DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/130 E. , 2024/411 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/130 Karar No : 2024/411 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2021/287, K:2022/3797 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/130 E. , 2024/411 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/130 Karar No : 2024/411 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2021/287, K:2022/3797 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptali ile şahsi haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti :Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2021/287, K:2022/3797 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, hakkında açılan ceza soruşturmasının ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden,davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt kontenjanından Yargıtay üyesi seçildiğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Yargıtay üyeliğine (örgüt kontenjanından) seçilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı, Davacının kızı ile örgütün eğitim biriminin ilgilenmesi hususu yönünden, bu durumun anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı şahsi haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacının 15 Temmuz 2016 tarihindeki görevi yargıtay üyesi olduğundan hakkındaki iddialarda Yargıtay Kanunu'nun 46. maddesindeki usullere aykırı davranıldığı, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın, davacı hakkında terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiası ile ilgili somut bir delil bulunmadığından hakimlik mesleğinden ve kamu hizmetinden süresiz çıkarılma işleminin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına açıkça aykırı bir işlem olduğu, dava konusu HSK Genel Kurul kararının, disiplin cezası niteliğinde olan göreve son verme işlemi olduğu açık olduğundan, 6087 ve 2802 sayılı Yasada belirtilen usul ve haklar ile 2797 sayılı Yargıtay Kanununun uygulanması ve tanınması yasal bir zorunluluk olup, dava konusu idari işlemin ve Danıştay Beşinci Dairesi kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu, davacının bir kısmını hiç görmediği ve tanımadığı tanıkların hakim huzurunda tespit edilmemiş, yer, zaman ve somut açıklama niteliği taşımayan ve sırf ifade sahiplerini cezadan kurtarmaya matuf beyanlarına dayanılarak karar verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğu, hakkında yapılan işlemler ve mesnet gösterilen düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, yasal sayılmayan yollarla ele geçirilen üçüncü şahıslar arasında yapılmış ByLock mesajlarında kızının o tarih itibarıyla suç olarak değerlendirilebilecek bir eyleminden dahi bahsedilmediği, davacının 30 yıla yakın görevi süresince hiçbir şekilde anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, yürürlükteki yasalara aykırılık teşkil eder mahiyette herhangi bir oluşum veya örgüt içinde olmadığı, yasadışı herhangi bir örgütle üyelik, mensubiyet, iltisak ve irtibat anlamında bir bağı ve ilişkisi olmadığı, meslekten çıkarılmaya dayanak olarak davalı idarece karar tarihinden sonra karar gerekçesi olarak ileri sürülen soyut ve genel açıklamalar ve olaylarla herhangi bir ilgisinin olmadığı, Danıştay Beşinci Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, Daire kararında da belirtildiği üzere davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında ceza soruşturmasının devam etmekte olduğu anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza soruşturmasının sonuçlanmasının beklenilmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/05/2022 tarih ve E:2021/287, K:2022/3797 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.