8. Hukuk Dairesi 2022/3627 E. , 2024/7288 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/33 E., 2021/22 K. KARAR : Davanın kabulüne, davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davacı Hazin…
**8. Hukuk Dairesi 2022/3627 E. , 2024/7288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/33 E., 2021/22 K. KARAR : Davanın kabulüne, davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne, davacı gerçek kişilerin davası hakkında ise yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalılardan Mahmut ve müşterekleri vekili, davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalılardan Mahmut ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kadirli ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 179, 181 ve 182 parsel sayılı sırasıyla 404.600, 255.200 ve 166.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ..., kayıt miktar fazlasının adına tescili istemiyle; gerçek kişi davacılar ise, miras payları ve zilyetliğe dayalı olarak kadastro tespitine itiraz davası açmışlar ve yargılama sırasında davalar birleştirilmiş ve asli müdahil Orman İdaresi 21.04.2021 havale tarihli dilekçesiyle, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmış ve ayrıca dava konusu taşınmazlarda uygulama kadastrosu yapılarak eski 179 parsel yeni 148 ada 1 parsel, eski 181 parsel yeni 192 ada 1 parsel ve eski 182 parsel yeni 178 ada 1 parsel numarası almış, yüz ölçüm haneleri ise boş bırakılmıştır. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine, çekişmeli 404.600,00 metrekare yüz ölçümündeki eski 179 numaralı yeni 420.171,20 metrekare yüz ölçümündeki 148 ada 1 parsel numaralı, eski 255.200,00 metrekare yüz ölçümündeki 181 numaralı, yeni 252.275,24 metrekare yüz ölçümündeki 192 ada 1 parsel, eski 166.700,00 metrekare yüz ölçümündeki 182 numaralı yeni 167.784,31 metrekare yüz ölçümündeki 178 ada 1 numaralı parsellerin belirtilen paylar oranında tespit maliklerinin mirasçıları adına tapuya tesciline ilişkin önceki karar, davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/4069 Esas, 2019/1448 Karar sayılı ilamıyla; "... Mahkemece, tespite dayanak tapu ve vergi kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı, davacı ...'nin davasının, kayıt miktar fazlası kısma ilişkin olup Mahkemece, kayıt miktar fazlası bulunup bulunmadığı, varsa kayıt miktar fazlası üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde yeterli araştırma yapılmadığı, bu doğrultuda tespite dayanak tapu kaydı tüm tedavülleriyle getirtilerek tapu kaydının oluşum sınırlarının belirlenmediği, tapu kaydının doğu sınırını okuyan 'çömlekten gelen dere' nin, çekişmeli 179, 181 ve 182 parsel sayılı taşınmazların arasından geçen ve paftasında geniş bir alanı kapsayan dere olup olmadığının üzerinde durulmadığı, böylece tespite esas tapu ve vergi kaydının kapsadığı alanın usulünce belirlenmediği, ayrıca taşınmazların sınırlarında hükmen orman parseli ve fundalık bulunmasına rağmen usulünce orman araştırması da yapılmadığı açıklanarak, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, tespite dayanak tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtları getirtilerek tapu kaydı uygulaması yapılması, bu doğrultuda tapu ve vergi kaydında doğu sınırı okuyan 'çömlekten gelen dere' nin çekişmeli taşınmazların ortasından geçen dere olup olmadığının mahalli bilirkişilerden sorulup saptanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanının tanınması, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmesi, kök tapu kaydı sınırları ve miktarı itibariyle daha geniş alanı kapsamıyorsa, dayanak tapu ve vergi kaydının sınırlarının aynı olduğu nazara alınarak, aynı sınırları ihtiva eden kayıtlardan miktar olarak fazla olana değer verilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulması ve buna göre kaydın kapsamının belirlenmesi; kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden ise taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, yöntemince zilyetlik araştırması yapılması, orman mühendisi bilirkişiden dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığını bildirir, orman yasaları karşısında taşınmazların durumunu açıklar, ayrıntılı rapor alınması; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, zilyetlikle taşınmaz edinebileceklerinin kabulü halinde, her bir müşterek malikin ayrı ayrı 100 dönüm taşınmaz edinebileceği göz önüne alınarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki sınırı aşıp aşmadıklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, taşınmazın paylı olarak tesciline ilişkin hüküm kurulurken pay payda uyumsuzluğu yaratılarak, infazda tereddüt meydana getirilmesinin isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... Tespite esas alınan Mayıs 1315 tarih 7 numaralı sicilden gelen tapu kaydı ile 1937 ihdas tarihli 17 tahrir numaralı vergi kaydı hudutlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı ve dava dışı herhangi bir parsele revizyon görmedikleri, bu sebeple nizalı parsellere ait olduklarının kabulü gerektiği, kayıtların hududunda okunan çömelekten gelen derenin dava konusu 179 ile 181 parsellerin arasından geçen dere olmayıp dava konusu 179, 181, 182 parseller bir bütün kabul edildiğinde parsellerin batı hududunda kalan dere olduğu, hudutları çömelekten gelen dere, köse ... tarlası, harnup ağacı, düz kesme okunan kayıtların dört bir hududunun birden sabit olmamasından dolayı gayrisabit hudutlu kabul edilmesi gerektiği, gayrisabit hudutlar ihtiva eden kayıtların da 3402 sayılı Kadastro Kanunu madde 20/C uyarınca miktarları ile geçerli oldukları, tespite esas alınan tapu ve vergi kaydının hudutlarının aynı okuduğu, aynı yere ait kayıtlara ayrı ayrı kapsam tayin edilemeyeceği ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ve bozma ilamında da belirtildiği üzere aynı hudutları okuyan tapu ile vergi kayıtlarından miktarı fazla olana kıymet verileceği, tespite esas alınan mayıs 1315 tarih 7 numaralı sicilden gelen mayıs 1941 tarih 13 ile mart 1946 tarih 1 numaralı tapu kayıtlarının tesis kaydından itibaren 300 dönüm olan yüzölçümünün tapu kaydının eski tarihli olması sebebi ile dönümü 919 m2'den tahvil edilerek 275.700 m2'ye tekabül ettiği; tespite esas bir diğer kayıt olan 17 tahrir numaralı vergi kaydının ise 30 hektar olan yüzölçümünün 300.000 m2'ye tekabül ettiği, bu sebeple fazla olan 300.000 m2'nin kayıt miktarı olarak esas alınması gerektiği, kayda kapsamın ise sabit huduttan başlayarak tayin edilmesi gerektiği, nizalı parseller bir bütün olarak kabul edildiğinde ise dava konusu 179 numaralı parselin doğu hududunda bulunan ve tespiti kesinleşmiş olan komşu 178 numaralı parsel ile olan sınırının sabit sınır kabul edilerek bu sınırdan kapsam tayin edilmesi gerektiği, kapsam tayini bu şekilde yapıldığında kaydın kapsamının 179 numaralı parselin orman olan bölümüne de isabet etmediği, 179 numaralı parselin toplam yüzölçümünden orman olan yer ile kayıt miktarı çıkarıldığında geriye kalan bölümün miktar fazlası olduğu; dava konusu parsellerin bulunduğu köyde kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmadığı, nizalı parseller bir bütün kabul edildiğinde hudutta orman parseli de bulunması sebebi ile orman araştırması yapılması gerektiği, kesinleşmemiş orman kadastrosunun bulunduğu yerdeki nizalı taşınmazların orman tahdit haritasında orman dışında bırakılıp bırakılmadığına bakılmaksızın hukuki ve fiili orman araştırması yapılması gerektiği, dava konusu parsellerden 179 numaralı parselin (C) harfi ile, 182 numaralı numaralı parselin (A) harfi ile, 181 numaralı parselin ise E harfi ile gösterilen bölümlerinin eğimlerinin %12'den fazla olduğu, eğimin %12'den fazla olması sebebi ile toprak muhafaza karakteri taşıdıkları, su ve toprak rejimine zarar veren yapıda oldukları, toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin ise orman olarak sınırlandırılması gerektiği, bilimsel yönden de eğimi %12'den fazla olan taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığının kabul edildiği ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman olarak sınırlandırılmalarının zorunlu olduğu, bu tür yerlerin orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olmasının orman olma niteliğini kaldırmayacağı, bunun yanı sıra bu bölümlerin üzerinde eski hava fotoğraflarında orman bitki örtüsü bulunduğunun tespit edildiği, orman bitki örtüsü olmasaydı dahi orman bitki örtüsünün yok edilmesinin o yerin orman vasfını yitirmesine sebep olmayacağı, zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkralarının Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 tarih 31-13 esas-karar; 14/03/1989 tarih 35-13 esas-karar ve 13/06/1989 tarih 7-25 esas-karar sayılı ilamları ile iptal edildiğinden ve kalan fıkraların da 03/03/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, netice itibari ile nizalı parsellerin bu kısımlarının orman olduğu, ormanların ise Devlete ait olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağı; nizalı parsellerden 179 numaralı parselin orman olan bölümü ile kayıt kapsamında kalan bölümü dışındaki kısmı ile 181 ile 182 numaralı parsellerin orman olan bölümleri dışındaki kalan kısımları için zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadıkları ile zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği, 179 numaralı parselin bu mahiyetteki bölümünün en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1948 yılına ait hava fotoğrafında tarla olarak gözüktüğü, 181 ile 182 numaralı parsellerin orman olmayan bölümlerinin 1948 yılına ait hava fotoğrafında bir kısmının hali arazi, bir kısmının ise fundalık-çalılık olduğu ve bu kısımlarda imar ihyanın henüz tamamlanmamış olduğu, bu sebeple tespit tarihi olan 1960 yılı itibari ile bu yıldan geriye doğru 20 yıl gelindiğindeki yıl olan 1940 yılı itibari ile imar ihyanın tamamlanarak tespit tarihine kadar 20 yıl boyunca sürdürülmesi gerekli zilyetlikle iktisap koşullarının sağlanamadığı, yine aynı tarihli hava fotoğraflarına göre 181 ile 182 numaralı parsellerin orman olmayan bölümlerinde kalan bir kısım yerin tarla olduğu, bu bölümler ile 179 numaralı parselin orman olmayan ve kayıt kısmında da kalmayan miktar fazlası bölümü hakkında tapulama tespitinden geriye doğru 20 yıldan tapulama tespit tarihine kadar nizasız ve fasılasız ekonomik amaca uygun zilyetliğin maddi olaylara dayalı olarak şüpheye yer bırakmaksızın ispatlanamadığı, nizalı parsellerin orman olmayan bölümleri hakkında zilyetlikle iktisap koşulları sağlanamadığından dosya arasında mevcut ve niza teşkil eden Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.1942 tarih 1942/10 esas 1942/24 karar sayılı müdahalenin önlenmesi davasına konu edilen ve davalı parsellerin hudutları içerisinde kalan nizalı 20 dekarlık alanın tespiti cihedine gidilmesine gerek olmadığı kanaatine varıldığı ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar ..., ..., ... , ... (vekili ...)'nın davalarının sübuta ermediğinden reddine karar verilen 1982/205 esas 2015/7 karar sayılı hükmü temyiz etmediklerinden haklarındaki hüküm kesinleşmekle davaları hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Sumbas ilçesi (tespit tarihinde Kadirli ilçesi) ... köyü eski 179, 181, 182 parsel numaralı taşınmazların tapulama tespitlerinin iptaline, Sumbas ilçesi ... köyü 255.200 m2 yüzölçümündeki eski 181 parsel yeni 192 ada 1 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 03.02.2021 havale tarihli raporuna ekli krokide; (E) harfi ile gösterilen 62.823,18 m2'lik bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (F) harfi ile gösterilen 189.887,42 m2'lik bölümünün tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Sumbas ilçesi ... köyü 166.700 m2 yüzölçümündeki eski 182 parsel yeni 178 ada 1 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 03.02.2021 havale tarihli raporuna ekli krokide; (A) harfi ile gösterilen 108.664,32 m2'lik bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 59.408,63 m2'lik bölümünün tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Sumbas ilçesi ... köyü 420.171,21 m2 yüzölçümündeki eski 179 parsel yeni 148 ada 1 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 23.03.2021 havale tarihli raporuna ekli krokide; (C) harfi ile gösterilen 116.937,54 m2'lik bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (H) harfi ile gösterilen 4.015,70 m2'lik bölümünün tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (G) harfi ile gösterilen 300.000,00 m2'lik bölümünün ise tamamı 2.767.564.800 hisse kabul edilerek tarla vasfı ile; 25.225.200 hissesinin ...'ya, 25.225.200 hissesinin ...'ya, 25.225.200 hissesinin ...'ya, 25.225.200 hissesinin ...'ya, 25.225.200 hissesinin ...'e, 25.225.200 hissesinin ...'ya, 6.306.300 hissesinin ...'a, 4.729.725 hissesinin ...'a, 4.729.725 hissesinin ...'a, 4.729.725 hissesinin ...'ya, 4.729.725 hissesinin ...'na, 3.153.150 hissesinin ...'e, 3.153.150 hissesinin ...'e, 3.153.150 hissesinin ...'ya, 3.153.150 hissesinin ...'a, 3.153.150 hissesinin ...'ya, 3.153.150 hissesinin Keziban Küşmüş'e, 3.153.150 hissesinin ...'ya, 3.153.150 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'e, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'a, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin ...'ya, 16.687.440 hissesinin Raziye Aktaş'a, 11.642.400 hissesinin ...'ya, 11.642.400 hissesinin ...'a, 11.642.400 hissesinin ...'na, 33.633.600 hissesinin ...'ya, 33.633.600 hissesinin ...'ya, 33.633.600 hissesinin ...'ya, 33.633.600 hissesinin ...'a, 33.633.600 hissesinin ...'ya, 7.207.200 hissesinin ...'ya, 13.213.200 hissesinin ...'ya, 13.213.200 hissesinin Hümeyra Çullu'ya, 24.594.570 hissesinin ...'a, 24.594.570 hissesinin ...'a, 24.594.570 hissesinin ...'e, 24.594.570 hissesinin ...'a, 98.378.280 hissesinin ...'ya, 98.378.280 hissesinin ...'na, 98.378.280 hissesinin ...'a, 98.378.280 hissesinin ...'na, 17.567.682 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'e, 4.791.138 hissesinin ...'ya, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'a, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'na, 4.791.138 hissesinin ...'na, 79.279.200 hissesinin ...'ya, 79.279.200 hissesinin ...'ya, 21.621.600 hissesinin ...'ya, 10.810.800 hissesinin ...'e, 10.810.800 hissesinin ...'ya, 10.810.800 hissesinin ...'e, 10.810.800 hissesinin ...'e, 10.810.800 hissesinin ...'ya, 10.810.800 hissesinin ...'ya, 19.819.800 hissesinin ...'ya, 14.864.850 hissesinin ...'ya, 14.864.850 hissesinin ...'e, 14.864.850 hissesinin ...'a, 14.864.850 hissesinin ...'e, 19.819.800 hissesinin ...'ya, 19.819.800 hissesinin ...'ya, 19.819.800 hissesinin ...'ya, 19.819.800 hissesinin ...'ya, 28.828.800 hissesinin ...'na, 28.828.800 hissesinin ...'e, 28.828.800 hissesinin ...'a, 47.174.400 hissesinin ...'ya, 47.174.400 hissesinin ...'ya, 47.174.400 hissesinin ...'ya, 47.174.400 hissesinin ..., 47.174.400 hissesinin ..., 47.174.400 hissesinin ...'ya, 47.174.400 hissesinin ...'na, 47.174.400 hissesinin ...'ya, 6.739.200 hissesinin ...'ya, 6.739.200 hissesinin ...'a, 6.739.200 hissesinin ...'a, 6.739.200 hissesinin ...'e, 6.739.200 hissesinin ...'ya, 6.739.200 hissesinin ...'ya, 6.739.200 hissesinin ...'ya, 11.793.600 hissesinin ...'ya, 7.076.160 hissesinin ...'a, 7.076.160 hissesinin ...'a, 7.076.160 hissesinin ...'ya, 7.076.160 hissesinin ...'ya, 7.076.160 hissesinin ...'ya, 7.076.160 hissesinin ...'a, 9.500.400 hissesinin ...'ya, 9.500.400 hissesinin ...'ya, 9.500.400 hissesinin ...'a, 9.500.400 hissesinin ...'a, 9.500.400 hissesinin ...'ya, 9.500.400 hissesinin ...'a, 9.500.400 hissesinin ...'ya, 9.500.400 hissesinin ...'ya, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'na, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'ye, 15.615.600 hissesinin ...'ya, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'ya, 3.903.900 hissesinin ...'e, 2.927.925 hissesinin ...'a, 2.927.925 hissesinin ...'e, 2.927.925 hissesinin Özge Yenigün'e, 2.927.925 hissesinin ...'e, 35.135.100 hissesinin ...'e, 26.351.325 hissesinin ...'e, 26.351.325 hissesinin ...'ye, 26.351.325 hissesinin ...'e, 26.351.325 hissesinin ... Eyvaz'a, 15.615.600 hissesinin ...'a, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'e, 15.615.600 hissesinin ...'e, 3.903.900 hissesinin ...'ye, 3.903.900 hissesinin ...'ya, 3.903.900 hissesinin ...'a, 3.903.900 hissesinin ...'ye, 24.008.985 hissesinin ...'e, 4.229.225 hissesinin ...'e, 4.229.225 hissesinin ...'e, 4.229.225 hissesinin ...'e, 35.135.100 hissesinin ...'e, 21.081.060 hissesinin ...'e, 21.081.060 hissesinin ...'e, 21.081.060 hissesinin ...'e, 21.081.060 hissesinin ...'e ait olmak üzere tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalılardan ... ve müşterekleri vekili ile davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1997 yılında yapılan eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. 1. Davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...' in aleyhlerine verilen bir önceki hükmü temyiz etmedikleri, bu doğrultuda davanın diğer tarafları lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, temyize konu hükümde de aleyhlerine yeni bir durum yaratılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan anılan davacıların temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında asli müdahil Orman İdaresi vekili ile davalılardan Mahmut Çullu ve müşterekleri vekilinin tüm, davacı ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz / taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 148 ada 1 parsel (eski 179 parsel) sayılı taşınmazın G ile gösterilen bölümü yönünden toplam 2.767.564.800 pay kabul edilmesine rağmen, dayanak tapu kayıt maliklerinin mirasçıları adına 2.774.640.960 payın tesciline karar verilmek suretiyle, payda ve paylar toplamında eşitsizlik yaratılarak infazı kabil olmayacak biçimde hüküm tesis edilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...' in temyiz dilekçesinin REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Orman İdaresi vekili ile davalılardan ... ve müşterekleri vekilinin dava konusu 192 ada 1 ve 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA; Davalılardan ... ve müşterekleri vekilinin, dava konusu 148 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (C) ve (H) harfleriyle gösterilen bölümlerine, asli müdahil Orman İdaresinin aynı taşınmazın (G) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının, davacı ... vekilinin ise yine aynı taşınmazın (G) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı ... vekilinin 148 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının, yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...' e iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.