11. Ceza Dairesi 2012/27973 E. , 2013/19536 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek HÜKÜM : Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 Yıl Hapis ve 2.500.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 Yıl Hapis Cezası ile ceza…
**11. Ceza Dairesi 2012/27973 E. , 2013/19536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek HÜKÜM : Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 Yıl Hapis ve 2.500.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması, Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 39/1, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 1.250.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 39/1, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, ...: 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 39/2-c,43/1, 31/2, 62/1. mad. göre 1 Yıl 8 Ay hps ve 833.- YTL apc, 51/1-3. mad. gvre erteleme, 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 39/2-c, 43/1, 31/3, 62/1 müd ğvra 1 yıl 8 ay hp, 51/1-2 mad. göre erteleme, Mahkum edilen sanıklar hakkında 53/1,2,3 ve 63. maddelerin uygulanması, Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından sanıklar .....'in CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince ayrı ayrı Beraatlerine, Çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından sanıklar ..., . ... ve ...'in CMK.nun 223/2-b maddesi gereğince ayrı ayrı Beraatlerine, Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ....'ın CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı Beraatlerine Sanıklar .... hakkında; tefrik ve beraat Sanıklar ..., ... ve...müdafileri Sanıklar ..., ve müdafileri Katılan kurumlar vekilleri ile şikayetçi ... vekilinin dilekçelerinin içeriğine göre; temyiz istemlerinin çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere hasredildiği kabul edilerek yapılan incelemede: Sanıklar ..., müdafiileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ... İsmailoğullarının, yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE, A- Katılan Doğubayazıt Mal Müdürlüğü vekilinin, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde: Sanık ... hakkında tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde 10 haftadan fazla olan çocuğunu düşürtmek, suçundan dolayı açılan kamu davası ile ilgili zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca davanın konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık ... hakkında tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde 10 haftadan fazla olan çocuğunu düşürtmek suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden, iddianameyle kamu davası açılmayan resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup, katılan Doğubayazıt Mal Müdürlüğü vekilinin bu suçlardan verilen beraat hükmüne yönelen temyizinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, B- Müdafilerinin sanıklar ..., ... ve..... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeniyle kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizlerinin incelenmesinde: Sanıklar ... ve ... müdafilerinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyizlerinde hukuki yararı bulunmadığı, Mustafa ... müdafiinin ise sanık hakkında idari soruşturma başlatılması yönündeki CMK'nın 223. maddesi anlamındaki hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizi mümkün olmayan karara yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, C- Şikayetçi kurumlar Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde: Kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı CMK'nun 237 ve devamı maddeleri uyarınca katılma isteminde bulunup katılan sıfatı kazanmadıklarından, temyize yetkisi bulunmadığı cihetle; şikayetçiler Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü adına hazine vekilinin vaki temyiz istemi ile şikayetçi Adalet Bakanlığının, 28.09.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 02.07.2012 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vekilinin süresinden sonra vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, D- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik müdafilerinin vaki temyiz istemlerinin incelenmesinde: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın mercii Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2008 gün ve 2008/199 değişik iş sayılı kararı ile değerlendirilip reddedildiği anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçları nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik müdafilerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, E- Katılan kurumlar SGK ve Doğubayazıt Mal Müdürlüğü vekillerinin, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçları ile ilgili beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde: Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlarından sanıklar ...,. ve ....., çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından sanıklar ...,. ...’in atılı suçlardan beraatlerine ilişkin hükümlerle ilgili olarak; anılan suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan kurumlar SGK ve Doğubayazıt Mal Müdürlüğü adına vekillerinin kamu davasına katılmasına dair verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden anılan suçlar yönünden şikayetçi idare vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, F- Katılan Doğubayazıt Mal Müdürlüğü vekilinin, sanıklar .... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde: Haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının hüküm fıkrasının 52. maddesiyle bu dosyadan tefrikiyle başka esasa kaydedilmelerine karar verilmesine karşın, bu kez hüküm fıkrasının 53. maddesinde beraat eden sanıklar arasında sanıklar....'nın da tekrar isimlerine yer verildiği anlaşıldığından, kurulan bu hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu cihetle, anılan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, G- Yerel Cumhuriyet savcıları ile katılanlar vekillerinin, sanıklar ..., ..., Ahmet Eryılmaz, Şerif Tayfur, Süleyman Coşgun'un resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sanıklar ..., ve müdafilerinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerin incelenmesinde: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 2009/89-243 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 193. maddesine 5353 sayılı Yasayla eklenen 2. fıkrasının konuluş gerekçesinde belirtildiği gibi, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması durumunda, davanın gereksiz yere uzamaması için 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan da duruşmanın bitirilebilmesinin mümkün bulunduğu, davanın dayanağını oluşturan iddianamede de Doğubayazıt ilçesinde olay tarihi öncesinde ... isimli bir diş hekiminin bulunmadığı, ancak bu isimdeki faturaların diş hekimi ...'ın muayenehanesinden fatura edildiği açıklanmakla, sanık ... hakkında tebliğnamede yer verilen bozma düşüncesine iştirak olunmamış, 5237 sayılı TCK'nun 40/2. maddesine göre; özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulacağı, memurun resmi belgede sahteciliği suçuna memur olmayan kişilerin ancak 5237 TCK'nun 38/1. maddesi anlamında azmettiren veya aynı Yasanın 39/2-c maddesi anlamında yardım eden sıfatıyla katılabileceği, anılan Yasanın 210/2-son cümlesinde bahsi geçen sağlık görevlilerinin kamu görevlisi olmadığı dolayısıyla bu maddeler yollamasıyla uygulama yapılamayacağı cihetle; mahkemenin eczanelerin gerçek sahibi sanıklar ile sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçuna doğrudan iştirak ettiği gerekçesiyle TCK'nun 37/1 ve 210/2-son cümlesi maddeleri yollamasıyla hüküm kurması isabetsizliği, sanıkların atılı suça azmettiren sıfatıyla katılmaları nedeniyle; sanıklar ..., ..., ..., .. ..., ...., ...'in kamu kurumunda doktor olarak çalıştıkları sırada düzenledikleri sahte belgelerle yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri, keza Doğubayazıt 2 Nolu Sağlık Ocağında memur olarak görevli bulunan sanıklar.... ve ...'in anılan sağlık ocağındaki sahte belgelerin düzenlenmesine yardım eden olarak katıldıklarının anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK'nun 210/2-son cümlesi uyarınca aynı Yasanın 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetsizliği sonuca etkili görülmediğinden; sanıklar .... ile ... hakkında zincirleme biçimde işlendiği kabul edilen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; mahkemenin birleştirilen 2007/19 esas sayılı dosyasında iddianame ile kamu davası açılan sanıklar ... ve ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine karar verilen sanıklar ..., hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış; resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ..., nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar .... ve ... hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin gerekçeler gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafileri, yerel Cumhuriyet savcıları ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlerin ONANMASINA, H- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde: Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; sanık ...'ın en son olarak 13.07.2004 tarihli reçeteleri düzenlediği belirlenmekle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son olarak işlendiğinin belirlendiği 13.07.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ... ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, I- Sanık ...'nın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükme yönelen müdafiinin temyizinin incelenmesinde: Yüklenen suçlardan dolayı 5271 sayılı CMK'nun 147 ve 191. maddeleri uyarınca iddianame okunarak, sorgusu yapılmayan sanık ...'nın mahkumiyetine karar verilmesi, J- Katılan kurumlar vekillerinin sanık .....'in resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerinin nicelenmesinde: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2001 gün, 212-197 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin toplanan delillere göre sanık hakkında mahkumiyet dışında hüküm kurulması ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanık .... hakkında dosya kapsamına göre sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, K- Yerel Cumhuriyet savcıları ile katılan Doğubayazıt Mal Müdürlüğünün, sanık ...'a yüklenen resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine ilişkin hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde: Dosyadaki tüm deliller karşısında; sanık ...'ın, Ürün Eczanesinin gizli sahibi olduğu, kendi beyanı ile de bu eczanede dokuz yıldır kalfa olarak çalıştığını ifade ettiği, ecza depolarından ilaç alımı karşılığında verilen ödeme belgelerini de kendisinin düzenleyip verdiği, bu nedenle burada işlenen resmi belgede sahtecilik suçuna azmettiren sıfatıyla katıldığı ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ise doğrudan iştirakinin bulunduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek isabetsiz gerekçelerle beraatine karar verilmesi, L- Sanıklar .... ve ...'nun resmi belgede sahtecilik, sanıklar ...'in nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen yerel Cumhuriyet savcıları, sanıklar ve müdafilerinin temyizlerinin incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık ...'ın, en son olarak 13.07.2004 tarihinde sahte belge düzenlediği gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Diş hekimi olan sanıklar ... ve ...'ın, özel muayenehanede gerçekleştirdiği kabul edilen resmi belgede sahtecilik suçlarına konu evrakların niteliği ile Halk Polikliniğinin gizli sahibi olduğu belirlenen sanık ... ile burada çalışan sanık doktor ... ile aynı poliklinikte çalışan diğer sanıklar ... ve.....; Baran Tıp Merkezinin gizli sahibi sanık ... ile buranın ortağı olup aynı zamanda burada çalışan sanık doktor ... ve aynı yerde çalışan sanık doktor ...'nun sübuta eren resmi belgede sahtecilik eylemlerine konu belgelerin özel poliklinikte düzenlenen reçete, tahlil ve benzeri belgelerden olması ve düzenlenen bu belgelerin kullanılarak kişi veya kişilere haksız bir menfaat sağlanması ve kamu zararını doğurucu nitelik taşıması karşısında eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 210/2. maddesinin ikinci cümlesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesine uyduğu ve bu madde uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini, 3- Sanıklar .... ve ...'in, hak sahipleri...'ün karnelerine bilgileri dışında gerçeğe aykırı reçete düzenlettirdiği iddia olunmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen zararın toplam 198,41 TL olduğu gözetilmeden temel adli para cezasının fazla belirlenmesi, 4- 5237 sayılı TCK'nun 52. maddesinin 1. fıkrası, 'adli para cezası beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir' şeklinde adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında 'kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir' ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise 'adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler gün üzerinden yapılır. Adli para cezası belirlenen sonuç günle kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur' hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmekte olup, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunurken temel adli para cezasının öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği dikkate alınmadan, doğrudan adli para cezası olarak belirlenmesi ve suçun zincirleme biçimde işlendiği kabul edildiği halde TCK'nun 43. maddesi ile artırım yapılırken gün adli para cezasının artırılmaması, Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet savcıları, katılan kurumlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, mahkum olan sanıklarla ilgili aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.