddedildiği, böylelikle tescilin bir dayanağı kalmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı, taşınmazı başkalarının işgali sebebiyle elatmanın önlenmesi istemiyle genel mahkemelerde 15.07.1992 tarihinde dava açmış, davanın kabulüne ilişkin karar 22.03.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Taraflar arasında davalının tahsis yoluyla mülk edindiği 3204 ada 6 sayılı parsel üzerine bina yapılmadığı da çekişmesizdir. Eldeki davada, uygulanması gereken yasal düzenleme 775 sayılı Gecekondu Kanununun 27.maddesidir. Anılan hükmün 2.fıkrası aynen “kendilerine arsa tahsis edilenler, yönetmelikte belirtilen işlemleri, tahsis tarihinden itibaren altı ay içinde tamamlamaya ve krediye ihtiyaçları bulunduğu ve yönetmeliğe göre gerektiği takdirde, Türkiye Emlak Kredi Bankasında kendilerine kredi tahsisini gerektirecek şekilde hesap açtırmaya mecburdurlar. Bunlardan krediye hak kazananların kredi tahsis tarihinden itibaren, diğerlerinin ise arsa tahsisi tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde konutlarını yapmaya başlamaları ve 32.maddeye uygun olarak önceden tespit edilen plana göre nüve kısmını en geç iki yıl içinde bitirmeleri şarttır” şeklindedir. Yasadaki “nüve kısmı” ile anlatılmak istenen binanın su basmanı seviyesinin imalidir. Davalı tarafından yapılan tahsis amacına uygun inşaat ya da hiç değilse planına göre yapının nüve kısmının aradan geçen uzun süreye rağmen yapılmamış olması sabit olduğundan, davacı idare taşınmazın iadesini talep edebilir. Kaldı ki, tahsisin iptal işlemi idare mahkemesi tarafından iptal edilmedikçe ayaktadır ve davalı adına tescil yolsuz bir tescildir. Yasada iadenin belli bir süre içerisinde istenebileceğine dair sınırlayıcı bir hüküm de yoktur. Bu saptamalar karşısında davanın kabulü yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen bazı gerekçelerle reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.