Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 9/9/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1969 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte iç hastalıkları uzmanı tabip yüzbaşı olarak görev yapmaktadır. (Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin (Mahkeme) 29/7/2015 tarihli ve E.2011/813, K.2015/1157 sayılı kararıyla başvurucuya askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçlarına iştirak suçundan birçok kez hapis cezası verilmiştir. Anılan kararda başvurucunun 2/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça iştirak ettiği belirtilmiştir. Söz konusu hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 8/7/2019 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu, nihai kararı 6/9/2019 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş; 9/9/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 1632 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Askerlikten kurtulmak için hile yapanlar :Madde 81 – (Değişik : 11/12/1935-2862/9 md.)1 - Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt'aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar." 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun ve maddelerinin ilgili kısmı şöyledir: “Madde 102 -Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası:...3 - Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden ziyade hapis yahud hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,4 - Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,Madde 104 - Hukuku amme davasının müruru zamanı, mahkumiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya müddeiumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir.Bu halde müruru zaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Eğer müruru zamanı kesen muameleler müteaddid ise müruru zaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruru zaman müdetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilavesi ile baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz.” 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.”