8. Ceza Dairesi 2024/14494 E. , 2025/2198 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1016 E. 2021/1462 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/1016 Esas,2021/1462 Kara…
**8. Ceza Dairesi 2024/14494 E. , 2025/2198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1016 E. 2021/1462 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/1016 Esas,2021/1462 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/31431 sayılı evrakı ile evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57341 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önceden açılmış Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/74 esas sayılı dosyası bulunduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden, 26/09/2020 tarihli eylemi nedeniyle Bandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2020 tarihli ve 2020/5650 soruşturma 2020/2146 esas, 2020/1598 sayılı iddianamesi ile incelemeye konu Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1016 esas sayılı kamu davasının açıldığı, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/74 esas sayılı dosyasında ise, sanık hakkında daha önceden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ihlal ettiğinden bahisle açılan Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/250 esas sayılı dosyası bulunduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden kamu davası açıldığı, Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/250 esas 2019/397 sayılı kararının istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarih ve 2019/3659 esas 2021/65 sayılı kararı ile sanığın beraatına karar verilmesini takiben, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/74 esas sayılı dosyasında durma kararı verilmesi sebebiyle, incelemeye konu suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediğinden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmış olup, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmış ise de, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra ihlal nedeniyle açılan ilk davada sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından “durma kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Şüpheli hakkında 26.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2020 tarihli, 2020/5650 Soruşturma, 2020/2146 Esas, 2020/1598 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/1016 Esas, 2021/1462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62./1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, C.Şüpheli hakkında 29.06.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2014 tarih, 2014/29 Karar numaralı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 22.11.2018 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2019 tarihli, 2014/2332 Soruşturma, 2019/338 Esas, 2019/335 sayılı iddianamesi ile Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/250 Esas, 2019/397 Karar sayılı mahkumiyet kararının istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarih ve 2019/3659 Esas 2021/65 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu 29.06.2014 tarihli eylemine ilişkin beraatına, ihlal sayılan 22.11.2018 tarihli eylem yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açıldığı ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra ihlal nedeniyle açılan davada sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığı, kanun yararına bozma istemine konu 26.09.2020 tarihli eyleme ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasının dayanağın ortadan kalktığı, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığı anlaşılmakla, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B.Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/1016 Esas, 2021/1462 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.