Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı müvekkil şirketin davalı-borçlu şirket arasındaki ticari ilişki gereği müvekkil firma tarafından davalının siparişi üzerine üretim yapılmış ve ürünler davalı şirkete teslim edildiğini, davacı müvekkilin davalı yana satarak teslim ettiği ürünler neticesi kestiği 03/10/2017 tarihli, 479271 sıra nolu ve 37.379,09 TL bedelli fatura davalı yanca ödenmediğini, bu nedenle, davacı müvekkil şirket adına önce davalı borçlu şirkete Bursa 10.Noterliğinin 035350 yevmiye numaralı 13/08/2018 tarihli ihtarnamesi ile fatura bedelinin 7 gün içinde müvekkil şirket hesabına yatırılması ihtar edildiğini, işbu ihtarname davalı-borçlu şirkete 15/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine ise davalı aleyhine 04/02/2020 tarihinde Bursa 9. İcra Müdürlüğü 2020/1201 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, Bursa 9.. İcra Müdürlüğü 2020/1201 E. Sayılı takip dosyasından çıkartılan ödeme emri davalı (Borçlu) şirkete 18/02/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 25/02/2020 tarihli dilekçesi ile müvekkil şirkete borcu bulunmadığını belirterek borcun tamamına ve takibe itiraz ettiğini, borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulması neticesi dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk başvurusu yapılmış ve 2020/35931 dosya numarası üzerinden yürütülen arabuluculuk görüşmeleri de 13/05/2020 tarihinde anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı- Borçlunun borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı-borçlunun sırf icra ve haciz işlemlerinden geçici bir süre kurtulmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla borca ve ferilerine itiraz ettiğini, zira davalı borçlu, müvekkil şirket ile aralarındaki ticari ilişki gereği, müvekkile olan cari hesap borcunu ödemediğini, müvekkil şirketin kayıt, hesap ve defterlerinde de dava konusu borcun ödenmediğinin aşikar olduğunu, borçlu itirazında tamamen kötü niyetli olduğunu, bu itibarla, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine kendisi adına duran icra takibine tekrar devam edilebilmesi için iş bu itirazın iptaline, alacağın %'20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket ile ve davacı ..., 15 yıllık iş ilişkisi bulunan iki ticari şirket olduğunu, davaya konu olayda müvekkil şirketin alıcı ve davacı ...'ın satıcı taraf oldukları, dolayısıyla tanımı itibariyle iki tarafa da edim borcu yükleyen bir satış sözleşmesi yaptıklarını, yapılan bu sözleşme gereği davacı ..., özellikleri belirtilen malları teslim etme yükü altına, müvekkil şirket ise bu malların bedelini ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davacı ..., satıcı olarak taraf olduğu sözleşmede, taahhüt ettiği mal dışında bir mal göndererek ayıplı mal teslim ettiğini, bu malları da proforma belgelerindeki tarihten 10 gün sonra göndermeleri gerekirken, 16 gün gecikme ile yani 26 gün sonra gönderdiklerini, davacı ...,16 gün gecikme ile üretmesi gereken setleri teslim ettiğinde, müvekkil şirket, gerek gecikme gerekse de aralarındaki 15 yıllık ilişki geçmişine dayalı olarak, sandıklar içerisindeki ürünleri acilen Rusya'ya gönderdiğini, malların asıl siparişini veren Rus menşeli şirket, teslim edilen ürünlerin istedikleri boyutlarda olmadığını, müvekkil şirkete mail yolu ile bildirmiş, müvekkil şirkette bu durumu davacı ...'a ilettiğini, davacı ..., aynı gün Cezayir'den de aynı sayıda parça siparişi olduğunu, Rusya'ya gitmesi gereken malları Cezayir'e, Cezayir'e gitmesi gereken malları da Rusya'ya gönderdiklerini belirterek, yanlış siparişi Rusya'ya gönderdiklerini kabul ettiklerini, bu hususta tanık dinletme talebimiz bulunduğunu, davacı şirket, Rusya'ya teknik eleman gönderip, ürünleri istenilen boyutlara getirebileceğini söylediğini, müvekkil şirket de bu onarım teklifini kabul ettiğini, ancak davacı şirket, Rusya'ya iki kez eleman göndermesine rağmen mallar onarılmadan dönüş yaptığını, sipariş ettiği mallar yerine eline farklı bir mal gelmesi dolayısıyla Rus menşeli şirket, müvekkil şirkete ceza kesmiş ve müvekkil bu cezayı ödemek zorunda kaldığını, buna rağmen müvekkil şirketin ne onarım isteği yerine getirildiğini, ne de diğer bir seçimlik hakkı gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bu malların karşılığı ücreti ödemediğini, sözleşmede kendi sorumluluğunda olan edimi yerine getirmeyen davacı şirket, ayıplı malların karşılığını icra takibi aracılığı ile temin etmeye çalıştığını, müvekkil şirket, davacı tarafa ayıbı belirtip, bunun giderilmesini istediğinde, ... yetkilileri bu malın onarılması için Rusya'daki fabrikaya bir eleman göndereceklerini taahhüt ettiklerini, bu onarımı kabul eden müvekkil şirket, Rus şirketini de durumdan haberdar ettiğini, bu onarım seçeneğinden haberdar olan üç şirket arasındaki yazışmalarda, davacı tarafın bir eleman göndereceği, Rus şirketin de o elemanı karşılaması gerektiği konuşulup, bu konunun detayları görüşülmüş ve elemana da 06.12.2017 tarihli, 00:35 saatli, İstanbul Atatürk Havalimanı kalkışlı Türk Hava Yolları'ndan bilet alındığını, bu biletin detayları da Rus şirket ile yazışmalarda paylaşıldığını, yani davacı taraf, müvekkil şirketin seçimlik haklardan birisini; bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını taahhüt ettiğini, müvekkil şirketin bu teklifi kabul etmesiyle, davacı taraf ayıplı mal gönderdiğini bu onarım taahhüdüyle de ikrar etmiş sayıldığını, alıcı tarafından onarım istenmesine karşın, bu onarımı yerine getirmeyen ..., sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenlerle davanın gerek zamanaşımı yönünden gerekse de esastan reddine, davacı tarafın işbu davayı ve dayanak icra takibini kötüniyetle ikame etmesi nedeni ile davacı aleyhine alacağın %20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2020/1201 sayılı icra takip dosyası, icra takip talebi, ödeme emri örneği, durdurma kararı, fatura, ihtarname bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 04/02/2020 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 18/02/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 25/02/2020 tarihinde borca itiraz etmiştir.Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.Mali müşavir bilirkişinin 28/06/2021 tarihli raporunda özetle: Davacının, vekili aracılığıyla 31.08.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil firma ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 03.10.2017 tarihli 479271 Seri nolu ve 37.379,09 TL tutarlı faturanın ödenmemesi üzerine takip başlatılmış, davalının yapmış olduğu itiraz nedeniyle takip durmuştur. “ diye beyan ederek itirazın iptalini talep ettiği, Davalının vekili aracılığı ile 02.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “ Davacı müvekkil firmaya teslim etmesi gereken malları 16 gün gecikmeli göndermiş aynı zamanda istenilen özellikte göndermemiştir. Müvekkil firma davacıya olan güveni nedeniyle söz konusu malı Rusyadaki müşterisine göndermiş, malın istenilen özellikte olmaması nedeniyle Rusyada ki Müşterisine ceza ödemek zorunda kalmıştır. Bu nedenlerle davalının faturası ödenmemiştir. " diye beyan ederek davanın reddini talep ettiği, Sayın Mahkeme'nin 29.03.2021 tarihli duruşmasında; “Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına” karar verilerek dosyanın tarafıma tevdi edildiği, Davacıya ait 2017 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 64. ile 213.sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, Davacının ticari defterlerine göre, 31.12.2017 tarihi itibarı ile davacının davalıdan 37.421,26 TL alacaklı göründüğü, Davalıya ait 2017,2018,2019,2020 yılı defterlerinin açılış ve 2017,2018,2019 kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, 2020 ticari defter kapanış tasdik süresinin henüz dolmaması nedeni ile yaptırılmamış olmasının - olağan olduğu,defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, - Davalının ticari defterlerine göre, 31.12.2017 tarihi itibarı ile davacının davalıdan 18.142,63 TL alacaklı göründüğü, Taraflar arasındaki mutabakatsızlığın incelenmesi; Davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 37.421,26 TL alacaklı göründüğü, Davalı ticari defterlerine göre ise davacının davalıdan 18.142,63 TL alacaklı olduğu görüldüğünden taraflar arasındaki mutabakatsızlığın 37.421,26 - 18.142,63 = 19.278,63 TL olduğu, faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki mutabakatsizliğin 12.825,20 TL'lik kısmının önceki yıllardan geldiği, kalan kısmının ise davalı tarafından davacıya EURO olarak yapılan ödemelerin, taraflarca farklı kurlardan kaydedilmesinden ve davacı tarafça kaydedilen kur farklarından oluştuğu, Tarafların 2017 yılında Gelir İdaresi Başkanlığına yaptıkları Ba ve Bs bildirimlerinin mutabık olduğu, Faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Detayları yukarıda görüleceği üzere, hesaplanan avans faizinin 10.215,24 TL olduğu mütalaa edilmiştir.