11. Hukuk Dairesi 2012/6232 E. , 2012/8798 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 gün ve 2006/345-2010/91 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.02.2012 gün ve 2010/11100 - 2012/2745 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6232 E. , 2012/8798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 gün ve 2006/345-2010/91 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.02.2012 gün ve 2010/11100 - 2012/2745 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalının 24.02.2004-10.03.2004 tarihleri arasında müvekkili şirketi müdür sıfatı ile temsil ettiğini, müdürlük görevi süresinde görevini kötüye kullanarak şirketi borçlu göstermek suretiyle şirketle ilişkisi olmayan Nursait Özelçi’ye toplam 40.000 TL değerinde iki adet senedi şirket adına keşide ettiğini ve nakit parayı alarak zimmetine geçirdiğini, bu senetlere dayanılarak şirket aleyhine başlatılan icra takibinde 12.700,00 TL değerinde menkul üzerinde haciz işlemi uygulandığını, zararın tazmini için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile % 40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, şirketin % 50 hissesine sahip olduğunu, şirketin eski müşterisi olan Nursait Özelçi'den 40.000 TL’nin nakit alınması hususunda anlaştıklarını, bu anlaşmadan sonra henüz para alınmadan şirketin temsil yetkisini Hamdi Kuyucu' ya devrettiğini, Hamdi Kuyucu'nun bu parayı alarak şirkete kullanmak yerine kendi zimmetine geçirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iki ortaklı şirkette davalının eski şirket müdürü ortak olduğu, davacı şirket müdürü diğer ortak Hamdi Kuyucu’nun davaya muvafakat verdiği, bu suretle sorumluluk davasının TTK’nun 539/7 ve 548. maddeleri gereğince usule uygun olarak açıldığı, davalının müdür olarak görev yaptığı sırada şirketi haksız olarak borçlandırmış şekilde göstererek şirket nakit borç almadığı halde 3. kişiye senet vererek şirket hakkında takibe geçilmesine sebep olduğu, şirketin 31.655,00 TL bedelinde malı üzerinde haciz ve muhafaza işlemi uygulandığı, davalının zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle, istemle bağlı kalınarak 12.700,00 TL üzerinden itirazın iptali ile ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2012 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.