6. Hukuk Dairesi 2021/6669 E. , 2022/5666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi İLK DRC. MHK. : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalar
**6. Hukuk Dairesi 2021/6669 E. , 2022/5666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi İLK DRC. MHK. : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müvekilerine isabet eden bağımsız bölümlerin teslim edilmediğini, sözleşme uyarınca kira tazminatlarının tahsili için açtıkları ve kabul edilen davanın açılış tarihi olan 03.12.2010 tarihinden 32, 33 ve 76 nol.u taşınmazların satış tarihine kadar, diğer taşınmazların ise eldeki dava tarihine kadar tahakkuk eden kira tazminatının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 564.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, inşaatın %95 oranında tamamlandığını, bağımsız bölümlerin bir kısmının satıldığını bir kısmının kiraya verilip kullanılmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıların seçimlik haklarını kullanmak suretiyle akde son verdiklerini, davacıların, ihtar çekerek eksik ve hatalı işlerin tamamlanması için verdiği süre içinde yüklenicinin eksik ve hatalı işleri tamamlamadığı, davacıların, eksik ve hatalı işleri kendilerinin tamamlandığı, bunun için sarf edilen paraları, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/543 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile davacılara ait dairelerdeki eksik ve ayıplı işlerin bedeli, ödenmeyen emlak vergisi ve gecikme cezası tutarı ortak alanlar ve çevre düzenlemesindeki eksik işlerin bedeli, elektrik, su kanalizasyon, telefon, vs alt yapı bağlantı bedelleri, gecikme dolayısıyla her daire için sözleşmeye göre bitiş tarihinden itibaren 03.03.2011 tarihine kadar işlemiş ifaya yönelik cezai şart olan kira bedeli olarak toplam 720.824,00 TL'nin davalı yükleniciye ait taşınmazların davacılar adına tescili suretiyle tahsil edildiği, işin sözleşmeye uygun tamamlanması için gereken bedelin, dava arsa sahibi alacaklarının yükleniciden talep edilmesine dair davanın açılması ile iş sahiplerinin akde devam etmeyeceklerini bildirmek suretiyle sözleşmeyi ayakta tutmaktan vazgeçtikleri, ayakta tutulmayan sözleşmeye dayanarak, sözleşme ayaktaymış gibi müspet zarar olan kira bedelinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/543 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararının kesinleşmiş olduğu, eksik işler için davacıların üzerine daireler geçmiş olduğu için davacıların bu davayı açmasının TMK 2. maddeye aykırı olduğu, zira eksik işler ve cezai şart için davacıların zaten tazminat olarak 3 daire aldığı, bu takdirde artık yüklenicinin yerine geçerek eksiklikleri davacıların tamamlaması gerektiği, sözleşmeden vazgeçilmesi halinde ancak menfi zarar talep edilebeceği, aksi halde işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanması için gereken paranın yükleniciden alındığı halde oturma raporlarının alınmadı veya geç alındı, o nedenle teslim gerçekleşmedi denilerek devamlı olarak kira talep edileceği, davacıların zaten sözleşmedeki işin bitiş tarihinden 03.03.2011 tarihine kadar gecikmeden doğan kira bedellerini tahsil ettiği, bu tarihte eksik işleri tamamlamayı kendilerinin üstlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kira tazminatının tahsili istemine ilişkindir. TBK'nın 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” satış vaadini (arsa payının devrini) de içerdiğinden, tek taraflı irade beyanı ile feshi mümkün değildir. Bu tip sözleşmelerin tarafların fesih iradelerinin birleşmesi halinde ya da haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkemenin vereceği fesih kararı ile sona erer. Somut olayda davacılar vekilinin dava dilekçesinde ifanın gecikmesine dayalı tazminat talebinde bulunduklarından sözleşmenin ifasını talep ettikleri, fesih iradelerinin bulunmadığı sözleşmenin feshine ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı da bulunmadığından taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sona ermediğinin kabulü gerekir. Bu durumda davacılar ifanın gecikmesine dayalı kira tazminatı talep edebileceklerdir. Ancak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/543 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararında eksik ve ayıplı işler ile kira tazminatı olarak hükmedilen bedelin teminat daielerden karşılanmak üzere davacılar adına tapuda tesciline karar verilmiştir. Bu kararın kesinleşmesiyle davacılar eksik ve ayıplı işler bedeli karşılığını almış olacağından ifanın bu tarihte tamamlandığını kabul etmek ve sözleşmede ifa için öngörülen tarih ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleştiği tarih aralığında davacı arsa sahipleri lehine kira tazminatına hükmetmek gerekir. Bu durumda mahkemece, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ayakta olup bu sözleşme uyarınca süresinde teslim edilmeyen bağımsız bölümler için davacılar tarafından ifa için sözleşmede kararlaştırılan tarih ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/543 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihine kadar kira tazminatı isteyebilecekleri dikkate alınarak taraf delilleri toplanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2021/945 Esas, 2021/1364 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 06.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.