12. Hukuk Dairesi 2013/2202 E. , 2013/11337 K. MAHKEMESİ : Orhangazi İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/11/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :6100 Sayılı HMK'nun 2…
**12. Hukuk Dairesi 2013/2202 E. , 2013/11337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Orhangazi İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/11/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :6100 Sayılı HMK'nun 294. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı kanunun 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Yine aynı Kanunun 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141.maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir. Somut olayda; kısa kararda itirazın kaldırılmasının reddi denildikten sonra "%20 İcra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine"şeklinde karar verilmesine karşın, gerekçeli kararın 2.bendinde "Davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yer olmadığına," karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. 10.4.1992 tarih ve 1991/7E.-1992/4K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni olup, bu durumda mahkemece, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da belirtildiği gibi, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. Ayrıca alacaklının icra mahkemesine başvurusu borçlunun takip dosyasına itirazının kaldırılmasına ilişkindir. Borçlu itirazında takip konusu belgedeki imzasına ve borca itirazlarını ayrı ayrı belirtmiştir. Mahkemece itirazın kaldırılması istendiğine göre HMK'nun 33. maddesi dikkate alınarak öncelikle imza itirazının incelenmesi, bu itiraz yerinde değilse borca itiraz incelenerek, istemin sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru değildir. Öte yandan, HMK'nun 297. madesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.