4. Hukuk Dairesi 2013/16011 E. , 2013/17668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekilleri Avukat ... tarafından, davalılar ..... A.Ş. vd. aleyhine 06/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat ile hukuka aykırılığın tespiti, saldırının önlenerek son verilmesi için yazıların yayından kaldırılması ve verilecek kararın belirtilen sitelerde ve en yüksek tirajlı iki gazetede yayınlanarak masrafın davalı üzerine bırakılması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargı
**4. Hukuk Dairesi 2013/16011 E. , 2013/17668 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekilleri Avukat ... tarafından, davalılar ..... A.Ş. vd. aleyhine 06/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat ile hukuka aykırılığın tespiti, saldırının önlenerek son verilmesi için yazıların yayından kaldırılması ve verilecek kararın belirtilen sitelerde ve en yüksek tirajlı iki gazetede yayınlanarak masrafın davalı üzerine bırakılması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının, hukuka aykırılığın tespiti, saldırının önlenerek son verilmesi için yazıların yayından kaldırılması ve verilecek kararın belirtilen sitelerde ve en yüksek tirajlı iki gazetede yayınlanarak masrafın davalı üzerinde bırakılması istemine yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-) Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, yayın yolu ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kabul edilmiş, hüküm davacı ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının ''www......com'' ve ''www.....com'' isimli internet sitelerinde 15/02/2012 tarihinde yayımlanan köşe yazılarının gerçekleri çarpıtan, hakaret ve iftira niteliğinde olduğunu, bu nedenle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili, yazıda davacıya yönelik iddia ve ithamların bulunmadığını ve bu hususun yazı içeriğinde belirtildiğini, mesleki sorunların ele alındığını, kimsenin hedef gösterilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davalı tarafından yazılan yazının içeriğinde yer alan ''...bizleri aklınca küçümseyenler, horlayıp dışlayanlar, bazen emir kulu olduklarını unutup bizleri başında olduğu kurumun gücünü de arkasına alıp terbiye etmeye çalışanlar'' şeklindeki ifadeler ile hukuka aykırı olarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle, manevi tazminata yönelik istemin kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu edilen ve davalı ... tarafından yazılarak söz konusu sitelerde yayımlanan yazıda; ''o haberi siteden çıkar yoksa... Bu ne cürret'' başlığının kullanıldığı; yazının içeriğinde, davalı ...'ın davacı vekili tarafından bir haberin yayından kaldırılması istemine yönelik gönderilen e-mail nedeniyle ve bu çerçevede mesleki sorunların kaleme aldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda; her ne kadar mahkemece, yazı içeriğinde geçen bazı ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenmiş ise de; davalı ... köşe yazarı olduğuna göre, basın özgürlüğü sınırları içerisinde, bir konu hakkında kendi eleştirisini de katarak yazı yazması doğaldır. Ayrıca yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yazarın kişisel değer yargısı niteliğindeki bazı ifadelerinin eleştiri sınırlarını aşan küçültücü ve hakaret niteliğinde olmayıp davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı; eleştiri sınırlarını aşmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek davacının manevi tazminata yönelik istemin tümden reddi yerine, kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI 5651 sayılı Yasanın çıkarılış amacı internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir. 5651 sayılı Yasanın 8. maddesi internet ortamında yapılan ve içeriği suç oluşturan yayınlarla ilgili erişimin engellemesini düzenlemiş olup bu suçlar ise maddede tek tek sıralanmıştır. Aynı Yasanın 9. maddesinde ise içerik nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin önce içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına müracaat etmesi gerektiği, iki gün içerisinde talebi yerine getirilmez ise 15 gün içinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını talep edebileceği düzenlenmiştir. Diğer yandan MK'nun 24. maddesine göre "hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir." MK 25 "Davacı hakimden, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir" hükümleri getirmiştir. Öğretide belirli bir olayı düzenleyen iki ayrı kanun aynı zamanda yürürlükte olduğu durumlarda yasaların olayı düzenleyen hükümleri arasında bir çelişki yoksa sorun da yoktur. Davacı dilerse 5651 sayılı Kanun gereğince Sulh Ceza Mahkemesine müracaat edebileceği gibi dilerse MK. hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesine başvurabilecektir. Kaldı ki 5651 sayılı Yasada belirlenen 15 günlük hakdüşürücü süreyi kaçıran davacının her zaman genel hükümlere göre mahkemeye dava açması da mümkündür. Davacı açıkça dilekçesinde MK'nun 24. ve 25. maddelerine dayanmıştır. Açıklanan nedenlerle dairemiz kararının 1 nolu bendine katılmıyoruz.13/11/2013