T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/412 KARAR NO : 2026/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/412 KARAR NO : 2026/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2017/762 Esas - 2023/816 Karar ASIL DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali BİRLEŞEN DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; davalı şirketler ...-... İş Ortaklığı ile müvekkili şirket arasında 10.10.2016 tarihinde akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkilinin, “Gölbaşı Kültür Merkezi İnşaatı, kalıp, demir, beton imalatlarının birim fiyatla yapım işi'ni üstlendiğini, iş programı, işin teknik ve uygulama detaylarının sözleşme eki niteliğinde olup, müvekkilince taahhüt edilen imalatların işbu detaylar dikkate alınarak, inşaat ve fen usullerine uygun biçimde yapıldığını, Sözleşme 2. Maddesi ile yaklaşık 10.000,00 m2 olarak belirlenen “Kalıp, demir, beton ve imalatların yapılması” işinin metrekare başına 55,00 TL birim fiyat ile yapılması konusunda 550.000,00 TL + KDV yaklaşık maliyet belirlenmiş olduğunu, müvekkilinin toplamda 10.490,00 m2 imalat yaparak alacağını talep ettiğinde davalıların 22.06.2016 tarih 2017/22 sayılı sözleşme feshini bildirir yazı gönderdiğini; ardından yapılan şifahi görüşmelerde de anılan ücreti ödemeyeceklerini müvekkiline bildirmiş olduklarını, talepleri ile Gölbaşı SHM 2017/29 D. İş dosyası ile sözleşmeye binaen yapılan iş ve imalatların ve bu imalatlara karşılık gelen bedelin tespiti yapıldığını; 06.07.2017 tarihinde inşaat mühendisi bilirkişi - tarafından hazırlanan raporu ekte sunduklarını; Tespit raporunda müvekkilinin yaptığı iş bedelinin 577.001,70 TL olarak tespit edildiğini ve bu bedelin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalılara teslim edilen işler ile ilgili sırası ile; 14.12.2016 tarihli toplu hakedişe ilişkin 102.332,00 TL bedelli 14.12.2016 tarihli, 21.12.2016 tarihli 2 nolu hakedişe ilişkin 79.399,63 TL bedelli 31.12.2016 tarihli, 28.02.2017 tarihli 3 nolu hakedişe ilişkin 139.908,37 TL bedelli 28.02.2017 tarihli, 31.03.2017 tarihli 4 nolu hakedişe ilişkin 59.232,36 TL bedelli 31.03.2017 tarihli, 23.08.2017 tarihli 5 nolu hakedişe ilişkin 285.281,27 TL bedelli 23.08.2017 tarihli faturaların tanzim edildiğini, bu faturalar neticesinde davalılarca ödenen miktar düşüldüğünde müvekkiline ödenmesi gereken KDV hariç net alacağın 195.036,26 TL olduğunun belirlendiği, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17795 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını; davalıların alacağın tamamına ve ferilerine itiraz etmeleri ile takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile devamına, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılar vekili; davacının kötü niyetli ve hasız kazanç elde etme çabasının sözleşmenin hemen akabinde başlamış ve işbu dava açılması ile devam etmiş olduğunu; davacı iddiasının aksine müvekkillerince fazla ödeme yapılmış ve davacının tutumundan dolayı müvekkillerinin büyük maddi zarara uğradıklarını ve ticari itibarlarının zedelendiğini; bu husustaki tüm zarar ve yapılan fazla ödemelerin tazmin hakkını saklı tuttuklarını, davacının dava konusu işleri sözleşmede belirlenen iş programına uygun olarak yapmadığı, sözleşmede belirlenen sürede tamamlamadığını, davacının işi terk etmesi üzerine Müvekkili şirketlerin davacı ile aralarında yapılan sözleşmenin 6.1.2. maddesine göre 22.06.2017 tarihli ve davacıya gönderdikleri ihbarname ile sözleşmeyi feshettiklerini bildirerek; İdare ile yapılan sözleşmeye göre ivedilikle hem gecikilen işleri tamamlaması gem de iş programına yetişmesi için davacının bıraktığı işleri tamamlamak üzere yeni bir taşeron ile anlaştıklarını, davacının yükümlülüğündeki işleri terk ettiğinde, sözleşme konusu işi ifa etmek için kullandığı malzemeleri de şantiye sahasında bırakmış ve davacıya ulaşılamadığı gibi bu malzemelerin şantiye sahasından alınması için de hiçbir girişimde bulunulmamış olduğunu; oysa sözleşmeye göre söz konusu malzemelerin sökülerek şantiye sahasından temizlenmesi yükümlülüğünün de davacıya ait olduğunu, davacının işe devam ederken işi geciktirmesi sebebiyle davacıya destek olmak amacıyla müvekkillerince davacının işi için malzeme alınmış, davacı çalışanlarının SGK, maaş ve diğer işçilik ödemeleri yapılmış olduğunu, davacının kendi işçileri için yapılan ödemeler toplamının 53.297,09 TL olduğunu, bununla birlikte davacının sözleşmeye göre kendisinin ödemesi gereken işçilerinin SGK primleri ve işçilik alacakları olarak toplam 19.938,81 TL'nin müvekkillerince ödenmiş olduğunu, davacıya teslim edilmek üzere alınan malzeme faturaların toplamının nakliye bedeli dâhil 113.582,14 TL olduğunu, davacının 22.06.2017 tarihinde şantiyeyi terk ettiğinde bile işin gerçekleşme oranının 9625 seviyesinde olduğunu; fakat iş programına göre bu tarihte işin 9065 seviyesinde olması gerektiğini; dolayısıyla tarafların 30.03.2017 tarihine kadar sadece 10.000 m2 miktarlı iş yapılması yönünde anlaşmadığının aşikâr olduğunu, davacının işi terk etmesinden sonra yeni taşeron ve çalışanları için yapılan yaklaşık 240.000 TL bedelin de davacının alacaklarından düşülmesi gerektiğini, davacının işi terk etmesi sonrasında işin devamlılığını sağlamak için müvekkillerince 18.764 TL tutarında malzeme alındığını, davacının iddiasının aksine müvekkillerinin davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı konumunda olduklarını, davacı için çalıştığı süre boyunca yapılan ödemeler ve davacının işi geciktirip en sonunda da terk etmesi neticesinde davacının müvekkillerine 253.227,68 TL borçlu olduğunu, davacının işi geciktirmesi neticesinde sözleşmenin 6.3. maddesine göre 99.000,00 TL tutarında davacının müvekkil şirketlere cezai şart bedeli ödemesi gerektiğini, bununla birlikte davacının iş güvenliği tedbirlerini eksik almış olması sebebiyle müvekkili şirkete ÇSGB tarafından kesilen 4.000 TL'nin yine sözleşmeye göre davacının alacaklarından düşülmüş olduğunu, kullanılan fazla sıva malzemesi bedeli ve bu eksik ve ayıplı imalatın giderilmesi için müvekkili şirketlerce 17.500 TL ekstra ödeme yapılmak mecburiyetinde kalınmış olduğunu, davacının kötü niyetli ve gerçeği yansıtmayan beyanlarına bir yenisini ekleyerek Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/29 D. iş sayılı tespit dosyasında bilirkişi raporuna tarafımızca itiraz edilmediğini iddia etmiş ve böylece bilirkişi raporunun taraflar açısından kesinleştiğini, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna süresi içinde 22.08.2017 tarihinde taraflarınca itiraz edilmiş olup Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/29 D. iş sayılı dosyasında itirazlarının mevcut olduğunu, davacının sözleşme konusu işleri geciktirmesi ve en sonunda işi yarım bırakarak terk ettiğini ileri sürerek, eksik ve ayıplı imalatları, sözleşme kapsamında işlemiş cezai şart nedeniyle uğradıkları zararlar ile birlikte ileride bu nedenle doğacak zararlarını talep ve sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ANKARA 11. ATM'NİN 2018/449 ESAS SAYILI DOSYASINDA; İDDİA : Davacı vekili; davalılar ... İnşaat Taahhüt Enerji San ve Ticaret Ltd. Şti ve ... Petrol Ürünleri Pazarlama Demir Çelik Madencilik İnş. Nakl. Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden oluşan iş ortaklığı (... - ... iş ortaklığı) ve müvekkil şirket arasında 10.10.2016 tarihinde akdedilen sözleşmeye istinaden müvekkil "Gölbaşı Kültür Merkezi İnşaatı kalıp, demir, beton imalatlarının birim fiyatla yapım işini üstlendiğini, anılan sözleşme kapsamında tüm imalatlar sözleşmeye ve inşaat usullerine uygun olarak tamamlandığını, müvekkili şirket sözleşmede belirlenen tüm imalatları tamamlanmasından sonra ek imalatlarını yaparken inşaat sahasına davalılar tarafından aynı iş kalemleri için farklı bir ekip gönderildiğini ve davalılar tarafindan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla alıkonulan inşaat malzeme bedeli olan 6.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... Petrol Ürünleri Paz. Demir Çelik Md. İnş. Nak. Tic. San. A.Ş. vekili; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/762 E. Sayılı dosyası ile davacı tarafından davalılar aleyhine işbu dava konusunun da kaynağı olan Gölbaşı Belediyesi Kültür Merkezi inşaatındaki kalıp demir ve beton imalatlarının yapımı sözleşmesine konu işlere ilişkin kendisine eksik ödeme yapıldığı iddiası ile eksik ödenen bedelin ödenmesi talepli olarak dava açıldığını, dolayısıyla bu iki dava da, sözleşme konusu işlerin davacı tarafından geciktirilmesi ve sonrasında terkedilmesi neticesinde doğan ihtilaf sebebiyle açıldığını savunarak, iki dava arasında bağlantı bulunması sebebiyle HMK madde 166 gereği işbu davanın Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/762 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Taah. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti bir savunma yapmamış, bu davalının davanın reddini istediği kabul edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Mahkememizin asıl dava dosyasında ; davacı , davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile Gölbaşı Kültür Merkezi inşaatı kalıp demir, beton imalatlarının birim fiyatla yapılması hususunda 10/10/2016 tarihinde anlaşıldığını, müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde 10.490,00 m2 imalat yapıldığını, müvekkili tarafından iş yapıldığı halde davalıların sözleşmeyi feshettiklerini, yapılan iş karşılığı kesilen faturaların bakiye bedelinin ödenmediğini, başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerinden bahisle Ankara 27 İcra Müdürlüğünün 2017/17795 sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Yine birleşen dosyada ; aynı eser sözleşmesinden kapsamında davacı taşeron tarafından iş mahalline getirilen malzemelerin davalı yanca iade edilmemesi nedeni ile bedellerinin davalından tahsili istenmektedir. Davalılar ise, davacının yaptığı işler nedeni ile alacağının olmadığını, delil tespit raporunda belirtilen miktar kadar iş yapılmadığını, davacının adına ödemeler yapıldığını, davacının işi terk etmesinden sonra işin devamı için işçilere ödeme yapıldığını, iş mahalline getirilen malzemelerin bir kısmının kendileri tarafından getirildiğini, hepsinin davacıya ait olmadığını ileri sürmüştür. Uyuşmazlık sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının sözleşmedeki edimini eksiksiz ve zamanında ifa edip etmediği, ayıp ve eksiklik olup olmadığı, davacının yaptığı imalatın miktarı, davacının imalattan kaynaklı davalılardan icra takip tarihi itibari ile alacaklı olup olmadığı ve birleşen dosya kapsamında davacı taşeron tarafından iş mahallinde bırakılan malzemelerden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dosya kapsamında tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Yine dosya kapsamında 3 farklı bilirkişi heyetinden raporlar alınmıştır. Dosya kapsamında davacı ile davalı iş ortaklığı arasında 10/10/2016 tarihinde Gölbaşı Belediyesi Kültür Merkezi İnşaatındaki 10.000 m2 kalıp ,demir ve beton işlerinin 55.00 TL/m2 birim fiyatla davacı şirket tarafından taşeron sıfatı ile yapılması için sözleşme kurulmuştur. Sözleşmenin 6 maddesine göre, sözleşmenin imzalandığı gün itibari ile yapım işleri genel şartnamesine göre yer teslimi yapılmış sayılarak işe başlanacağı, taşeronun taahhüdün tümünü 30/07/2017 tarihine kadar tamamlayarak geçici kabule hazır hale getireceği düzenlenmiştir. Yine sözleşmenin 6 maddesinde; taşeronun mücbir sebep ve mutabakat hali hariç olmak üzere süresi içerisinde işi tamamlayamadığı ya da iş programına uyum kontrollerinde işveren işin zamanında tamamlanmayacağına kanaat getirir ise işverenin sözleşmeyi taşeronun kusuru sebebi ile hiç bir ihtar, ihbar, hükme gerek duymaksızın tek taraflı olarak feshedebileceği, uğradığı zararı talep etme hakkı olduğu, taşerona işten el çektirerek şantiyeden uzaklaştırmak ve malzemelere el koymak hakkına sahip olduğu, gerektiğinde taşeron an ve hesabına işi tamamlatmak ya da kendi nam ve hesabına başka firmaya yaptırmak hakkına sahip olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır. Gölbaşı Belediyesinin 04/05/2017 tarihli yazısı ile iş ortaklığına, idareye sunulan iş programının gerisinde olduğuna, söz konusu yapım işinde işçi makine, ekipman miktarının arttırılıp hızlandırılıp onaylı iş programı doğrultusunda iş gerçekleşme oranlarının sağlanması hususunda yazı yazıldığı, İş ortaklığının da bu yazı üzerine, davacı şirkete 11/05/2017 tarihli yazı ile; işlerin iş programına göre ilerlemediği, işin süresinin dolduğu, bu hususta idarenin kendilerine yazı gönderdiği, işlerin 15 gün süre içerisinde bitirilmesi gerektiği, işin süresi içinde bitirilmediği takdirde sözleşmenin feshedilip teminatın gelir kaydedileceği, kalan işlerin namı hesabına yaptırılacağı belirtilmiştir. Gölbaşı Belediye Başkanlığının Fen işleri Müdürlüğünün 04/05/2017 tarih 8468 yazı ekindeki bulunan onaylı detay iş programına göre iş ortaklığının uhdesinde bulunan inşaatın kaba inşaat işlerinden beton kalıp demir işlerinin bitim tarihinin 20/05/2017 tarihi olduğu, Taraflar arasında imzalana sözleşmede taşeronun 30/03/2017 tarihine kadar taahhüdün tümünü tamamlayarak geçici kabule hazır hale getireceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ihtilafsız olarak düzenlenen ve faturaya bağlanmış hak edişlere göre yapılan işin miktarı, tutarı kesintileri ve ödenecek net hak ediş tutarı 3. Bilirkişi heyetinden alınan 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Buna göre 31/03/2017 tarihi itibari ile taraflarca ihtilafsız olarak belirlenen 4 numaralı hak edişe göre 31/03/2017 tarihine kadar gerçekleştirilen imalat tutarı 6.050,34 m2 olup, sözleşmeye göre gerçekleşme oranı 6.054 ,34 /10.000 = 0,6050 yani %60,50 seviyesindedir. Bu durumda davacı 30/07/2017 tarihine kadar tamamlaması gereken inşaatı tamamlayamamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu değerlendirilmiştir. Yine dosya kapsamında bulunan belgelerden; Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesince 30/06/2017 tarihinde mahallinde yapılan keşifte yapılan tespit üzerine düzenlenen 05/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda 30/06/2017 tarihi itibari ile yapılan işin miktarının 10.490,94 M2 olduğunun tespit edildiği, davacının imalatın 10.490,00 m2'sini kendisinin yaptığını ileri sürdüğü, davalıların ise 08/06/2017 tarihinde B blok kalıp işçiliği konusunda ... ile sözleşme imzalandığını 09/06/2017 tarihinde 14 işçi , 10/06/2017 tarihinde 3 işçi, 14/06/2017 tarihinde 1 işçi olmak üzere bu tarih itibari le 18 işçinin işe giriş yaptığını, sonra yapılan işlerin davacı tarafından değil yeni ekip tarafından yapıldığını iddia etmiştir. Dosyamız kapsamında alınan 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda kalıp işçiliği için 08/06/2017 tarihinde başka taşeron ile sözleşme yapılmış olduğu, işçilerin işe giriş yaptığı, 09/706/2017 tarihinden sonra yapılan işlerin yeni ekip tarafından yapıldığının kabulü gerektiği belirlenmiştir. Dosya kapsamında alınan 09/02/2023 tarihli rapor ve itirazları karşılar ek rapor; itirazları karşıladığından ve çelişkileri giderdiğinden hükme esas alınmıştır. Davacı yüklencinin sözleşmeden kaynaklanan edimini süresi içerisinde tam olarak yerine getirmediği, davalı iş sahibini de sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, fesihten sonra kalan işi davacı nam ve hesabına 3. Kişiye yaptırdığı, davacı işi tamamlamış olsaydı davalının ödeyeceği tutar ile kalan işin yaptırılması nedeni ile davalının ödediği miktarın daha fazla olduğu, SGK tarafından kesilen idari para cezası ile sözleşmeden kaynaklanan davacı aleyhine cezai şarta ilişkin alacaklar göz önüne alınarak kesin hesap çıkarıldığında davacının asıl davada alacaklı değil borçlu olduğu tespit edilmiştir. Yine birleşen dosya kapsamında kendisine iade edilmeyen inşaat malzeme bedellerinin talep edildiği, dosya kapsamında bulunan Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/33 değişik iş sayılı dosyasında 07/08/2017 tarihli raporda inşaat malzemelerine ilişkin bir takım tespitler yapılmış ise de; miktarlar itibari ile tespit yapılmadığı, genel ifadeler kullanıldığı, sahada tespit yapılarken tespit tarihinde şantiyede hangi cins ne kadar kullanılacak ve ne kadarı kullanılabilecek durumda olan malzeme metrajının yapılmadığından herhangi bir hesaplama yapılamadığı, önceki bilirkişiler faturalardaki malzemelerin kullanılmamış halindeki 214.043,52 TL iken yaklaşık 10.500 m2 imalat yapıldıktan sonra bu malzemelerin bütün metraj özelliğini koruduğunu kabul edilmesinin mümkün olmadığını 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yine önceki bilirkişi heyetinin 05/10/202 tarihli raporunda da teknik bilirkişinin raporda birleşen davaya konu malzemelerin kullanıma uygun olanların sahada tespiti yapılmadığından hurda olarak değerlendirilmesi ve fiyatlandırma yapılamayacağı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1.2 maddesinde de iş verenin ...taşerona işten el çektirerek şantiyeden uzaklaştırmak ve malzemelere el koymak ... Hakkına sahip olduğu şeklindeki düzenlemenin gözetildiği" gerekçesi ile, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve birleşen dosya davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıların taraflar arasında aktedilen dava konusu sözleşmeyi haklı nedenle feshetmediklerini, hiç bir altyapı ve tesisat sağlanmayan şantiye alanında 4 ay süre imalatların yapılmadığını, A ve B blok inşaat dolgularının hazır halde 28/04/2017 tarihinde teslim edildiği A ve B blok dolgularının imalata hazır gelmemesi durumunda inşaat teknikerlerine göre kalıp ve beton imalatı yapılmasının mümkün olmadığı, 45 - 50 gün boyunca dolguların imalata hazır hale getirilmesinin beklendiğini, yapılan imalat tespitine yönelik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, iş kalemlerinin tümünün müvekkilinin yaptığı ve müvekkiline ait iş kalemleri olduğunun taraflar arasındaki sözleşme ile sabit olduğunu, davalı ve Belediye personeli imzasını taşıyan hakediş raporlarında 5 nolu hakedişin 05/06/2017 tarihinde iş bitim oranının % 95 olduğunu, işin tamamının 12.657 m² olduğunu, 05/06/2017 tarihi itibariyle tamamlanan iş m² hacim hesabında 11.995 m²'ye denkgeldiğini, hükme esa alınan bilirkişi raporunda imalat hesaplaması yaparken % 60,50 seviyesinde, 6.050,34 m² imalat yapıldığının belirtildiğini, Gölbaşı SHM'nin 2021/29 D. İş sayılı dosyası kapsamında 05/07/2017 tarihinde yapılan imalatların tespit edildiğini ancak, bu dosya kapsamında alınan raporun mahkemece dikkate alınmadığını, yine bilirkişinin 05/06/2017 tarihli hakediş raporunu bir yana bırakarak, ...'nın personel sirkülasyonu ile tespit yapması ve ekiplerin 21 gün beklemeyeceği gibi beyanlarının yersiz olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan defter incelemesinin usulüne uygun olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, raporda hesaplama hatalarının da bulunduğunu, mahkemece verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm asıl ve birleşen dosya davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 12/10/2016 tarihli sözleşme ile davalıların yüklenimindeki işin kalıp, demir, beton imalatlarını davacının yapması kararlaştırılmıştır. Sonrasında davalı taraf 22/06/2017 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. Davacı asıl davada bir kısım imalat bedellerinin ödenmediği iddia ederek icra takibi başlatmış, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı taraf, imalat bedeli alacağının fazlasıyla ödendiğini savunmuştur. Birleşen davada davacı iş sahasında alıkonulan malzemeleri olduğunu iddia ederek, alacak istemiş, davalı bir malzemenin iş sahasında kalmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkeme asıl ve birleşen davanın reddine karar vermiştir. 1- Mahkemece yargılama aşamasında bilirkişi heyetleri kurularak üç farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve üçüncü bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında ihtilafsız imzalanan 31/03/2017 tarihli ve 4 numaralı hak ediş ile sözleşmenin fesih tarihi 22/06/2017 tarihleri arasında davacı taşeronun iş sahasında bir çalışması olup olmadığı hususu açıkça ortaya çıkarılmamıştır. Sadece sonraki taşeronun 09/06/2017 tarihinde söz konusu işin ifası için işçi SGK bildirimleri yapmış olması başlı başına bu tarihten sonraki işlerin başka bir taşeron tarafından yapıldığını göstermez. Sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar olan imalatların davacı taşeron tarafından yapıldığı karinesinin aksini davalı yükleniciler yasal deliller ile ispat etmelidir. Bu nedenle Mahkemece 4 numaralı hakedişin imzalandığı tarih ile sözleşmenin feshedildiği tarih arasında düzenlenen ataşmanlar var ise onlar dosya kapsamına alınmalı, bu konuda taraf tanıklarının beyanları da tespit edilmelidir. Yine bu konuda davacının yemin teklif etme hakkı olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Mahkemece bu husus araştırılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkat edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/762 Esas, 2023/816 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından asıl ve birleşen dosya davacısı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır