Başvuru, tıbbi teşhis ve tedavi için sevk edildiği sağlık kurumunda görevli hekimlerce tedavinin ceza infaz kurumu şartlarında da yapılabileceği gerekçesiyle ceza infaz kurumuna geri gönderilen, psikolojik rahatsızlığı bulunan bir tutuklunun yaşamının korunması için gerekli önlemlerin alınmaması sonucu ölmesi ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tıbbi teşhis ve tedavi için sevk edildiği sağlık kurumunda görevli hekimlerce tedavinin ceza infaz kurumu şartlarında da yapılabileceği gerekçesiyle ceza infaz kurumuna geri gönderilen, psikolojik rahatsızlığı bulunan bir tutuklunun yaşamının korunması için gerekli önlemlerin alınmaması sonucu ölmesi ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/11/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) temin edilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun oğlu İ.S.A. bir suç isnadı nedeniyle 1/11/2016 tarihinde İskenderun Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklanmıştır. Tutuklama kararına istinaden İskenderun M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (M Tipi Ceza İnfaz Kurumu) gönderilen İ.S.A. hakkında İskenderun Devlet Hastanesince düzenlenen 17/11/2016 tarihli raporda başka hususlar yanında İ.S.A.da intihar düşüncesi bulunduğuna ilişkin ifadeler yer almıştır. Tedavinin Adana'da yapılması için İ.S.A. Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (E Tipi Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir. İ.S.A. 24/11/2016-6/12/2016 tarihleri arasında Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi görmüştür. Artık intiharı düşünmediğinin değerlendirilmesi üzerine İ.S.A. bir hafta kadar E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kaldıktan sonra yeniden M Tipi Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiştir. Hastalığının ne olduğu, ne gibi tedavi uygulanması gerektiği ya da önerildiği, sürekli tedavi görmesini ya da kontrol altında bulundurulmasını gerektirir bir durumun olup olmadığı, rahatsızlığıyla ilgili uzmanın olduğu bir merkezde cezasının infazına devam edilmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı hususlarında sağlık kurulu raporu aldırılmak üzere İ.S.A. 27/12/2016 tarihinde tekrar E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiştir. İ.S.A.yı 29/12/2016 tarihinde muayene eden Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin (Hastane) hekimlerince düzenlenen heyet raporunda uyum bozukluğu teşhisi konulan İ.S.A.nın tedavisine tutuklu olarak bulunduğu yerde devam edilebileceği, düzenli psikiyatri poliklinik kontrollerine devam etmesi gerektiği, başka bir merkeze nakledilmesinin zorunlu olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle İ.S.A. aynı gün E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiştir. E Tipi Ceza İnfaz Kurumundaki 1 No.lu rehabilitasyon odasına konulan İ.S.A. Hastaneden döndükten sonra rehabilitasyon koğuşunun tek kişilik gözlem odasına yerleştirilmiştir. Bununla birlikte 30/12/2016 tarihinde İ.S.A. ile bir görüşme yapan Kurum psikoloğu, İ.S.A.da depresif belirtiler gözlemiş ve intihar düşüncesinin bulunduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle İ.S.A.nın tek kişilik gözetim odasından alınarak B-6 No.lu hasta odasına alınmasına karar verilmiş, ayrıca İ.S.A.nın kendisine reçete edilen ilaçları alması sağlanmıştır. Ne var ki oda değişikliği gerçekleşmeden İ.S.A. aynı gün içine ekmek koyması için verilen poşeti kafasına geçirip battaniyenin kenarından kopardığı kumaşı da poşetin üzerinden bağlamak suretiyle intihar etmiştir. Ölüm olayıyla ilgili olarak derhâl bir soruşturma başlatan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) otopsi raporunu, Olay Yeri Keşif Tutanağı'nı ve soruşturma kapsamında alınan tanık beyanlarını nazara alarak başvurucunun oğlunun başına poşet geçirmesine bağlı mekanik asfiksi nedeniyle öldüğü ve üçüncü bir kişinin ölüm olayına herhangi bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle ölüm olayı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (kovuşturmasızlık kararı) vermiştir. Başvurucu, vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçelerde Hastanede görevli hekimlerin ve E Tipi Ceza İnfaz Kurumundaki görevlilerinin ihmalleri nedeniyle oğlunun öldüğünü iddia etmiştir. Bu nedenle E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda görevli üç infaz koruma memuru ile Hastanede görevli üç hekim hakkında ayrı soruşturmalar yürütülmüştür. E Tipi Ceza İnfaz Kurumu görevlileriyle ilgili soruşturma 16/5/2017 tarihinde verilen kovuşturmasızlık kararı ile son bulmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu kararı verirken battaniyenin soğuktan korunması için, poşetin ise ekmeğin bayatlamaması için ölene verildiğine ve verilen eşyaların ölen tarafından amaç dışı kullanıldığına ilişkin E Tipi Ceza İnfaz Kurumu yazısına dayanmıştır. Başvurucunun kovuşturmasızlık kararına yönelik itirazı Adana Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/6/2017 tarihli kararıyla reddedilmiş olup bu karar başvurucu vekiline 23/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucunun Hastanede görevli hekimlere yönelik şikâyeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı, İl İdare Kurulundan soruşturma izni istemiştir. İl idare Kurulu, hekimler hakkında soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Konya Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, başvurucunun soruşturma izni verilmemesine ilişkin itirazını 21/9/2017 tarihinde reddetmiştir. Anılan karar başvurucu vekiline 20/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup bireysel başvuru 20/11/2017 tarihinde yapılmıştır.