1. Hukuk Dairesi 2007/9815 E. , 2007/11607 K. "" MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan annesinin 342 ada 33 parsel 2 nolu dairesini davalı torununa satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin kendisinden mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, çekişme konusu taşınmazın temlikinin gerçek satış ol…
**1. Hukuk Dairesi 2007/9815 E. , 2007/11607 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan annesinin 342 ada 33 parsel 2 nolu dairesini davalı torununa satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin kendisinden mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, çekişme konusu taşınmazın temlikinin gerçek satış olup, murisin ölene kadar taşınmazda oturması kaydıyla 28.000.-YTL satış bedelini babasının verdiğini ve babasının alım gücünün bulunduğunu, iddiaların doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 342 ada 33 parsel 2 nolu bağımsız bölümün miras bırakan S.. A...tarafından 13.05.2004 tarihinde ve satış suretiyle davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikin, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.