11. Hukuk Dairesi 2011/5604 E. , 2012/11137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2008/883-2010/975 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikt
**11. Hukuk Dairesi 2011/5604 E. , 2012/11137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2008/883-2010/975 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket nezdinde sigortalı olan müvekkili şirketin on iki adet (Komple Soğutma Tesisi) emtiayı karayolu ile taşıyarak alıcı şirkete teslim ettiğini, alıcı şirket tarafından tutulan teslim tutanağında emtianın hasar gördüğü ve kullanılamaz durumda olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirketin ilgili zararın tazmini için davalı şirkete yönelik başvurusunun zararın teminat dışı kaldığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkili şirketin, taşımadan doğan zararın tazmini için zarar gören şirkete ödeme yaptığını ve rücuen alacaklarının tahsili için bu davayı açtıklarını ileri sürerek, 8.000 USD’nın ödeme tarihindeki kur üzerinden reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ambalaj hatasından dolayı meydana gelen hasardan davacı şirket olan taşıyıcının ve dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu hasarın aynı zamanda CMR poliçe genel şartlarının 3. maddesi hükmü uyarınca da teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ... arasında “CMR Karayolu ile yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları için Taşıyıcının Mesuliyeti CMR Sigorta Poliçesi” düzenlendiği, davacı şirket tarafından üstlenilen taşıma işi sırasında taşınan emtianın bir kısmının hasarlandığı, ancak hasarın nerede, ne şekilde ve hangi şartlarda meydana geldiğinin, riziko ile zarar arasında uygun bir illiyet bağının bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, CMR sorumluluk sigorta sözleşmesine dayalı sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkin olup mahkemece, yükte meydana gelen hasarın nerede, ne şekilde ve hangi şartlarda meydana geldiğinin, riziko ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. CMR sorumluluk sigortası, taşıyıcının yükte meydana gelecek zararlardan sorumluluğunu üstlenen bir sigorta türüdür. Bu nedenle, taşıma sırasında meydana gelen zararları yük ilgilisine ödeyen taşıyıcı, yaptığı ödemeyi CMR sorumluluk sigortasının koşullarının gerçekleşmesi halinde sigortacıdan isteyebilir. Dava konusu olayda Azerbaycan'a yapılan taşıma sırasında, taşınan yükün hasarlandığı, bu durumun tutulan tutanak ve fotoğraflarla saptandığı ve davalı ... şirketine ihbar yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı yan, hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, dolayısıyla rizikonun teminat harici olduğunu savunmuştur. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ekspertiz raporu veya mahkemece yapılan bir tespit bulunmaması nedeniyle hasarın nerede, ne şekilde ve hangi şartlarda meydana geldiğinin saptanamadığı belirtilmiş, mahkemece de bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde, uyuşmazlık, yükte meydana gelen hasarın ambalaj hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle, yükün, taşıyıcıya teslimi sırasında herhangi bir ihtirazı kayıt konulmamış olması karşısında, taşıyıcı tarafından tam ve sağlam alındığının kabulü gerekir. Aynı yükün, gönderilene teslimi sırasında hasarlı olduğu da saptandığına göre, bilirkişilerden dosya içerisinde mevcut tutanak ve fotoğraflar ile taşıma koşulları birlikte değerlendirilmek suretiyle, hasarın ambalaj yanlışlığı veya eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda rapor alınmak suretiyle varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.