10. Hukuk Dairesi 2022/10308 E. , 2024/5304 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/999 E., 2022/1480 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2020/332 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf ed…
**10. Hukuk Dairesi 2022/10308 E. , 2024/5304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/999 E., 2022/1480 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/14 E., 2020/332 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...'nun eşi ve çocukları olduğunu, müteveffanın işe başladığı günden beri davalının iş yerinde sigortalı işçisi olarak hammadde (kimyasal) bölümünde asgari ücret ile çalıştığını, çalışması devam ederken ağır hastalandığını, ciğerlerinin bittiğini ve uzun bir müddet tedavi görmesine rağmen iyileşemediğini, Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu araştırma ve müfettiş incelemesinde davalının iş yerinde çalışırken meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiğinin tespit edildiğini, davacı müvekkilinin ev hanımı olduğunu, herhangi bir yerden geliri bulunmadığını, diğer davacı çocukların ise küçük olup eğitimlerinin devam ettiği ekonomik durumlarının iyi olmadığı, meslek hastalığı nedeniyle eşinin vefatından sonra kendisine emekli maaşı bağlandığını ve onunla geçinmeye çalıştıklarını beyanla müvekkillleri lehine 1.000,00 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili talep açıklama dilekçesiyle eş Betül lehine 250 TL maddi 125.000,00 TL manevi, çocuklar ... Nur ve Zişan için 375 TL’şer maddi ve 187.500,00 TL’şer manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiğini belirtmiş, talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini eş Betül için 287.180,18 TL'ye, çocuk Zişan için 43.285,49 TL'ye, çocuk ... Nur için 32.685,48 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabulucu dava şartı gerçekleştirilmediğinden davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca davacılar tarafından müteveffanın çalışırken meslek hastalığına yakalandığının ve vefat ettiğinin beyan edildiğini, müteveffanın hayatta iken meslek hastalığını öğrenen davacıların dava taleplerinin zamanaşımı kapsamında olduğunu, müteveffanın 04.03.2011 tarihinde emekli olduğunu ve müvekkili yanında çalışırken vefat etmediğini, davacıların dava taleplerini, sigortalının mevzuat, şirket kayıtları ve çalışma durumuna uygun bulmadıklarını, konu, süre, husumet, müddeabih, zamanaşımı yönüyle talepleri ve davayı kabul etmediklerini, sigortalının çalışma süresinin meslek hastalığına yakalanacak kadar uzun bir süre olmadığını, sigortalının müvekkili haricinde başka iş yerlerinde de çalışması olduğunu, bu çalışmaların da hastalanmaya etkisinin olabileceğini, müvekkili iş yerinde havalandırmanın iyi bir şekilde sağlandığını, ayrıca çalışanların toza maruz kalmamaları için gerekli ekipmanların verildiğini, bunları kullanmalarının sağlandığını ve denetlendiklerini, iş yerinde yapılan kontrollerde zaman zaman işçilerin sigara içmek ve telefonla konuşmak için maskeyi takmadıklarının tespit edildiğini, sigortalının da bu konuda kusurunun araştırılması gerektiğini, dava konusu olan bu vakıada müvekkil firma ile anlaşmalı sigorta şirketi olan Ak Sigorta şirketinin poliçe ile sorumluluğu ve yükümlülüğünün söz konusu olduğunu, davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 138.281,56 TL maddi tazminatın 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 223,74 TL maddi tazminatın 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 75.000,00 TL manevi tazminatın 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 35.000,00 TL manevi tazminatın 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 35.000,00 TL manevi tazminatın 30.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili kurumlardan gelen belgeler ve bilirkişi raporları göz önünde bulundurmadan kabulü mümkün olmayan tutarlarda tazminat oranlarına hükmedildiğini, lehe vekalet ücretine hükmetmeme ve aleyhe vekalet ücretine nisbi oranlarda hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın hak edeceği kıdem tazminatının da davacıların zararı içinde sayılmasının gerektiğini, her iki çocuğun da üniversite eğitimi gördüğünü bu nedenle yapılan hesaplamaların 25 yaşına kadar hesaplanmasının gerektiğini, müteveffanın eşi davacı ... adına hükmedilen tazminat oranları hesaplanırken yeniden evlenme ihtimali nedeniyle indirim yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, davalı şirketin ihmalkar hareketlerle başka işçilerin ve ailelerin aynı durumla karşılaşmamalarını sağlamak için caydırıcılığı olması amacıyla tazminat oranlarına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 04.03.2011 tarihinde müvekkil işyerinden emekli olarak ayrıldığını, işyerinden emekli olup ayrıldıktan seneler sonra vefat ettiğini, şirketin hiç bir ünitesinde toz ve sair gibi hastalığa sebebiyet verecek etkenlerin bulunmadığını ve sırlama bölümünde bu şekilde tozlu bir ortam veya herhangi bir hastalığa sebebiyet verecek etkenlerin bulunmadığını, dava dosyasında mübrez muayene raporlarında davacılar murisinin 15 yıldan fazla süredir sigara kullandığının beyan edildiğini, dava dosyasına sunulan koruyucu ekipman teslim tutanakları, eğitim belgeleri ve periyodik muayene kayıtlarında müvekkilin gerekli önlemleri aldığını ve icra ettiğini, davacının kesintisiz olarak toza maruz kaldığının düşünülemeyeceğini, hayatın olağan akışı içinde risk kavramı içinde ve ağır ve tehlikeli işler kapsamında kaçınılmazlık olgusunun gerekçeli kararda değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, Güvenlik İl Müdürlüğü 28.07.2017 tarih 0329 Karar sayılı kurul kararında müteveffanın slikozis meslek hastalığının tespitine yönelik ve ölüm sebebinin ise slikozise bağlı akciğer yetmezliği olduğuna dair rapora ve Yüksek Sağlık Kurulunun 18.03.2019 tarih, 2019/5054 sayılı ölüm sebebinin slikozise bağlı akciğer yetmezliği olduğuna dair raporların vefat tarihinden çok sonra alındığını, tespit edilen tazminat bedellerini de kabul etmediklerini ve davacı aleyhine yüksek oranda verilen tazminat bedellerine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda; A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 25.08.2019 tarihli raporda dikkate alınarak Mahkemece davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm kurulmuştur. Kusura ilişkin bilirkişi raporu ve Mahkemenin kabulü, dosyada bulunan kayıtlara uygun olup davalı vekilinin kusura ilişen istinaf talepleri yerinde görülmediği, silikozis meslek hastalığının oluşumunda ve gelişiminde teknik önlemlerle toza maruziyetin önüne geçilebileceğinin, işverenlikçe bilim ve teknolojinin tüm imkanlarından faydalanılarak bütün teknik önlemler alınmadığının belirtilmesi karşısında, çalışması yer üstünde geçen davacı hakkında meslek hastalığının oluşumunda kaçınılmazlığın etkili olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı vekili, Mahkemece belirlenen tazminat bedellerini kabul etmediklerini belirtmekte ise de İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya raporunda bir aykırılığa rastlanmadığından soyut nitelikteki davalı istinafına değer verilmediğini, işverenin % 100 kusurlu olduğu olay sonrasında murisleri meslek hastalığına yakalanarak vefat eden davacı eş yararına 75.000,00 TL ve her bir çocuk için 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, haksız fiil tarihindeki ekonomik koşullar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü nazara alındığında yerinde görüldüğünü, davacı ... lehine 223,74 TL maddi tazminata hükmedildiği halde kabul edilen tutarı aşacak şekilde, yine davacı ...'nun maddi tazminat talebi tam olarak tamamen reddedildiği halde maktu ücreti vekaleti geçecek şekilde 6.397,38 TL aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi AAÜT'nin ilgili hükmüne aykırı olduğundan davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinafı yerinde görüldüğünü beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; aynı miktarda maddi ve manevi tazminatların hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının 04.03.2011 tarihinde müvekkili şirketten emekli olduktan sonra ölüm geçrkeleştiğinden çalışma ile ölüm arasında illiyet bağı olmadığını, işyerinde münavebeli çalışma yapıldığından sigortalının kesitisiz toza maruz kaldığından bahsedilemeyeceğini, sigortalının müvekkili nezdinde sırlama bölümünde tozsuz ortamda çalıştığı halde toza maruz kaldığı kabul edilerek %100 kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, sigortalının 15 yıldan fazla süreyle sigara kullanıcısı olduğu dikkate alındığında bu durumun silikozis üzerinde etkisi dikkate alınmadığını, işyerinde maske verildiği halde işçilerin sigara içmek ve telefonla konuşmak için bu masekeyi kullandıklarından kendi kusurlarının bulunduğunu, olayda kaçınılmazlığın değerlendirilmediğini, ölümde başka bir hastalığın etkisi olup olmadığı araştırılması gerektiğini, davacıların dava konusu tazminatları 2017 yılında noter ihtarnamesi ile bildirdiklerinden faizin ölüm tarihi olan 2012 yılı değil bu tarih olarak esas alınması gerektiğini, davacı vekilinin istinaf incelemesi nedeniyle aleyhlerine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu İlk Derece Mahkemesi tarafından her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmişken bu kararın ortadan kaldırılıp davacıların tamamı için tek veaklet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Temyiz kapsam ve nedenlerine göre manevi tazminatın temyize getirilmemiş olması nedeniyle uyuşmazlığın meslek hastalığı neticesinde vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların maddi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54,5 5 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, anılan maddi tazminat hükümlerinin birbirlerinden ve diğer hükümlerden ayrı olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin davacı ... lehline hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazı olarak ileri sürdükleri sebeplerin istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin davacılardan ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hüküme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalıdan tahsiline 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.