4. Hukuk Dairesi 2009/8473 E. , 2010/4285 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/08/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 06/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafın…
**4. Hukuk Dairesi 2009/8473 E. , 2010/4285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/08/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 06/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, idari yargı kararının uygulanmaması nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; karar davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, 13 yıldır yürüttüğü Anamur Belediyesi Hesap İşleri Müdürlüğü görevinden alınarak bir alt derecede bulunan Hal Müdürlüğü görevine atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemi ile idare mahkemesinde açtığı davada verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın 11.06.2008 günü Anamur Belediye Başkanlığı'na tebliğ edildiğini; ancak, önceki görevine başlatılmadığını belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı Belediye Başkanı ise, davacının maddi ve manevi hiçbir zararı bulunmadığını, davacının Belediye Meclisi kararı ile atandığı yeni görev yerinin seviyesine uygun bir görev yeri olarak düzenlendiğini, Anamur Kaymakamlığı'nın 30.07.2008 günlü kararı ile davacıya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, def'i değil itiraz niteliğinde olan husumetin kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, davacı hakkındaki işlemlerin Anamur Belediye Başkanlığı adı altında Belediye Meclisi tarafından davalının da katılımı ile Anamur Belediye Başkanlığı adına ve Belediye Başkanı olarak yapıldığı, bu nedenle davalının davacıya karşı doğrudan sorumlu olmadığı, Belediye Başkanlığı'nın ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu; davalının, davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Anayasa'nın 138/son maddesi gereğince, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 28/1. maddesi gereğince de, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince ise, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Diğer yandan, 24.09.1979 gün ve 7/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da yargı kararlarını yerine getirmeyen kamu görevlisinin hukuki sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yürütmenin durdurulması biçimindeki idari yargı kararını uygulamayan kamu görevlisi Belediye Başkanı yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunduğu benimsenip işin esası incelendikten sonra varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.