11. Ceza Dairesi 2024/3661 E. , 2024/10508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/301 E., 2016/114 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2021/31160 Esas, 2024/4000 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2024 tarihli ve KD-2016/288405 sayılı
**11. Ceza Dairesi 2024/3661 E. , 2024/10508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/301 E., 2016/114 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2021/31160 Esas, 2024/4000 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2024 tarihli ve KD-2016/288405 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308/1 maddesi uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2024 tarihli ve KD-2016/288405 sayılı itiraz isteminin; "Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken Yerel Mahkemece TCK'nın 158. maddesinin birinci fıkrasının f bendi uyarınca temel cezanın 3 yıl hapis ve 150 gün adli para cezası olarak belirlendiği, TCK'nun 62 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 125 gün adli para cezasına indirildiği, TCK'nun 52. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasının bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere hesaplanan 2.500 TL adli para cezasının anılan Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "...Adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz" hükmü gereğince 50.000 TL'ye çıkarıldığı ve sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve yalnız sanık tarafından temyiz edilen hükümde 150 gün, 125 gün, 2.500 TL ve 50.000 TL olarak belirlenen temel adli para cezalarının Özel Dairece 2250 gün, 2125 gün ve 42.500 TL olarak belirlenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verildiği olayda; Yerel Mahkemece TCK'nın 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hapis cezasının yanında verilmesi gereken adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katı olan 50.000 TL'den az olamayacağı dikkate alınıp, aynı Kanun'un 52. maddesi hükmü gözetilerek suçtan elde edilen menfaat miktarının iki katından az olmayacak bir miktara denk gelecek şekilde temel adli para cezalarının gün olarak belirlenip artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra tespit edilen gün birim sayısının temel ceza belirlenirken düşünülen günlüğü 20 ilâ 100 TL arasındaki miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezalarına hükmedilmesi ve bu şekilde temel adli para cezalarının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın hükümlerde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, 150 gün olarak verilen gün adli para cezasının, TCK'nun 62 maddesi uyarınca 125 güne indirilip, bir gün karşılığı 20 TL belirlenerek 2.500,00 TL adli para cezalarına hükmedilmesinden sonra sözü edilen düzenlemelere aykırı olacak ve adli para cezalarının infazında tereddüt oluşturacak şekilde adli para cezaları miktarının 50.000,00 TL'ye çıkarılmasının isabetsiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Yerel Mahkemece hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde 5275 sayılı CGTİHK'nın 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek karar ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca adli para cezalarının hapis cezasına çevrilerek hükümlerin infazının yapılacağı göz önüne alındığında Kanun'un öngörmediği bir şekilde infaz sırasında sanık aleyhine sonuç doğmasına sebebiyet verebileceği, söz konusu bu hukuka aykırılığın Özel Dairece eleştiri konusu yapılamayacağı, suç ve hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken CMUK'nın 322. maddesinde sınırlı olarak sayılan Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller arasında bulunmadığı ve bu hâller dışında düzeltilerek onama yoluna giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, belirlenen hukuka aykırılığın bozma nedeni yapılması ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiği kabul edilmelidir. Nitekim Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2022 gün ve 2022/519 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında belirtilen nedenler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2022 tarihli ve 2022/519 Esas, 2022/628 Karar sayılı kararında gösterilen gerekçeleri dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu kabul edilerek dava dosyası yeniden ele alınıp incelenerek gereği görüşüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1 maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi uyarınca adli para cezası yönünden temel cezanın 150 gün olarak belirlenmesi, aynı Kanun'un 62/1 maddesinin uygulandığı paragrafta (1/6) oranında indirim uygulanmak suretiyle 125 gün olarak tespiti ve bu miktar üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesi gereği günlüğü 20,00 TL'den takdir kılınarak paraya çevrilmek suretiyle 2.500,00 TL olarak belirlendikten sonra infazda tereddüt oluşturacak şekilde, gün adli para cezası belirtilmeden 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi gereği suçtan elde edilen menfaat olan 25.000,00 TL üzerinden hesaplama yapılarak sonuç adli para cezasının 50.000,00 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2021/31160 Esas, 2024/4000 Karar sayılı düzelterek onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/301 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bölümünde yer alan (4) numaralı paragrafta bulunan "5237 Sayılı TCK'nın 158/son maddesine sanığa verilecek adli para cezasının haksız olarak elde edilen menfaatin 2 katından az olamayacağı anlaşılmakla, haksız elde edilen menfaat olan 25.000 TL'nin iki katı olan 50.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin hükümden tamamen çıkarılması ve yerine ""1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın gün adli para cezası yönünden 125 gün olan kazanılmış hakları saklı kalmak üzere 42.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.