11. Hukuk Dairesi 2008/12187 E. , 2010/6892 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2007/146 - 2008/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları d
**11. Hukuk Dairesi 2008/12187 E. , 2010/6892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2007/146 - 2008/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının açtığı taşıma ihalesini davacının da içinde bulunduğu konsorsiyumun kazandığını ve 24.04.2000 tarihinde sözleme imzalandığını, davalının navlun alacağını geç ödediğini, bu yüzden zarara uğrayan davacının ödemelerini banka kredileri ile karşıladığını, döviz kurundaki artışlar nedeniyle kur farkı zararı da oluştuğunu, davacının kredi aldığı Denizbank A.Ş.'nin davalının davacıya ödemelerinde aksama oluşacağını tahmin ederek, temlikname talep etmesi üzerine alacağın temlik edildiğini ve davalıya bildirildiğini, konsorsiyum ortaklarından ...A.Ş.'nin Bayındırbank'a olan kredi borçları nedeniyle uğradığı takip sırasında üçüncü kişi olarak davalıya gönderilen haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalının tayin ettirdiği tevdi mahalline Kasım 2001 tarihinde ödeme yaptığını, bu ödemelerde bu şekilde 249 gün gecikme olduğunu, bu geçikme nedeniyle kur farkı ve kur farkının davacı tarafça karşılanması sonucu doğan faiz ve kredi farkı nedeniyle davacının 719.851 USD munzam zararı doğduğunu, davalının geç ödemede kusuru nedeniyle temerrüdü ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunu ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 02.04.2001 tarihine kadar davacıya yaptıkları ödemelerden sonra 09.04.2001 tarihinde üçüncü kişi olarak davalıya Bayındırbank'ın davacıdan olan alacağı nedeniyle haciz ihbarnamesi geldiğini, davacının ayrıca davalıdan olan alacağını Denizbank'a temlik ettiğini, alacaklının kim olduğunda düşülen tereddüt nedeniyle tevdi mahalli kararı talep ettiklerini ve tevdi mahalline ödeme yaptıklarını, ödemede gecikme olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporlarına göre, davacının navlun alacağı bakımından BK'nun 148. maddesi uyarınca alacaklılar arasında teselsül bulunmadığı, alacağın dava ve takip hakkının konsorsiyuma ait olacağı, bunu oluşturan ortaklardan hiçbirinin munzam zararı da tek başına isteyemeyeceği, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmesi veya diğer şeriklerin muvafakatlerinin alınması için davacıya olanak verilmesinin hukuki ve pratik bir yararı olmayacağı, davacının temlik işlemini konsorsiyumu temsilen yapması nedeniyle geçerli olduğu, bu nedenle alacaklının kim olduğunda davalının tereddüte düşmekte haklı olduğu ve kusurunun bulunmadığı, alacaklının temerrüdü koşullarının bu yüzden oluştuğu, borçlu temerrüdünün oluşmadığı, temerrüt oluşmayınca munzam zararın da istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 03,15 TL bakiye harcın temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.