5. Hukuk Dairesi 2017/3253 E. , 2018/14457 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmaz bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırılan taşınmaz bed…
**5. Hukuk Dairesi 2017/3253 E. , 2018/14457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmaz bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırılan taşınmaz bedelinin arttırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1)Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken, dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerden benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın özel amacı olmayan satışların emsal alınması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında emsal olarak değerlendirilen taşınmazların üzerinde bulunan yapılar ile birlikte satıldığı anlaşıldığından yapı bedellerinin ... Bakanlığının satış yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülmek suretiyle hesaplanıp, satış bedelinden düşüldükten sonra arsa zemin bedeli tespit edilerek değerlendirme yapılması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile bedel tespit eden ve İskenderun Belediye Başkanlığının 12.05.2016 tarihli yazısında 72 parselin ham kadastro parseli olduğu belirtilmişse de tapu kütük sayfalarının incelenmesinde söz konusu taşınmazın imar uygulaması sebebi ile 2266 ada 9 parsel olarak kayıt görmüş olduğu anlaşılmakla bu husustaki çelişki giderilmeden emsali kadastral parsel kabul eden elverişsiz rapora göre hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; 2)Dava dilekçesinde faiz talep edildiği halde faize hükmedilmemesi ve istem gibi karar verilmesi gerekirken kabul şekline göre istemi aşarak hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.