8. Ceza Dairesi 2024/12789 E. , 2024/8024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3424 E., 2019/1128 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyi
**8. Ceza Dairesi 2024/12789 E. , 2024/8024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3424 E., 2019/1128 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A-Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B- Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2018 tarihli ve 2018/278 Esas, 2018/733 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin ikinci maddesi, 62 nci maddesi, 50 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarih, 2018/3424 Esas, 2019/1128 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi; hakkı da verilen karara itiraz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Sanığın olay tarihinde kolluk görevlilerince yol kontrolü işlemlerinin yapıldığı, gelen otobüslerden birinin durdurulduğu, araçta yolcu olarak bulunan sanık ...'e kolluk görevlilerinin üzerinde yasak niteliği haiz madde bulunup bulunmadığının sorduklarında sanığın kendi rızası ile uyuşturucu maddeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği, savunmasında özetle; olay tarihinde Süleymanpaşa İlçe merkezinden Çorlu İlçe merkezine gittiğini, oradan tanımadığı bir şahıstan kullanmak amacıyla iki fişek halinde bir miktar uyuşturucu madde satın aldığını, daha sonra otobüs ile Süleymanpaşa İlçe merkezine döndükleri esnada Toki kavşağında kolluk görevlilerinin yol kontrolü yapmak amacıyla otobüsü durdurduklarını, otobüsün içerisine giren kolluk görevlilerinin daha üzerine aramadan kendi rızası ile kolluk görevlilerine uyuşturucu maddeleri teslim ettiğini, olay sebebi ile pişman olduğunu beyan etmiştir. Sanık ... hakkında daha öncesinden işlediği uyuşturucu madde kullanmak veya uyuşturucu madde kullanmak amacıyla yanında bulundurmak suçundan Tekirdağ Kapatılan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/606 Esas, 2014/51 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması sebebiyle soruşturma aşamasında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği, sanığın eylemi sübuta ermekle sanık savunması, olay tutanağı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamından tereddüte mahal bırakmayacak şekilde anlaşılmakla sanığın sübut bulan eylemden cezalandırılmasına,sanığın suçun ortaya çıkmasına katkıda bulunup etkin pişmanlık göstermesi sebebiyle indirim yapılmasına ve sanık hakkında mahkûmiyetine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede; Olay günü yol kontrolü sırasında durdurulan otobüste bulunan sanık ...'ın üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, polise verdiği sigara paketinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın ilk derece mahkemesinin sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, yol uygulaması sırasında, yolcu otobüsü içerisinde bulunan sanığın sorulmakla üzerindeki uyuşturucu maddeyi rızasıyla teslim etmesinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlamayacağı, zira bu davranış yapılmasaydı dahi, usulüne uygun olarak yapılacak arama ile maddenin ele geçirilmesinin mümkün olduğundan, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın ortadan kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 17.07.2017 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 29.03.2018 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarında ve dosya arasına alınan belgelerin incelenmesinde sanığın daha önce 25.09.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasında başlatılan soruşturmada, 09.11.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığında bahisle, 12.05.2017 tarihli iddianame düzenlenerek açılan kamu davasında Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli 2017/303 Esas ve 2017/506 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, kararın 21.11.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmamakla, Somut olayda, dosya arasına alınan 25.09.2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı incelendiğinde itiraz kanun yolunun gösterilmesine rağmen, erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğine ilişkin tebliğ mazbatasının dosya arasına alınmadığından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının usule uygun kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmamakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya Mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, 17.07.2017 tarihli ... nedeniyle doğrudan kamu davası açma koşullarının oluşmadığı, eylemin ihlal niteliğinde ... olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarih, 2018/3424 Esas, 2019/1128 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.