20. Hukuk Dairesi 2012/13383 E. , 2013/3076 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Karşıyaka Mahallesi 30 ada 87 parsel sayılı 3490 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğinde olması nedeniyle Ha…
**20. Hukuk Dairesi 2012/13383 E. , 2013/3076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Karşıyaka Mahallesi 30 ada 87 parsel sayılı 3490 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğinde olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, tapu kaydı ve zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09/10/2000 gün ve 2000/7119-7649 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, amenajman planı ve meşçere haritasının bir yerin öncesinin orman niteliğini belirlemekte yalnız başına yeterli belgelerden olmadığı için bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağından, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez, davalı ... Yönetimi kararın düzeltilmesini istemekle, Dairece onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan dairenin 18/09/2007 tarih 2007/8047 - 10613 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; karara dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın % 60 eğimli, seki teraslar halinde işlenmiş ve sebze ekili olduğu, kiraz ceviz, elma ağaçlarının yanı sıra taşınmazın doğu bölümünde 30 - 40 yaşlarında çam ağaçları ile 50 - 60 yaşlarında meşe ağaçlarının yer aldığı, keşifte uygulanan eski tarihli memleket haritasında açık alanda görünen orman sayılmayan yerlerden olduğu yolunda görüş bildirilmiş ise de, rapora eklenen memleket haritası örneğinde çekişmeli taşınmazın işaretlendiği alanda münferit ağaç sembollerinin gözlendiği, yine, dosyada bulunan zirai bilirkişi raporunda da taşınmazın üzerinde münferit çam ve meşe ağaçları bulunduğunun belirtildiği, ayrıca dosyadaki 19/09/1996 tarihli orman bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmaz üzerinde münferit meşe ağaçları,alt tabakada eğrelti otları bulunan çalılık görünümünde olduğu ve bu hâli ile bitişikteki ormanın devamı mahiyetinde orman bütünlüğündeki yerlerden olduğu yolunda görüş bildirildiği, mahkemece anılan raporlarda saptanan olgulardaki çelişkinin giderilmediği, keza, orman ağaçlarının taşınmazın hangi bölümünde yer aldığı aralarında meyve ağacı ve sebze ekili olmayan alanların bir bütün halinde mi yoksa orman ağaçlarının tüm taşınmaza dağılmış durumda mı olduğunun saptanmadığı, bir bütün halinde ise bu bölümünün çapının ve yüzölçümünün hesaplanmadığı gibi, memleket haritasında görünen ağaçların orman ağacı olup olmadığının saptanabilmesi için eski tarihli hava fotoğrafında bu münferit ağaçların cinsinin, yaşının ve taşınmazın hangi bölümünde yer aldığının belirlenmediği, dayanak tapu kayıtlarının yöntemince uygulanmadığı, keza hükmen orman olduğuna karar verilerek kesinleşen komşu 57 ve hükmen Hazine adına tescil edilerek kesinleşen 55 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki kadastro mahkemesinin 1995/90 - 62 ve 1998/8 - 19 E.K. sayılı dava dosyaları getirtilerek dosyalar içindeki hükme dayanak orman bilirkişi raporlarının karşılaştırılarak denetlenmediği gözlenmiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz. Mahkemece, dayanılan tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile komşu 57 ve hükmen Hazine adına tescil edilerek kesinleşen 55 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki Kadastro Mahkemesinin 1995/90-62 ve 1998/8-19 EK sayılı dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; eski tarıhli hava fotaflarında çekişmeli taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve kapalılığı ile taşınmazda kapladıkları alanın yüzölçümü belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; eylemli olarak orman bitkileri bulunan bölüm var ise bu bölümün yüzölçümü belirlenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” denilerek önceki onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabul kısmen reddine, ....Mahallesinde kain 30 ada 87 nolu parsele dair yapılan kadastro tesbitinin iptaline, teknik bilirkişiler ....tarafından 04/05/2009 tarihinde hazırlanan raporda (C) harfi kırmızı boyalı alan ile gösterilen 483,47 metrekare yüzölçümünde olan yerin 30 ada 87 numaralı parsel adı altında tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, aynı bilirkişilerin raporlarında (D) harfi ile gösterilen 229,85 m2, (B) harfi ile gösterilen 1425,66 m2 ve (A) harfi ile gösterilen 1348,99 m2 yüzölçümünde olan yerlere takip eden son parsel numarası verilmek suretiyle bir payının Şaban evladı ..., bir payının Mehmet evladı ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesindeki yazılı olan şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ile davalılar Hazine vekili ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu Karşıyaka Mahallesi 30 ada 87 parsel sayılı taşınmazın (C) bölümünün orman sayılan, (A), (B) ve (D) bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, hüküm fıkrasında gerçek kişiler adlarına tescil kararı verilen (A), (B) ve (D) bölümlerine yönelik vasıf belirtilmeden tescil kararı verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin son cümlesinde ''bir payının Mehmet evladı ... adlarına'' kelimelerinden sonra gelmek üzere ''bahçe vasfıyla'' kelimelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine 21/03/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.