8. Hukuk Dairesi 2013/664 E. , 2013/19041 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.06.2011 gün ve 162/410 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 142 ada 140 parsel sayılı taşınmaz…
**8. Hukuk Dairesi 2013/664 E. , 2013/19041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.06.2011 gün ve 162/410 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 142 ada 140 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan 9,12 m2'lik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, kıyı kenar çizgisinin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi'nde dava açtıklarını, bekletici mesele yapılmasını, Kıyı Kanunu'na göre, kadastro sonrası belirlenen kıyı kenar çizgilerinin bulunduğu kısımların maliklerin tasarrufunda bırakılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, kabulüne dair önceki hüküm davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2011 tarih 2011/1327 Esas sayılı ilamına özet olarak " ...çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 27.04.1992 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 17.07.2003 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi" gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen geçici 10.maddesinde ise; "bu Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.