11. Hukuk Dairesi 2023/4789 E. , 2024/6782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1295 Esas, 2023/993 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/249 E., 2019/1258 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, menni ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın ta
**11. Hukuk Dairesi 2023/4789 E. , 2024/6782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1295 Esas, 2023/993 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/249 E., 2019/1258 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, menni ve haksız rekabetten kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.02.2018 tarihinde ntv.com haber sitesinde yayınlanan "Geçtiğimiz yılın ikinci yarısında yapılan ... Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavının (TEOG) en başarılı 50 özel okul belirlendi. Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı listenin ilk 5 sırasında İzmir, Bursa, Antalya ve Ankara ile İstanbul'daki Özel Bilfen Orta okulları yer alıyor. İlk 50'de İstanbul'dan 20, İzmir ve Bursa'dan 5'er Ankara ve Antalya'dan ise 3'er okul var. İlk sırada yer alan İzmir Bilfen Ortaokulunun TEOG yeterlilik puanı 494.59 olduğu, 50. Sıradaki okulun yeterli puanı ise ortalama 478,37" şeklindeki haberinden sonra Milli Eğitim Bakanlığının verilerine göre oluşturulduğu bildirilen bu haber içeriğini davacı müvekkilinin kendisine ait sosyal medya hesabından ve ntv.com.tr haber sitesini ve haberin linkini kaynak göstermek suretiyle paylaştığını; bunu takiben müvekkilinin üyesi olmadığı davalı ... ve dernek yönetimi tarafından sosyal medya hesapları üzerinden 08.02.2018 tarihli yazının paylaşıldığını, davalı derneğin sitesindeki bu haberde "söz konusu haberi takiben, dernek yöneticilerinin Milli Eğitim Bakanlığı ile görüştüğü; bakanlığın liste veya sıralama ilan etmediği, haberin gerçeği yansıtmadığı, haksız rekabet yaratan asılsız haberlere itibar edilmemesi" nin belirtildiğini, bunu takiben 15.02.2018 tarihli Milli Eğitim Bakanlığının sitesinde "Bakanlık tarafından bugüne kadar hiçbir başarı sıralaması kamuoyu ile paylaşılmamıştır" şeklinde yayın yapıldığını, bundan sonra 19.02.2018'de davalı derneğin Hürriyet / HaberTürk ve Sabah gazetelerinde yarım sayfa bir ilan yayınlatıp, bu ilanlarda isim vermeden "bazı eğitim kurumlarının bu kurgusal sıralamaları sosyal medyada ve gazete ilanlarında kullandığı görülmektedir. MEB açıklama yaptı, böyle bir sıralama yoktur; tam kayıtların başladığı dönemde velilerimiz buna itibar etmesin" şeklinde yayın yaptırdıklarını belirtmek suretiyle bu yayınlar üzerine müvekkilinin aleyhine sosyal medyada bazı tepkilerinde oluştuğunu, buna ilişkin şahısların sosyal medya üzerinden fikirlerini bildirdiklerini, müvekkilinin zor durumda kaldığını; müvekkili aleyhine bu yayınlarla haksız rekabet yaratıldığını; müvekkilinin kötülendiğini, itibarına haksız olarak saldırıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddede düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davalı ... derneğinin başkanı olan ... ve diğer üyelerininde buna neden olduklarını ileri sürerek davalıların haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespitine, bu eylemlerin gerek intarnet üzerinden ve gerekse yazılı ve görsel medya üzerinden menine ve önlenmesine, kararın Türkiye çapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazetede ilanına, haksız rekabet ve aynı zamanda müvekkilinin kişilik haklarına saldırı oluşturan eylemleri nedeniyle davalılardan Türkiye Özel Okullar Derneğinden 4.000.000,00 TL'nin diğer davalıların her birinden ayrı ayrı 500.000,00 TL'nin ve toplamda 8.500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından resmi twitter hesabından 15.02.2018 tarihinde söz konusu olayla ilgili orta öğretim kurumlarına yerleştirmeye ilişkin sınavlarla ilgili olarak bugüne kadar resmi / özel okullar arasında sınav sonuçları üzerinden bir başarı sıralamasının bakanlık tarafından kamuoyu ile paylaşılmadığı hususunda haber yapıldığını; devletin resmi kurumu tarafından davacının iddia ettiği başarı sıralamasının söz konusu olmadığının bildirildiğini, müvekkili derneğin özel okulların ve eğitimin geliştirilmesi, eğitim sisteminde yaşanan sorunlara çözüm aranması ve bu hususta Milli Eğitim Bakanlığına yardımcı olunması gibi amaçlarla 1951 yılında kurulduğunu, halihazırda Türkiye'nin 39 ilinde yaklaşık 1.000 adet özel öğretim kurumunun müvekkili derneğe üye olduğunu, bu nedenle müvekkili derneğin bu üyelerinin hakkını korumakla sorumlu olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanmayan, açıklanmayan ve özel okulların başarısı üzerinden düzenlendiği iddia edilen bir sıralama listesine elbette müvekkili derneğin karşı çıkacağını, bu amaçla davaya konu edilen 08.02.2018 tarihli ve 19.02.2018 tarihli yayın ve yazıların yayınlatıldığını ancak bu yazı ve yayınlarda davacının tüzel kişiliğinin hedef alınmadığını, amacın haksız rekabet yaratmak olmadığını, davacıyı zarara sokmak olmadığını, böyle bir listenin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanmadığının kamuoyu tarafından bilinmesinin amaçlandığını yerleştirmeye esas puan sıralamasına göre bir özel okulun diğerinden başarılı olduğunun belirlenemeyeceğini, pek çok usulle ve okul puanının abartılması suretiyle okul başarısının artırılabileceğinin, bunların adil ve objektif ölçüler olmadığını, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanmayan ancak gizli bilgilerin hukuk dışı yollarla sızdırılıp sızdırılmadığı hususunda soruşturmanın devam ettiğini, bakanlık tarafından kamuoyu ile paylaşmayan bu gizli bilgilerin davacının eline geçmesininde hukuki sayılamayacağını, bu nedenle davacının zarar gördüğünü ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur. Bir kısım davalılar vekili Avukat ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine husumet düşmediğini, davalı şahısların dernek yönetim kurulu üyeleri olduğunu, şirket yöneticisi sıfatında olmadıklarını, bu nedenle şirket yöneticisine karşı açılabilecek zarar ziyan davasının dernek yöneticilerine karşı açılamayacağını savunarak davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Derneğinin çok sayıda üyesi olan ve özel okulların bir yerde korunması ve geliştirilmesine ilişkin çalışmalar yapmak üzere kurulan bir dernek olduğu, üyesi olmayan davacı tarafından 07.02.2018 tarihinde Bilfen'in kendi sitesinde yayınlanan habere karşı 08.02.2018 tarihli yazısının ve 19.02.2018 tarihli gazetelerde yayınlanan ilanının haksız sayılamayacağı, söz konusu ilan yazılarının, 15.02.2018 tarihli Milli Eğitim Bakanlığının kendi sitesinde paylaşılan ve bu sıralamanın bakanlık tarafından hazırlanmadığı, kamuoyu ile paylaşılmadığı yönündeki haberle doğrulandığı, bu durumda Türkiye Özel Okullar Derneğinin internet sitesinde yayınlanan 08.02.2018 tarihli yazının ve gazetelerde 19.02.2018 tarihinde yayınlatılan yazının "görünüşte gerçeklik" ilkesine uygun olduğu, gerek internet sitesindeki haber gerekse gazetede yayınlatılan haberlerde davacı şirketin manevi şahsiyetini incitecek ağırlıkta bir dil kullanılmadığı, hakaret teşkil eden ifadelerin bulunmadığı, bu nedenle davacı şirket yönünden haksız rekabet sayılacak ve ona zarar verecek seviyede bulunmadığı, 08.02.2018 tarihli davalı derneğin sitesinde yayınlanan yazının ve 19.02.2018'de gazetelerde yayınlatılan yazısının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davalı dernek yönünden açılan davanın esastan reddine, diğer davalıların dernek başkanı ve yöneticileri olduğu, derneğin eylemlerinden dolayı onlardan doğrudan zarar istenemeyeceği ancak bunların şahsen ve kasten davacıya zarar vermek için hareket ettiklerinin ispatı halinde zarardan sorumlu olabileceğinden diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davalı derneğin beyanının yanlış olmadığı tespit edilmekle birlikte bu beyanın yanıltıcı veya lüzumsuz olmadığının da anlaşıldığı, davalı derneğe ait özel yasal düzenleme, tüzük ve yönetmelik hükümleri gereğince bir anlamda davalı tarafça bu duyurunun yapılması gerektiği, davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eylemden söz etmenin mümkün olmadığı, yasadaki düzenleme kapsamında davacı şirket yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülenmediği, duyurunun içeriğinin gerçek olduğu, davacı tarafça aksine bir delilde ileri sürülmediği gerekçesiyle davacının davasının subuta erdiğinden söz edilemeyeceğinden davalılardan dernek hakkında açılan davanın reddinde bir isabetsizlik görülmediği, söz konusu duyuru dernek adına gerçekleştirilmiş olduğu ve duyurunun altında yönetim kurulu üyelerinin isim veya imzaları mevcut olmadığından davalı gerçek kişiler yönünden usulden ret kararında da bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri gereğince duyuru yoluyla gerçekleştirildiği iddia edilen haksız rekabet oluşturan eylemlerin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının kaldırılması ile aynı zamanda kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 2. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.