12. Ceza Dairesi 2022/9340 E. , 2025/689 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2769 E., 2022/629 K. DAVA : 466 sayılı Yasa uyarınca tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki …
**12. Ceza Dairesi 2022/9340 E. , 2025/689 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2769 E., 2022/629 K. DAVA : 466 sayılı Yasa uyarınca tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 253.425 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının tutuklandığı bir kısım suç bakımından beraat ettiği ancak TCK'nın 146/3 maddesi uyarınca anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zaman aşımından düşme kararı verildiği, bu nedenle tutuklamaya konu tüm suçlar bakımından beraat kararı verilmediğinden bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın beraat kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık yasal süre açıldığına, davacı hakkında tutuklamaya konu suçlar bakımından zamanaşımından düşme ve beraat kararı verildiği, beraate konu suçlara ilişkin tazminata hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas - 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 765 sayılı TCK'nın 146, 448, 536 maddeleri ile 6136 sayılı Kanun ve 1402 sayılı Kanun ve 171 sayılı Kanun kapsamında yazılı suçlardan 08.02.1981-16.03.1990 tarihleri arasında 3323 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda yasadışı Dev-Sol örgütü üyesi olduğu sabit olmakla eylemlerinin 146/3. maddesi kapsamında kaldığından, anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, yasa dışı örgüt kurmak veya katılmak suçundan ise beraatine karar verildiği, her iki suç bakımından kararının 23.12.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında atılı diğer suçlar bakımından beraat kararı verildiği ancak bu kararların kesinleşme şerhlerinin bulunmadığı, bu itibarla kesinleşmeyen beraat kararları yönünden dava açma süresinin başlamadığı, davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinde beraat ettiği yasa dışı silahlı örgüte üye olma suçu dışında diğer suçlardan da tutuklandığı ve anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan zamanaşımından düşme kararı verildiği, bu haliyle tüm suçlar yönünden beraat etmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Karar başlığında dava konusu olarak ''466 sayılı Kanun gereği tazminat'' yerine, ''koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 466 sayılı Kanunun 1. madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; söz konusu Kanun'un 1/6 maddesinde "...Kanuna dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen... kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Bu itibarla somut olaya bakıldığında, davacı hakkında tazminata konu ceza davasında, tutuklamaya konu yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçu bakımından beraat kararı, anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği ve kararların 23.12.2019 tarihinde kesinleştiği, ayrıca dosya kapsamındaki Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas - 2009/390 Karar sayılı ceza dosyasının 15.12.2009 tarihli ilamı incelendiğinde, davacı hakkında atılı diğer tüm suçlar bakımından beraat kararı verildiği ancak kesinleşme şerhinin bu suçlar yönünden ayrı ayrı düzenlenmediği anlaşılmakla, beraate konu suçların kesinleşme tarihlerinin ilgili mahkemesinden sorulup, varsa kesinleşme şerhleri temin edilerek, tutuklamaya konu olup neticeten beraat edilen suç ya da suçlar bakımından tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.