4. Hukuk Dairesi 2010/4340 E. , 2011/3384 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/08/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat dava ve karşı dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilek…
**4. Hukuk Dairesi 2010/4340 E. , 2011/3384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/08/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat dava ve karşı dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; asıl ve karşı dava, hakaret niteliğindeki haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl davadaki istem kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş; karşı davadaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar davacı-karşı davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davalı-karşı davacıların oturduğu çıkmaz sokağın başında gözlemeci dükkanı işlettiğini belirten davacı-karşı davalı ..., davalıların işyerinin önünde, müşterilerin de duyacağı biçimde “hakaret içeren” sözleri söyleyerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir. Bu sözler nedeniyle ceza mahkemesinde yargılanan davalılardan... hakkında, yeterli kanıt bulunamadığı gerekçesiyle verilen beraet kararı, katılanın süresinde olmayan temyiz istemi mahkemece reddedilerek kesinleşmiştir. Davacı tanıkları, davalı-karşı davacılardan...'ın dava konusu sözleri söylediğini duyduklarını belirtmişlerdir. Davalıların tanıkları ise; davalı ...'ın hakaret etmediğini söylemişlerdir. Yerel mahkemece, davalılardan... hakkında ceza davasında beraet kararı verildiği, tanığın davacının ortağı olması nedeniyle değer verilmeyeceği benimsenerek, kanıtlanamayan istemin reddine karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin beraet kararı hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değildir. Ceza mahkemesinde ve eldeki bu davada dinlenen iki tanık, davalılardan...'ın davacıya dava konusu edilen sözleri söylediğini belirttiklerine göre, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu sonucuna varılarak, Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince, davacı-karşı davalı ... yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, adı geçen davacı-karşı davalının manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.