T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1843 KARAR NO : 2025/2309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/330 Esas DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ :…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1843 KARAR NO : 2025/2309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/330 Esas DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket vekili şirketin ortağı ve eski yetkilisi olan davalının şirket hesabından çekerek borçlandığı 4.913.862,06 TL'nin davalıdan tahsili amacıyla yapılan takibe davalı tarafça itiraz edilerek durdurulduğunu belirterek açmış olduğu itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkeme'nin 22/05/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının Sakarya 2. İcra Dairesinin 2024/14576 Esas sayılı dosyasından infazına hükmedilmiş ise de, davacı vekili tarafından bu karar Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2025/6761 Esas sayılı dosyasından infaz edilmiştir. Davacı vekilinin esas takibin devam ettiği dosyada yapılmayan bu infazın icra hükümlerine aykırı olduğu düşüncesiyle ayrıca başlattığı infazdan vazgeçerek -ilk karara dayanma ihtimali kalmadığından- mahkemeden tekrar aynı doğrultuda ihtiyati haciz kararı talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 23/06/2025 tarihli ara karar ile; "...1-Davacı vekilin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında KABULÜ ile; davalı ...'nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 4.913.862,06-TL alacağa yetecek tutarda davacı şirket lehine İHTİYATEN HACZİNE, 2-Dosyaya sunulmuş olan 28/05/2025 tarihli 737.079,30-TL tutarlı teminat mektubunun bu ihtiyati haciz kararı yönünden teminat olarak kabulüne, ayrıca tekrar teminat alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz kararının icra takibinin başlatıldığı Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2024/14576 Esas sayılı dosyasından infazına, 4-Alacaklı davacı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden kararın infazını istemediği taktirde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından ihtiyati haciz konulmasına ilişkin verilen ilk kararın; davacı tarafça icra takibinin başlatıldığı Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2024/14576 Esas sayılı dosyası üzerinden infaz edilmediğini, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekmekte iken; mahkemenin, davacı tarafın talebi üzerine -yeniden- ihtiyati haciz kararı verdiğini, ihtiyati haczin uygulanmasına ilişkin işlemlerin icra dairesince taraflarına tebliğ edilmediği ve davalının kasti bir şekilde mağdur edildiğini, ihtiyati haciz kararının, telafisi imkansız sonuçlara sebep olduğu ve davalının ticari faaliyetlerini durduracak şekilde hukuki ve fiili bir sonuç yaratıldığını, davalı ...'nin, kendisinin de halen %10 hissedarı olduğu davacı şirketin borçlusu olmadığını, borcun varlığının ne zaman doğduğu, miktarı, taraflarının dahi belirtilmeden ve buna ilişkin belge sunulmadan ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözde borca konu icra dosyasında davalının borçlu sıfatı bulunmuş olsa da, bu hususta henüz verilen bir kararın bulunmadığını, davacı tarafça ihtiyati haciz konulması için gerekli ve yeterli delilin sunulmadığını, yaklaşık ispatın oluşmadığı hususunun açık olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2025 tarihli ara karar, 2025/330 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı vekilin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında KABULÜNE karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket vekili şirketin ortağı ve eski yetkilisi olan davalının şirket hesabından kendi şahsına defalarca nakit akışı, kredi kartı ödemesi ve kredi ödemesi gerçekleştirmek suretiyle çektiği 4.913.862,06 TL'nin davalıdan tahsili amacıyla yapılan takibe davalı tarafça itiraz edilerek durdurulduğunu belirterek açmış olduğu itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, Mahkemece 22/05/2025 tarihli ara karar ile "Davacı tarafın dava dilekçesine ekli olarak sunduğu banka ödeme dekontları ile hesap hareketlerini gösterir listeye nazaran yaklaşık ispat şartı gerçekleştiğinden İİK'nın 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu değerlendirilmiş ve" talebin kabulüne karar verildiği, Mahkeme'nin 22/05/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının Sakarya 2. İcra Dairesinin 2024/14576 Esas sayılı dosyasından infazına hükmedilmiş ise de, davacı vekili tarafından bu karar Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2025/6761 Esas sayılı dosyasından infaz edildiğini, davacı vekilinin esas takibin devam ettiği dosyada yapılmayan bu infazın icra hükümlerine aykırı olduğu düşüncesiyle ayrıca başlattığı infazdan vazgeçerek -ilk karara dayanma ihtimali kalmadığından- mahkemeden tekrar aynı doğrultuda ihtiyati haciz kararı talep ettiği, Mahkemece 23/06/2025 tarihli ara karar ile aynı gerekçe ile talebin kabulüne karar verildiği, davalının itirazı üzerine 09/07/2025 tarihinde duruşma açılarak itirazın reddine karar verdiği, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257/1 maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". İİK'nın 257/2 maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder". İİK'nın 258/1 maddesi; "... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ..." hükmü düzenlenmiştir. Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir. İİK'nın 265-(1) maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta; davacı şirketin ortağı ve eski yetkilisi olan davalının şirket hesabından kendi şahsına defalarca nakit akışı, kredi kartı ödemesi ve kredi ödemesi gerçekleştirmek suretiyle 4.913.862,06 TL çektiği, davacı tarafın dava dilekçesine ekli olarak sunduğu banka ödeme dekontları ile hesap hareketlerini gösterir liste dikkate alındığında, davacının alacağını yaklaşık olarak ispat ettiğinin ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmelidir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin ve davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*