3. Hukuk Dairesi 2021/4259 E. , 2021/6870 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; yapımı devam eden olan kuyu ve tesis ile ilgili elektrik aboneliği işlemleri henüz sonuçlanmadan davalı şi…
**3. Hukuk Dairesi 2021/4259 E. , 2021/6870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; yapımı devam eden olan kuyu ve tesis ile ilgili elektrik aboneliği işlemleri henüz sonuçlanmadan davalı şirkete bağlı görevliler tarafından kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tutanak düzenlendiğini, akabinde davalı şirket tarafından 19.479 TL kaçak tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, kuyu ve tesisin yapıldığı taşınmazda buğday ekili olduğunu, buğday ürünü için de su kullanılmasına gerek olmadığını, tutulan tutanak ve yapılan tahakkukun yönetmeliğe aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı; davacının tesisinde abonelik tesis edilmeden elektrik tükettiğinin, dolayısıyla kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bu nedenle yapılan tahakkukun doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının ikili anlaşma olmadan bağlantı yaparak abonesiz ve sayaçsız şekilde kaçak elektrik kullandığı, davalı şirketin davacıdan 18/03/2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağındaki tespitlerden dolayı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 28, 29 ve 30.maddeleri çerçevesinde davacıdan talep edebileceği kaçak enerji bedelinin bilirkişi tarafından 19.417,24 TL olarak belirlendiği, ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/11556 E. 2014/15435 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere kayıp-kaçak, dağıtım, iletim ve PSH bedellerinin tüketiciden tahsil edilemeyeceği, bu nedenle davacıya fatura edilen 1.616,54 TL dağıtım bedeli, 367,63 TL İletim bedeli, 170,21 TL PSH bedeli ve 1.499,04 TL kayıp-kaçak bedelinin mahsubu ile davacının davalı şirkete 15.106,20 TL borçlu olduğunun, 4.311,04 TL borçlu olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı ile katılma yolu ile davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1)Davacı tarafın katılma yolu ile temyiz isteminin incelenmesinde; Davacı, davalı tarafın temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde karara ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK'nın 433. maddesinde öngörülen on günlük yasal süre içerisinde mahkemeye verilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı tarafın katılma yolu ile temyiz isteminin reddi gerekir. 2) Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 28/07/2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacının kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı şirkete 19.145,04 TL borçlu olduğu belirlendiği, ancak mahkemece bu miktardan davacıya fatura edilen dağıtım, iletim, PSH ve kayıp-kaçak bedelinin mahsup edilerek bakiye kalan miktar üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.